KAFKA’DAN MAX BROD’A: YARASA GİBİ DELİKLER AÇARAK KENDİMİ KURTARABİLSEM, YAPARDIM BUNU

     MAX BROD’A: İYİ BİR İNSAN OLMAK İÇİN BİR ÇABA GÖSTERDİĞİM YOK!

    Sevgili Max, hastalığım mı? Söz aramızda pek duymuyorum onu. Ateşlenmiyorum, çok öksürmüyorum, bir ağrı sızım yok. Bir tıknefeslik var üzerimde, doğru; ama yatarken ya da otururken bir şey hissetmiyorum, yürürken ya da rasgele bir iş görürken de pek zahmet vermiyor. Solunumum işte eskisinden bir kat daha hızlı, o kadar; bu da önemli bir şikâyet konusu değil. Hani şu kanaate vardım, benimkisi gibi bir tüberküloz öyle olağanüstü bir illet, öyle ayrı bir isme lâyık bir hastalık değil; tersine, o genel ölüm çekirdeğinin şimdilik önemsenmemesi gereken bir güçlenişi. Üç hafta içinde iki buçuk kilo aldım, yani yolculuk için hayli ağırlaştırdım kendimi. Felix’le ilgili haberler, ne kadar eskimiş olabilirse de, sevindirdi yine beni; ne de olsa bunlar ortalama durumu, ya da bütün’ün uzaktan görünüşünü biraz daha iç açıcı kılıyor; tabiî Felix’in kendisine belki yararından çok zararı dokunuyor bunun. — İki haftayı geçti, bir mektup yazmıştım kendisine, henüz bir cevap alamadım. Sakın bana gücenmiş olmasın? O zaman hastalığımı, böyle bir hastaya da doğrusu gücenilemeyeceğini hatırlatmak yüzsüzlüğünde bulunacağım.

     

    Franz Kafka’nın Son Arzusu, Max Brod’un İlk İhaneti – Benjamin Balint>>

     

    Romandan yeni bir parça. En son yazılmış bir parça mı, yoksa bana henüz okumadığın kısımların gözden geçirilmiş bir şekli mi? — İlk bölümün uygun düştüğünü sanıyorsan mesele yok. — Ne de tuhaf geliyor bana: «Şimdi karşımda gördüğüm sorunlar.» Aslında pek tabiî, ama işte benim için o kadar anlaşılmaz, senin şahsında ise o kadar anlaşılabilir olan bir şey. Gerçek bir savaş bu, yaşamaya da, ölüme de değer bir şey ve üstesinden gelinsin gelinmesin, öyle de kalacak. Hiç değilse düşman, en azından onun gökyüzündeki parıltısı seçilmiştir. Bunun üzerinde enine boyuna düşünmek istedim mi, bayağı doğmamış bir kimse gibi görüyorum kendimi; karanlık bir nesneyim, karanlık ortasında koşup duruyorum. Ama büsbütün de değil. F.’ye yazılmış bir mektuptan kopya ettiğim şu göz kamaştırıcı öz-bilgisine ne buyrulur? Mezar taşıma iyi bir kitâbe olurdu hani:

    «Kendimi son hedefle ilgili olarak sigaya çektim mi, görülüyor ki, aslında iyi bir insan olmak ve en yüksek bir mahkemeye uygun davranmak için bir çaba gösterdiğim yok; tersine, pek de çelişkili bir tarzda, bütün insan ve hayvan toplumunu kuş bakışı görmek, bunların temel zaaflarını, isteklerini, ahlâksal ideallerini öğrenmek ve kendimi elden gelen en kısa zamanda o türlü geliştirmek istiyorum ki, düpedüz herkesin hoşuna gideyim; hem de o kadar hoşuna gideyim ki — işte işin püf tarafı — herkesin sevgisini kaybetmeden, en sonunda ateşte kızartılmayacak tek günahkâr olarak, içimde saklı alçaklıkları açıkça, herkesin gözleri önünde yapabileyim. Yani sözün kısası, benim için önemli olan sadece insan ve hayvan mahkemesi; üstelik bunu da aldatmak istiyorum, ama hile hurdaya sapmadan.»  (…)

    Scheler’den gelecek mektupta söz açacağım. — Blüher’i okumayı çok isterim. Bir şey yazdığım yok, yazmak için de âdeta bir istek duymuyorum. Yarasa gibi delikler açarak kendimi kurtarabilsem, yapardım bunu.

    Zürau, Ekim Başı, 1917
    Franz Kafka’dan Max Brod’a

    Cevap Ver

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz