Ne ezmeye kâdir ne çözmeye niyetli bir Master Plan – Erdoğan Aydın

erdogan aydınBaşbakan Davutoğlu’nun, Cuma namazı öncesine sıkıştırdığı “Master Eylem Planı”, demokrasi, hukuk ve çözüm gereksinimleri açısından bir felaket habercisi gibi.
Karşımızda su götürmez açıklıkta bir ulusal sorun mevcut ve bu gerçeklik, öncekilerden ayrımla AKP iktidarınca kabullenilmişken, karşımıza çıkan “Plan”, tüm bunları unutmuş görünüyor. Eski güvenlikçilerin açıklığıyla savunulamadığından, “Planın” sunumu, kendi başlıklarının anlatımını aşan bir zaman boyunca, Mardin’e yapılan güzellemelerle ve tabii emperyal bir İslamcı vizyonun göz bağlama söylemiyle geçti. “İslam medeniyeti”, “Kut’ül Amare’nin yüzüncü yılı”, “Sykes-Picot Anlaşması”, “Haçlılar”, “Moğollar”, “Napolyon”, “sömürgeciler”, “Selahattin Eyyubi”,

Devamı…Ne ezmeye kâdir ne çözmeye niyetli bir Master Plan – Erdoğan Aydın

Ahmet Altan: Güneydoğu’nun sokaklarında o 12 insanı kim kafasından vurdu Başbakan Bey?

ahmetaltanProfesör bu adam…

Güneydoğu’da yakın mesafeden kafasından vurduğunuz 12 insanı kimin, niye vurduğunu sormak “haber alma özgürlüğü” değil mi? Çocukları çatır çatır sokaklarda vurdukları bir alçaklıklar döneminden geçmesek aslında eğlenceli bir ülke bile sayılabilirdik.
Düşünsenize, Cumhurbaşkanı’nın danışmanı, Başbakan’ın gazetecilik de yapan danışmanını “ihanetle” suçlayabiliyor. İlk fırsatta başbakanın danışmanını da içeri atmaya hazırlandıkları anlaşılıyor.
Korkudan lapalaşan Doğan Medya’nın AKP’nin yandaşlığına koşarken hız rekorunu kıran yazarlarından birine, havuz medyasının yazarlarından biri “sen yandaş olamazsın ancak yalaka olursun” diye hakaret ediyor.

Devamı…Ahmet Altan: Güneydoğu’nun sokaklarında o 12 insanı kim kafasından vurdu Başbakan Bey?

Ahmet Nesin: “Herkes Tersine Açıklama Yaptı. Güle Güle Sana Erdoğan, Yalnız Kaldın.”

Ahmet NesinTurgut Özal yada Süleyman Demirel cumhurbaşkanı olduğunda ne yaşadılarsa Erdoğan da onu yaşıyor şu an. Erdoğan Davutoğlu’na ne kadar güvendiyse, Özal Yıldırım Akbulut’a, Demirel de Tansu Çiller’e o kadar güvenmişti. Oysa ilk etapta yıkıldılar, Akbulut 1. Irak savaşında yıktı Özal’ı, Çiller de delirme noktasına getirdi Demirel’i.
Biliyorsunuz, MİT müsteşarı istifa edip siyasete atıldı ve Erdoğan biliyordu, bilmiyordu, istiyordu, istemiyordu, danışıklıydı, danışıksızdı tartışmaları başladı. Erdoğan biliyordu, istemiyordu ve danışıksızdı. Davutoğlu biliyordu, istiyordu ve danışıklıydı…
Ben Türkiye’deki burjuva parti başkanlıklarını askeriyeye benzetirim hep. Genelkurmay başkanlığın bittiği anda, 10 dakika sonra emir vereceğin 1 kişi yoktur etrafında.

Devamı…Ahmet Nesin: “Herkes Tersine Açıklama Yaptı. Güle Güle Sana Erdoğan, Yalnız Kaldın.”

Komprador rejimin mezhepçi dış politikası… – Fikret Başkaya

Ahmet DavutoğluSovyet sisteminin çöküşünün ardından hegemonik güç olan ABD yönetimi bir bocalama dönemi geçirdi. Ne yapacağını bilemedi. Zira “düşmansız kalmıştı”. Oysa hegemonya düşmansız yapamaz. Nitekim Mikhail Gorbaçov’un diplomatik danışmanı Alexandre Arbatov, 1989’da: “Düşmansız bırakarak size en büyük kötülüğü yapacağız” derken söylemek istediği tam bu idi. Artık ABD’li “strateji üreticileri” işsiz kalmışlardı… Yaklaşık 10 yıllık bir kararsızlık döneminin ardından neokonlar aracın direksiyonuna geçmeyi başardılar ve ABD’nin tek süper güç olarak dünyayı biçimlendirmesi gerektiğine karar verdiler.

Devamı…Komprador rejimin mezhepçi dış politikası… – Fikret Başkaya

Ertuğrul Kürkçü: Tayyip Erdoğan “Gazze’ye yardım” edecekti, ama Gazze Erdoğan’ın imdadına yetişti

Tayyip Erdoğan ve “hariciye nazırı” Ahmet Davutoğlu bu “istikrarlı ve nezih” dünyada İsrail’in de eskiden oynadığı rolü oynamaya devam edemeyeceğini kavradıklarından beri, Washington-Tel-Aviv eksenini sınıyorlar… “One minute” şovu bu kavrayışın ürünüydü. Mavi Marmara seferi de “yükselen gücün” Arap dünyasındaki nüfuzunu derinleştirmek ve buradan edindiği etkiyi içeriye ve küresel güç mimarisine aktarma imkânlarını görmek için giriştiği bir sondaj!

Ehud Barak’ın komandoları, ahmaklık ve gaddarlıklarıyla sadece Erdoğan’ın nüfuz alanını genişletmesine destek oldular, rehin alıp hapse attıkları 360 “insani yardım militanı”yla da Türkiye’nin daimi bir Filistin meselesi edinmesini sağlayacaklardı ki, araya “uluslararası toplum”un aklı girdi. Başbakan, Hamas’a ve İsrail Siyonizmine ortaklaşa şükredebilir. Tayyip Erdoğan’ın Anayasa referandumuna kadar bununla idare etmesinin önüne geçecek olan tek şey, İsrail ile bütün askeri anlaşmalara son verme çağrısıyla AKP’nin önüne dikilmek.

Devamı…Ertuğrul Kürkçü: Tayyip Erdoğan “Gazze’ye yardım” edecekti, ama Gazze Erdoğan’ın imdadına yetişti