“Maça kızı gizemli bir felaket habercisidir”| Maça Kızı – Aleksandr Puşkin

puskin-En yeni fal kitabından- Ve yağmurlu, kapanık Havalarda sık sık Toplanırlardı;
-Tanrı günahlarını bağışlasın!- Büyük kumar oynarlardı. Ve kazanır Ve tebeşirle Yazarlardı.Böylece, yağmurlu, kapanık havalarda ciddi bir tavırla uğraşırlardı.
Bir gün Atlı Birliği muhafızlarından Narumov’un salonunda iskambil oynuyorlardı. Uzun kış gecesi fark ettirmeden geçip gitti ve sabahın saat beşinde yemeğe oturuldu. Kazananlar büyük bir iştahla yiyor, yitirenler boş tabaklarının karşısında dalgın dalgın oturuyorlardı. Fakat şampanya ortaya çıkınca sohbet canlandı, herkes yiyip içmeye başladı. Ev sahibi:
– Ne durumdasın Surin? diye sordu.
– Her zamanki gibi yitirdim tabii. Şanssız olduğumu kabul etmeliyim: Mirandol zekice oynuyor, hiçbir zaman hırslanmıyor, hiçbir mantıksız davranışta bulunmuyorum. Ama yine de yitiriyorum işte!

Devamı…“Maça kızı gizemli bir felaket habercisidir”| Maça Kızı – Aleksandr Puşkin

“Tabutçu bütün umutlarını ölüm döşeğinde yatan yaşlı tüccar kadına bağlamıştı” – Puşkin

“Kocayan evrenin bu ak saçlarını
 Tabutları her gün görmüyor muyuz?” [Derjavin]

Tabutçu Adriyan Prohorov’un son parça eşyaları da cenaze arabasına yüklenmiş, bir çift sıska beygir, dördüncü keredir, Basmannaya’dan yola çıkarak tabutçunun taşınmış olduğu Nikitinskaya’ya sürüklemişlerdi gövdelerini. Dükkânını kilitleyen tabutçu evin satılık ve kiralık olduğunu belirten bir ilan çivileyip yaya olarak yeni evine yollandı. Çoktandır hayalinde yaşattığı, sonunda oldukça pahalı bir fiyata satın alabildiği sarı boyalı evceğize yaklaştıkça yaşlı tabutçu içinde hiç de sevince benzer bir şeyler bulunmadığını hissederek şaşırdı. Yabancı eşikten geçip yeni konutuna girer girmez tam bir kargaşalığın ortasına düşünce, on sekiz yıldır her şeyin yerli yerinde, düzen içinde bulunduğu eski, köhne kulübeciğini düşünerek içini çekti; ellerini ağır tutan her iki kızına ve hizmetçi kadına sövüp sayarak kendi de onlara yardım etmeye koyuldu.

Devamı…“Tabutçu bütün umutlarını ölüm döşeğinde yatan yaşlı tüccar kadına bağlamıştı” – Puşkin

Çeşitli Şair, Yazar ve Eleştirmenlerin Puşkin ve Yapıtları Hakkındaki Düşünceleri

Gogol’un Yüzbaşının Kızı adlı romanla ilgili görüşleri: “Yüzbaşının Kızı ile karşılaştırılınca bütün romanlarımız ve büyük hikayelerimiz yavan kalıyor.Saflık, yumuşaklık öyle bir yüksekliğe ulaşıyor ki bu yapıtta, gerçek bile yapmacık ve karikatürize edilmiş gibi görünüyor. Ortaya gerçekten de ilk olarak Rus karakterleri çıkıyor. Kalenin basit komutanı, karısı, bayraktar, biricik topuyla kalenin kendisi, zamanın karşıklığı, sıradan insanların o alçakgönüllü büyüklüğü, bütün bunlar yalnızca gerçek değil, onu da aşan bir şey.”
Gogol:“Puşkin, olağanüstü bir olaydır.”
Dostoyevski daha mistik bir tavırla: “Puşkin, bize gelecekten haber veren bir peygamberimizdir.  Evet, biz Rusların arasına tıpkı bir peygamber gibi geldi. Petro’nun devrimleri üzerinden koca bir yüzyıl geçmişti, kendi gerçek benliğimizi yeni yeni kavramaya başlamıştık. Puşkin’in gelişi önümüzdeki karanlık yola yeni bir ışık saçtı, bize yardımcı oldu. Bu anlamda Puşkin bize gelecekten haberler getiren peygamberimizdir.”

Devamı…Çeşitli Şair, Yazar ve Eleştirmenlerin Puşkin ve Yapıtları Hakkındaki Düşünceleri

Ne yapalım? Hepimiz insanız ne de olsa!| Rus Edebiyatında Türk İmgesi – Ataol Behramoğlu

Rus şairi Puşkin’in sürgün olarak Rus ordusuyla birlikte Erzurum’a yaptığı yolculukta “Ordumuz bir gün önce ele geçirilen Türk ordugâhı bölgesindeydi. Kont Paskeviç’in çadırıyla, Kazaklara tutsak düşen T’ürk paşasının yeşil çadırı yan yanaydı. Paşayı görmeye gittim. Paşa bağdaş kurup oturmuş, çubuğunu tüttürüyordu. Kırk yaşlarında gösteriyordu. Güzel yüzünde derin bir sükûnet ve azamet ifadesi vardı. Teslim olduğunda kendisine soru sorulmamasını, bir fincan kahve getirilmesini rica etmişti.” diyor.
Rus ordugâhında karşılaştığı, “korkunç derecede konuşkan, kuru bir ihtiyar” olan bir başka tutsak Türk paşasının, Puşkin’in şair olduğunu öğrendiğinde, elini göğsüne koyup eğilerek, çevirmen yardımıyla ve “tam bir Doğulu olarak” söyledikleri bir “Türk kimliği”ni yansıtan satırlar olarak ayrıca ilginç: “Bir şairle karşılaşmak her zaman hayırlıdır. Şair, dervişin kardeşidir. Onun ne vatanı vardır, ne de dünya nimetlerinde gözü. Biz zavallılar şan, iktidar ve para peşinde koşarken; o, yeryüzünün hükümdarlarıyla aynı sırada durur ve herkes onun karşısında saygıyla eğilir.”

Devamı…Ne yapalım? Hepimiz insanız ne de olsa!| Rus Edebiyatında Türk İmgesi – Ataol Behramoğlu

Merhum İvan Petroviç Byelkin’in Öyküleri; ATEŞ – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Gençlerin en bağışlamayacağı şey korkaklıktır. Yiğitliği insan erdemlerinin en yücesi sayar, her türlü ayıbı bağışlatabilecek bir şey gibi görür onlar. Ama, yavaş yavaş her şey unutuldu, Silvio yeniden eski etkisini kazandı. Sadece ben ona eskisi kadar yakınlık göstermiyordum artık. Düş kurmaya yatkın bir yaratılışa sahip olduğumdan, hayatı bir esrar perdesiyle örtülü olan, bana gizemli bir roman kahramanı gibi görünen bu adama önceleri herkesten çok bağlıydım. O da severdi beni. Hiç olmazsa sadece benimleyken acı dilliliğini bırakır, az görülür bir tatlılık ve içtenlikle konuşurdu. Fakat o uğursuz akşamdan sonra şerefinin lekelendiği, bu lekenin temizlenmeyişinde yine kendisinin sorumlu olduğu düşüncesi aklımdan bir türlü çıkmıyor, ona eskisi gibi davranmamı önlüyordu.

Devamı…Merhum İvan Petroviç Byelkin’in Öyküleri; ATEŞ – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (3) Erzurum’un alınması

Ordumuz bir gün önce ele geçirilen Türk ordugâhı bölgesindeydi. Kont Paskeviç’in çadırıyla, Kazaklara tutsak düşen Türk paşasının yeşil çadırı yan yanaydı. Paşayı görmeye gittim. Çevresinde bizim subaylar kümelenmişti. Paşa bağdaş kurup oturmuş, çubuğunu tüttürüyordu. Kırk yaşlarında gösteriyordu. Güzel yüzünde derin bir düzgünlük ve gurur ifadesi vardı. Teslim olduğunda kendisine soru sorulmamasını, bir fincan kahve getirilmesini rica etmişti.
Ovaya inmiştik. Karlı, ormanlı Soğanlı Sıradağları arkada kalmıştı artık. Hiçbir yerde düşmanla karşılaşmaksızın durmadan ilerliyorduk. Köyler bomboştu. Çevrenin hüzün verici bir görünümü vardı.

Devamı…Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (3) Erzurum’un alınması

Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (2) “Geceler sıcak! Yıldızlar Yabancı”

<öncesi-1] Gürcülerin içki içişleri bizimkine benzemiyor. Şaşılacak kadar da dayanıklılar. Şarapları çabuk bozulduğu için dışarıya satılamıyor; fakat çok lezzetli şeyler. Kahetin ve Karabağ şaraplarının Burgon şaraplarını aratmadığını söyleyebilirim. Şarabı, marana dedikleri, toprağa gömülü büyük küplerde saklarlar. Parlak törenlerle açarlar bu küpleri. Geçenlerde bunlardan birini gizlice açan bir Rus askeri, tatlı şarap fıçısında boğulan bahtsız Clarence gibi Kahetin şarabına düşüp boğulmuş. (18)

Devamı…Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (2) “Geceler sıcak! Yıldızlar Yabancı”

Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (I)

Gürcistan 1783 yılında Rusya’nın egemenliğini kabul etmişti. Fakat bu, ünlü Muhammed Ağa’nın 1795’te Tiflis’i ele geçirerek yakıp yıkmasına ve 20.000 Tiflisliyi tutsak etmesine engel olmadı. Gürcistan 1802’de imparator Aleksandr’ın egemenliği altına girdi. Gürcüler savaşçı bir ulustur. Bayrağımız altında yiğitliklerini gösterdiler. Bilim ve kültür alanında da büyük yetenekleri var. Toplumsal yaşamı seven, şen insanlar. Bayramlarda erkekler türkü söyleyerek sokaklarda dolaşır. Kadınlarsa lezginka  oynarlar.

Devamı…Rus şiirinin güneşi Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Erzurum Yolculuğu (I)

Aleksandr Puşkin’in Rusya için taşıdığı önem, Puşkin Üzerine Konuşma (II) – Dostoyevski

Dostoyevski-2Bırak bizi git, ey mağrur kişi,
Biz vahşi, kanunsuz adamlarız.
Ne işkence gelir elimizden
Ne kimseyi cezalandırırız.

<öncesi] Puşkin olağanüstü bir olaydır; belki de Rus bilincine özgü, eşi görülmedik bir olaydır; demişti Gogol. Bana kalırsa aynı zamanda bize gelecekten bir haberdi Puşkin. Evet, biz Rusların arasına tıpkı bir peygamber gibi geldi. Petro’nun devrimleri üzerinden koca bir yüzyıl geçmişti, kendi gerçek benliğimizi yeni yeni kavramaya başlamıştık. Puşkin’in gelişi önümüzdeki karanlık yola yeni bir ışık saçtı, bize yardımcı oldu. Bu anlamda Puşkin bize gelecekten haberler getiren peygamberimizdir.

Devamı…Aleksandr Puşkin’in Rusya için taşıdığı önem, Puşkin Üzerine Konuşma (II) – Dostoyevski

Aleksandr Puşkin’in Rusya için taşıdığı önem, Puşkin Üzerine Konuşma (I) – Dostoyevski

Dostoyevski, hayatı boyunca hayranlık duyduğu, manevi yol göstericisi ve büyük Rus dehası olarak gördüğü modern ve ulusal Rus edebiyatının kurucusu olarak kabul edilen Aleksandr Puşkin hakkında bir konuşma hazırlar. Puşkin için Moskova’da 1880 yılında düzenlenecek  olan tören  Çar`ın emriyle ertelenmesine rağmen,   Dostoyevski büyük bir cesaretle ortaya  çıkar ve konuşmasını yapar. Rus edebiyatında ‘büyük bir olay’ ve bir dönüm noktası olarak değerlendirilen bu konuşmada Dostoyevski, tüm hayatı boyunca karşılaştığı,  suçlamalara ve kendisine yöneltilen eleştirilere meydan okur;  Batıcılarla Slavcıları, halkla aydınları, Rusya`yla Avrupa`yı uzlaştırmaya çalışır.

Devamı…Aleksandr Puşkin’in Rusya için taşıdığı önem, Puşkin Üzerine Konuşma (I) – Dostoyevski

Puşkin’in Anlatımı, Yapıtları, Ele Aldığı Konular, Etkilendiği ve Etkilediği Kişiler

Yaşadığı dönemin birçok soylu aile çocuğu gibi, evde, yabancı (ve başlıca Fransız) eğitmenlerce eğitilen Aleksandr Puşkin, XVIII. yüzyıl Fransız aydınlanmacılarını, Voltaire, Moliere gibi Fransız yazarlarını, o dönemde, asıllarından okudu. Evlerindeki toplantılarda başta Karamzin ve Jukovski olmak üzere, dönemin büyük Rus yazarlarıyla karşılaştı. Yine aynı dönemde, babasının büyük kitaplığında, XVIII. yüzyıl Rus edebiyatının klasiklerinin yapıtlarıyla tanıştı. Çocukluk yıllarının başkaca unutulmaz olguları, toprak kölesi olan dadısından dinlediği Rus halk türküleri ve masalları oldu. Bu türkü ve masalların derin izleri, Puşkin’in bütün yaşamı boyunca verdiği ürünlerde kendini duyuracaktır.

Devamı…Puşkin’in Anlatımı, Yapıtları, Ele Aldığı Konular, Etkilendiği ve Etkilediği Kişiler