Tezer Özlü: Kendimi yeryüzünün her yerinde sürgün sayıyorum

Akıntıya Karşı

Türkiye’de yetişmek ve yaşamakla ne denli doğru bir “çağdaşlık” düşüncesine varabildiğimi daha bilinçle kavradım.
Türkiye’de aralarında yaşadığım sanatçı çevresinin ve insancıl halkın önemini yurtdışında daha derin değerlendirdim, Yurtdışında kişiliğimin bir boyutunu oluşturan “çağdaşlık” inancımı yitirmemek için çaba harcıyorum.
Yurtdışında yazmakta önemli bir ayrım var. Bir yazarı; çocukluk algıları, ilkgençliği, içinde yaşadığı toplumsal ve ekonomik koşullar etkiler. Okumuş olduğu, sevdiği yazarlar etkiler. Ama yazarken anlık koşullar da etkileyici oluyor. Türkiye’de günlük yaşam son yıllarda o denli soyut, gerçek-dışı ve gene öylesine acı boyutlara ulaşmıştı ki, yazı yazmak anlamı yitmiş bir eylemdi. Bütün bu gerçeküstü acı gerçeğe uzaktan bakmak, yazı yazmaya belli bir özgürlük ortamı hazırlıyor. Olumlu bir ortam.

Federal Almanya’daki iletişim zenginliği yazdıklarımda biçim ve öz değişikliği getirmedi. Yazar, kanımca ne yayınevi ne de iletişim araçları için yazar. Yazmak zorunda olduğu için yazar. Yazar, bulunduğu toplumun, yaşadığı çağın akımları ve iletişim araçları içinde, onlar yönünde davranan kişi değil aksine bütün bu kuruluşlara yeni yollar arayan, akıntıya karşı yol alan yalnız insandır .

İşgücümüzün Avrupa’ya iki milyona varan insanımızla akışı, Türk edebiyatına doğal olarak yansıdı. Yalnız yurtdışında yaşayan yazarlar değil, Türkiye’de yaşayanlar da bu konuya zaman zaman yaklaştı. Sürgün edebiyatı, edebiyatımızda çok yıllar öncesi de vardı.

Türkolog Wolfgang Riemann’ın yakında Federal Almanya’da yayımlanacak olan “Türk Edebiyatı’nda Almanya” konulu doktora tezi bu olguya eğilen ilk bilimsel çalışma olacak sanıyorum.

Kendimi genellikle yeryüzünün her yerinde sürgün sayıyorum. Ve hiçbir yerinde göçmen saymıyorum. Yazdıklarım göçmen yazını değil. Somut anlamda sürgün yazını da değil. Ben kendi kendimi her an, her yerde için için sürüyorum.
Son çalışmam Almanca yazdığım ve Marburg Edebiyat Ödülü alan Bir İntiharın İzinde (Cesare Pavese Üzerine Çeşitlemeler). Bu kitabımın Türkçesini yazıyorum. Ayrıca iki senaryo çalışması yapıyorum. Bunun dışında özdeyişler, günlük, anı ve kısa paragraflardan oluşan ve Berlin’de “Literarisches Colloquium” tarafından yayımlanacak bir kitap hazırlıyorum.

Gösteri, Aralık 1983
Yeryüzüne Dayanabilmek İçin

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
Charlie Chaplin: Gün gelir de birini seversen, seçtiğin kişiyi tüm kalbinle sev

Kapat