Sabahattin Ali:Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi

Sabahattin AliMacide, Fransızcadan başka hiçbir derste babasının iltimasını kullanmadan orta mektebi bitirdi. Artık her şey tamamdı. Bundan sonra ne yapılacağını ne anası, ne babası, ne hocaları, ne de herhangi bir kızın anası, babası ve hocası biliyordu. Herkes gibi onun da akıbetini tesadüfler tayin edecekti. Belki bir müddet sonra bir kocaya vermek isteyecekler, o reddedecek, başka birini ortaya sürecekler, onu da istemeyecek, bu mücadele pek de uzun sürmeden genç kızın sebepsiz ısrarı sona erecek, o da nihayet, “ne olursa olsun” deyip boyun eğecek ve bir şeyler, bir şeyler olacaktı.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?

Devamı…Sabahattin Ali:Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi