Türk Tipi Üstüne Soruşturmamız – Cemal Süreya

Papirüs daha önceki sayılarda belirttiğimiz soruşturmayı açıyor: Türk tipi nedir? Daha geniş bir deyimle Anadolu insanını tanımlayan baskın özellikler nelerdir? Anadolu insanı için şimdiye kadar hep mistik denmiştir.

Hatta Anadolu köylüsü eşya ve insan karşısındaki vaziyet alışları bakımından 1917 öncesi Rus köylüsüne benzetilmiştir. Gerçekten öyle midir acaba? Temelde materyalist çizgiler mi taşımaktadır yoksa? Devleti nasıl görmektedir? Aile bağları içindeki durumu, belde içindeki, yurt içindeki durumu nasıldır?
Aslında konu çok geniştir. Büyük bilimsel çalışmaları, sosyolojik araştırmaları gerektirmektedir. Uzmanca bir çalışmanın alanına girmektedir. Bir dergi soruşturması çerçevesinde kesin ve sarsılmaz sonuçlara varılmaz. Ancak böyle bir soruşturmanın –Anadolu insanını gerçek ölçüleriyle tanımlayamasa bile– sorununa bazı katkılarda bulunacağı, daha önemlisi, Türk aydınının Anadolu insanını nasıl gördüğünü belirleyeceği de kuşkusuzdur.
Soruşturmaya bütün yazarlar ve okurlar katılabilir. Cevaplar uzun incelemeler şeklinde olabileceği gibi izlenimler halinde de olabilir. Bir tavrı, bir davranışı belirleyen ufak bir konuşma, küçük bir olay, bir hikâye de anlatılabilir. Tipler köyden, kasabadan, şehirden, büyük şehirden alınabilir. Tek bir tip anlatılabileceği gibi, ortalama tip üstünde de düşünülebilir. Etnik topluluklar arasındaki davranış ayrımlarına ışık tutulabilir, toptan bir etnik topluluk ele alınabilir.
Konuyu sınırlamanın, kesin bir-iki soru yöneltmenin daha yararlı olabileceği düşünülebilirdi belki. Ancak soruşturmaya katılan yazar ve okurları konunun genişliği içinde serbest bırakmayı pratik yönden daha uygun buluyoruz. Çünkü bu şekilde bizim sorularımıza koyamadığımız bir gelişme de olabilir cevaplarda.
Gelen cevaplar hacimlerine ve niteliklerine göre ya dergide sırayla yayımlanacak ya da biriktirilerek bir özel sayı haline getirilecek. Ayrıca aynı konuda, okurumuz olmayan halk yığınları arasında da bir anket yapacağız. Sonunda, verilen cevapları bağlayarak, dergi olarak, bazı sonuçlar çıkarmaya çalışacağız. Yukarda da belirttiğimiz gibi, Türk aydınının Anadolu insanını nasıl gördüğü, bir çeşit kendini nasıl gördüğü gerçeği çıkacak ortaya.
Bugüne kadar Türk aydını kendini ancak yabancıların gözüyle gördü. Onların ölçüleriyle değerlendirdi. Çok kez de tembel “Türk dostları”nın şakalarına, görevli levantenlerin karışık niyetlerine kurban gitti. Oysa her planda kendimiz üstüne düşünmenin sırası gelmiştir. Kendimize özgü ölçüleri bu şekilde elde edebileceğiz.
Bu bakımdan Papirüs’ün soruşturması böyle bir deneyin ilk adımlarından biri olacaktır.
Bütün yazarları ve bütün okurları soruşturmamıza katılmaya çağırıyoruz: Anadolu tipi nedir? Var mıdır böyle bir tip? Hâkim tavırları, baskın özellikleri nelerdir?

Ekim 1967
Cemal Süreya
Papirüs’ten Başyazılar

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Önemli olan kendini tanımak!” Cinsellik ve Cinsel Sapmalar – Erich Fromm

"Son 10 ve hatta 20 sene içinde (ya da daha genel olarak bu yüzyılın başından itibaren) esaslı ve giderek daha...

Kapat