ZAMANIMIZIN BİR KAHRAMANI: “SEVİNÇLER UNUTULUR, ACILAR ASLA!..” – EIKHENBAUM

“Rusya’da hiç bu kadar kusursuz, bu kadar güzel, bu kadar incelikli düzyazı yazılmadı.” Nikolay GOGOL

“Kadınlar yalnızca tanımadıkları erkeklere aşık olurlar…”

Her kitapta önsöz ilk, aynı zamanda son şeydir. Ya yapıtın amacının açıklanmasına hizmet eder ya da onu eleştirilere karşı savunur. Ne var ki, okur kitabın ahlaki amacıyla da, dergilerde çıkan eleştirel saldırılarla da genelde hiç ilgilenmez, bu nedenle önsözleri okumaz. Ne yazık ki, özellikle bizde böyledir bu. İnsanlarımız, sonunda bir ahlak dersi, kıssadan hisse yoksa masalları anlayamayacak kadar toy ve saftır hâlâ. Şakayı kavrayamazlar, hicvi hissedemezler.

Sözün kısası, yeterince öğrenim görmüş, gelişmiş değillerdir. Düzeyli bir toplumda ve kitapta açıktan açığa hakaretin, aşağılamanın yeri olmadığını; çağdaş eğitimin, yaltaklanmanın arkasına saklanan, karşı konulamaz, tam hedefi bulan çok daha etkili bir silah olduğunu hâlâ kavramamışlardır.

Bizim insanımız, düşman iki devletin diplomatının konuşmasına tanık olduğunda bu iki diplomatın, yakın dostlukları uğruna kendi devletlerine ihanet ettiğini düşünen bir taşralıya benzer.

Kısa bir zaman önce bu kitap bazı okurların, hatta bazı yayınların tam anlamıyla talihsiz inançlarının acısını çekti. Böylesine ahlaksız birinin kendilerine “Zamanımızın Bir Kahramanı” olarak sunulmasına çok içerleyenler oldu. Bazıları da büyük bir incelikle, kitapta yazarın kendisinin ve arkadaşlarının portresini çizdiğini belirtti. Modası geçmiş, zavallı bir şaka! Açıkça belli ki, Rus halkı her şeyi gelişebilecek yaratılıştadır, ancak bu tür davranışları dışında. Peri masallarımızın en fantastik olanı bile kişilikleri aşağılamaktan geri kalmaz!

Evet değerli dostlarım, Zamanımızın Bir Kahramanı tam bir portredir, ama yalnızca bir kişinin portresi değil: Kuşağımızın, tamamen gelişmiş kusurlarıyla birlikte oluşturulmuş bir portresi. Gene, bir insanın bu denli kötü olamayacağını söyleyeceksiniz, o zaman ben de şöyle karşılık vereceğim size: Bütün o trajik, romantik zorbaların varlığına inanmıştınız, Peçorin’in gerçek olduğuna neden inanmıyorsunuz şimdi? Çok daha korkunç, çok daha çirkin uydurma öykü kahramanlarından hoşlanıyordunuz, peki gene uydurma bir öykü karamanı olan bu kişiye neden böylesine acımasızsınız? Onda sizin istediğinizden daha çok gerçek payı olduğu için mi acaba?
Ahlak kavramının ondan pek bir şey kazanamayacağını mı söyleyeceksiniz? Bağışlayın. Tatlılarla yeterince beslediler insanlarımızı. Bu nedenle mideleri bile bozuldu: Acı ilaçlar, katı gerçekler gerekli onlara şimdi. Ancak, durum böyleyken, bu kitabın yazarının bir zamanlar kendini insanları kusurlarından arındırmak gibi yüce bir hayale kaptırdığını düşünmeyiniz. Böylesine bir kendini bilmezlikten Tanrı korusun onu! Yalnızca, çağdaşımız bir insanı (ne yazık ki çok sık karşılaştığı bir insanımızı) kendi anladığı gibi anlatmak hevesine kapıldı, hepsi o kadar. Hastalığın tanısı konmuş olacaktır böylece, nasıl iyileştirileceğini ise Tanrı bilir!

B.M. Eikhenbaum
Kaynak: Zamanımızın Bir Kahramanı – Mihail Yuryeviç Lermontov (Önsöz)


Zamanımızın Bir Kahramanı, genç yaşta düelloda hayatını kaybeden tutkulu bir yazarın dünya edebiyatına parlak bir armağanı. Zamanımızın Bir Kahramanı genç ve yakışıklı subay Grigoriy Aleksandroviç Peçorin’in hikâyesini anlatıyor. Servetinin kibriyle kalp kırmaktan çekinmeyen, hayata alaycı bir vurdumduymazlıkla yaklaşan, samimiyetten uzak bu kahraman, kötücül duygularının farkında olsa da, herhangi bir rahatsızlık veya vicdan azabı duymaz. Adeta zevk için kötülük eder, başkalarının mutsuzluğu için çabalar.
Lermontov’un tek romanı olan Zamanımızın Bir Kahramanı unutulmaz Peçorin karakteriyle, bugün dünya edebiyatının başyapıtları arasında sayılıyor. Psikolojik çözümlemeleriyle 19. yüzyıl Rus romancılar kuşağına ilham veren roman, iyilikle kötülüğün, masumiyetle kirlenmişliğin çatışmasını derinlemesine bir şekilde ele alıyor.

M. Yuryeviç Lermontov: Kötülük, kötülüğe yol açıyor

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz