Nilgün Marmara: “Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın hepiniz mezarısınız kendinizin…”

Nilgün MarmaraKuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirleri’ni bırakarak 13 ekim 1987 yılında bekleme salonunu olarak gördüğü dünyamızı kendi isteği ve arzusuyla terk etti. ölümün kıyısında yaşadığı 29 yılını, şiirlerini, kitaplarını ve rüyalarını geride bırakarak. Mutluluğu başka birinin üzüntüsü üzerine inşa edilen  düzenin/dünyanın yerleşik bir yabancısı olarak tutunmadan ve alışmaya çalışmadan dışına bıraktı kendini hayatın. Daima bağrında taşıdığı acıyla, yaşamının sonu kendisi gibi biten  kayıp başka bir şairin peşine düştü. Uzun ince bir patikadan sonra yazık ah ne yazık ki,  peşine düştüğü şairin öyküsüyle aynı bittirdi yaşamını.

“Azımsanamayacak kadar ölmüşüm  Azımsanamayacak denli ölüyüm…
Geliyorlar, bu evde doğan yeni bir ölümü görmeye;
koşarak, düşe kalka yuvarlanarak, sürünerek…
Nasıl olursa olsun; görmek için bu eski dostlarının yeni cesetlerini ve göstermek için kendi dirimlerinin kıvılcımlarını geliyorlar.
Ölüm sessizligi, toz ve küf kokan evden ayrıldıktan sonra seviniyorlar canlıyız diye.”

Devamı…Nilgün Marmara: “Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın hepiniz mezarısınız kendinizin…”