Türkülerin Senfonisi “Şa Türküleri” cafrande.org’ta


Mustafa Tınç’ın koordinatörlüğünü yaptığı ‘Türkülerin Senfonisi’ projesinin solisti ŞA, İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Çalgı Eğitim Bölümü mezunu… Profesyonel olarak kemane çalıyor ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarında öğretim görevlisi. Yüksek lisans eğitimini Sosyal Etkileşim ve Müzik konusunda İstanbul Üniversitesi Müzikoloji Bölümü’nde tamamladı. Halen Yeditepe Üniversitesi’nde Antropoloji ve Etnomüzikoloji alanında doktora eğitimine devam eden ŞA, kültürel değişimler sonucu müzik yapma eğilimleri konusunda uzmanlık çalışması yapıyor.

‘Türkülerin Senfonisi’ orkestrasının şefliğini Orhan Şallıel üstlenirken, halk müziği orkestrasının şefiliğini ise Ali Kazım Akdağ yapıyor. Etkinliğin dans koreografisini ve baş dansçılığını ise Korhan Başaran üstleniyor.


musicwebtown.com

VATAN GAZETESİ 24.05.2008 TARİHLİ ROPÖRTAJ

Albümde, 40 türkü orkestra eşliğinde yeniden yorumlanacak. Türküleri ise 29 yaşındaki ŞA seslendirecek. Mitolojiede göklerin kızı olarak bilinen ŞA, amaçlarının türkülerimizi dünyaya duyurmak olduğunu söylüyor.

Türkülerin Senfonisi projesinde adınız “ŞA” olarak geçiyor. ŞA ne anlama geliyor?
Öz Türkçe’de ŞA “Işık” demek. Şavk kelimesinin Şauk’tan geldiği söylenmektedir. Mitolojide, gökten yani aydan ve güneşten gelen kutsal ışık, göklerin kızı ŞA’dır. Ruhun, iç benliğin aydınlanması anlamı vardır. Adım Mehtap Demir ama proje içinde adımı kullanmıyorum. Herkes beni ŞA olarak tanıyacak.

ŞA kimdir peki?
Lisansımı İ.T.Ü. Türk Müziği Devlet Konservatuvarı’nda tamamladım. Konservatuvara orta okuldan başladım, biz buna espri olsun diye “Doğma büyüme konservatuvarlı” deriz. Yüksek lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesi Müzikoloji bölümünde tamamladım. Şu anda Müzik Antropolojisi, Etnomüzikoloji dalında doktora tezimi tamamlama aşamasındayım. Kültürel değişimler sonucu müzik yapma eğilimleri üzerine uzmanlık çalışmamı yürütüyorum. Ayrıca İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda Türk Halk Müziği öğretim görevlisi olarak çalışıyorum. Kabak kemane eğitimi veriyorum. Şimdi de bir Türk Halk Müziği projesi olan “Türkülerin Senfonisi”nde solistlik yapıyorum…

Türkülerin Senfonisi’ni biraz anlatabilir misiniz?
Türkülerin Senfonisi, Türk halk çalgıları ve senfoni orkestrası eşliğinde, yaklaşık 80 kişilik müzik topluluğuyla hazırlanan ve sahnelenecek bir müzik projesi. Zaten bu, Cumhuriyet tarihinde halk müziğinin zenginliğini gösteren en kapsamlı proje olma özelliğini de taşıyor. Her bölgeye ve yöresel tavra uygun eserler seçtik, zeybekler, halaylar, uzun havalar var. Ayrıca Türküler için senfonik eserler yazılırken orijinal yapıya sadık kaldık. Orkestra düzenlemelerini kaldırdığımızda gerçek türküyü duyarsınız, halk müziğini kaldırdığınızda karşınızda senfonik formda bir başka eser bulursunuz.

Böyle bir çalışma yapma fikri nasıl ortaya çıktı?
“Türkülerin Senfonisi” benim hep kulağımda tınlayan, içimde hissettiğim, gözümde canlandırdığım bir projeydi ama fikir babası Mustafa Kemal Atatürk’tür. Ata’nın “Ulusal ince duyguları, düşünceleri anlatan yüksek deyişler, söyleşileri toplamak, onları bir an önce genel musiki kurallarına göre işlemek gerekir” diye başlayan konuşması vardır ve bunun gibi birçok konuşmasında Türk Müziği’nden ve yapılması gerekenlerden söz etmiştir. Biz ulusal değerlerimizden ödün vermeden, Avrupa çıkışlı orkestra anlayışı ile bir “müzik birlikteliği” yaptık. Adını Türk Halk Müziği projesi koyduk çünkü yaptığımız müzik bizim müziğimiz, isim aramaya, sentez demeye gerek yok. Halk müziğimizde yaşamda var olan her müzik gibi ince ve asil onu değiştirmeye kalkışmak yanlış olur.

Projenin içeriğinden bahsedebilir misiniz?
40 türkü seçtik, orkestra eşliklerini yedi besteci yazdı, Türk halk müziği orkestrasının düzenlemelerini müzik yönetmenimiz Ali Kazım Akdağ yenilikçi bir bakış açısıyla yaptı. Sonra bu eserlerden on iki tanesini stüdyoda kayıt yaptık ki bu süreç çok yorucu oldu. Albümdeki eserlerden birisi uzun hava, sekiz tanesi değişik yörelerden halk türküleri, üç tanesi ise benim söz ve müziğini yazdığım eserler. Albüm senfoni orkestrası eşlikli, akustik halk çalgılarının kendine has teknikleri ile çalındığı çok güzel bir eser oldu. Bir Orta Anadolu türküsüne de animasyon klip çektik.

Projede kimlerle çalıştınız?
Kadromuz çok kalabalık, yaratıcı ekibimiz; Createam prodüksiyon, koordinatörümüz Mustafa Tınç aynı zamanda besteci, tonmaister olarak da görev aldı. Müziklerin oluşumunda, alanında söz sahibi 27 müzik adamı görev aldı. Enstrüman eşlikleri kompozisyon, mix- mastering çalışmaları bir buçuk yıl sürdü. Projenin görsel yönetmenliğini Necati Demircan üstlenirken Ahmet Ferah fotoğrafları çekti. Şan hocam Fatma Karaca Can ve ben her gün ders yaptık, ses teli bir enstrüman gibi pratik yapmazsanız işlemez, hâlâ devam ediyoruz.

Kars’tan başlayıp İstanbul’a gelecekler
Türkülerin Senfonisi’yle Kars’ta başlayıp Diyarbakır, Trabzon, Ankara, İzmir, İstanbul’da son bulan bir sahne yolculuğu yapacağız. Sahnede perdenin üzerinde film izleyeceğiz. Bu hikaye film ve sahnede müzikle desteklenecek. Tabii Türkülerin Senfonisi bir dünya projesi, hedefimiz Türk halk müziğini dünyaya dinletmek ve bu yolda birçok görüşmemizi başlattık. Ekim ayından itibaren Türkülerin Senfonisi’yle Türkiye’den dünyayı selamlayacağız.“

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Umut Akar ve ilk albümü ‘Seyir Defteri’: “Ne unutabildik ne de kabullenebildik”

Umut Akar, "Seyir Defteri" ismini verdiği bu ilk albümünde sıla ile gurbet arasında biriktirdiği türküleri söylüyor. Yer yer coşkun yer...

Kapat