Taoizm üzerine: Tao bir yol’dur ama yol olmayan yoldur – Erol Anar

Lao tzuYıllar önce J.C.Cooper’ın “Erdemin Işığı Taoculuk” başlıklı kitabını okuyunca, Taoculuk’un diğer Uzakdoğu felsefelerini etkileyen ve hatta onlardan derin bir düşünce biçimi olduğunu düşünmüştüm. Ve o günden bu zamana kadar Taoculuk bir felsefe olarak hep ilgimi çekti. Taoculuk, bir felsefe olarak ortaya çıkmasına karşın daha sonra bir dine dőnüştü.
Taoizmde YinYang ilkesi őnemlidir, tıpkı Budizmde de olduğu gibi.
Cooper, Yin-Yang ilkesinin olumsuz, karanlık alan olduğunu; ayrıca, dişil öğeyi, gizil gücü, varoluşsalı, doğalı simgeledigini belirtiyor. Ve, bu nedenle, diyor, o, içinde nesnel olaylar evrenini yaratmanın aydınlığına yükseldiği karanlığın, kökensel yığınıdır, Chaos’dur (kaos); ancak bu yığın (chaos) Tao ile özdeş tutulamaz, Tao bu yığından önce vardı. Yin sonu gelmeyen bir yaratmadır, bir doyurucu olandır, yüce anadır, bu yüzden de Yin hep Yang’dan önde sayılır. Yang gizli olandan doğmuştur, bu nedenle karanlık ortaya çıkan aydınlıktır; onun doğuşu da gerçekleşmiş olmak, varlık olmak, tin ya da anlık olmak içindir.” (Cooper,199: 39-57)

Taoizme “erdemin ışığı” da denilir. Erdem kavramı, bu felsefenin en önemli kavramlarından birisidir. Bu felsefenin ilkeleri, Lao Tzu’nun “Tao Te Ching” kitabında dile getirilir. Lao Tzu “yaşlı bilge” anlamına gelir. Bu konuda tartışmalar olmakla birlikte, kendisinin bazı kaynaklara göre İ.Ȍ. 6. yüzyılda yaşadığı söylenir. (4. Yüzyılda yaşadığını söyleyenler de vardır.)

Taoizm, Şamanik kőkleri itibarıyla eski felsefelerden birisidir. Tao, “yol” anlamına gelir. Daha geniş ve başka anlamları olduğu da iddia edilir. Bu bir yoldur, ancak yol olmayan yoldur aslında. Belki de bir yol yoktur gidilecek, çünkü insanın kendisi yoldur özünde. Herkes kendi yoluna sahiptir. Taoist felsefe üç aşamada incelenir bazı uzmanlarca: ilk aşama, gelişim aşaması ve dejenerasyon aşaması.

“Söyleyen bilmez, bilen söylemez.” denilir. Bu Taoizmin derinliğini algılamamıza yarayacak kadar çetin ceviz bir cümledir, bir demir leblebidir. Kolayca derinliği kavranarak açıklanamaz. Ancak bilge kişinin sessizliğiyle derinleştiği, aslolanın sürekli arayış olduğu, bilginin değişkenliği ve çok da önemli olmadığını düşünebiliriz.

“Chuang Tzu, düşünde bir kelebek olduğunu gördü, ama uyandığında, düşünde kendisini kelebek olarak gören bir insan mı, yoksa düşünde kendisini bir insan olarak gören bir kelebek mi olduğunu bilemedi.” Chuang Tzu’dan (1889) (Aktaran: Anar, 2000: 109)

Taoist felsefenin kavramlarından birisi de Wu-Wei’dir. Taoizmde bilge kişi, sessiz kişidir. O, dışta ve dilin ötesinde tümden açılmıştır. Taoist felsefeden türeyen Feng Shui’de insanın çevresiyle ve etrafındaki nesnelerle uyum içinde yaşaması öngörülüyor. Nesnelerin düzenlenişinin insan yaşamına pozitif ve negatif etkileri olduğu öne sürülerek, nesneleri en uygun biçimde düzenlemenin insan yaşamına olumlu etkiler yapabileceği dile getiriliyor.

O tek bir anda olur. Gerçek, bir süreç değildir; onun olma zamanıdır. Bu kademeli değil, olması gerektiğinde olur. Zaman gerekiyorsa, zaman yalnızca sana gerekmektedir; çünkü bu anda sessiz kalamazsın. Eğer sessiz kalırsan, o şimdi olur. O, her zaman sessizlikte gerçekleşir. Çünkü zaman sadece sizin için gereklidir. Eğer sessiz olabilirsem, şu anda olabilir. Bu, sessizlik içinde her zaman olur. Sessiz olduğunda, sen bütünle bir olursun. (Osho, 2002)

Taoizm ve Konfüçyüsçülük

Taoizm ile Konfüçyüsçülük iki ayrı Çin düşüncesidir, fakat birbirlerinden farklıdırlar. Konfüçyüsçülük daha dünyevi, dünyaya ve topluma şekil vermek isteyen bir sistemi öngörür. Tao ise daha içsel ve mistik bir felsefedir, maddi olanın ötesine geçerek erdem ile yaşamı anlamlandırmaya çalışır.

Taoistler eskiden feodal ve merkezi bürokratik bir hükümetin yönetimi altında yaşarlardı. Konfüçyüs öğretisi sosyal hiyerarşiyi savunurken, Taoistler ise hükümeti reddediyor, insanın doğal ve kendiliğinden yaşamı savunuyorlardı.

Taoizmde, bir hiyerarşi yoktur.

Taoistler daha çok içsel ve doğal bir arayış üzerinde yoğunlaşırken, Konfüçyüsçüler ise sosyal reformlar ve dünyasal sorunlar üzerine yoğunlaşıyor itaat ve disiplin ile eril değerleri öne çıkarıyorken, Taoistlerse pasif, dişil kavram ve değerlerde yoğunlaşıyorlardı.

Son dönem anarşistlerine göre Taoistler evreni sürekli bir akış içinde görürler. Herşey değişir, hiçbir şey sabit değildir.

“Ts’ui Chu bir gün Lao Tzu’ya şöyle sorar: ‘Sen hükümete gerek olmadığını söyledin. Fakat eğer hükümet olmazsa, insanların yürekleri nasıl olur, daha iyi mi?’

Lao Tzu şöyle yanıt verir: “İnsanların yürekleriyle oynamak yapacağın en son şeydir. İnsan yüreği bir yay gibidir, aşağıya doğru bastırırsan o daha yukarıya atlar.Yürek, bir yangın kadar sıcak, çok soğuk bir gün gibi buz gibi olabilir. O kadar hızlıdır ki dünyanın sonuna gidip gelebilir, Bir havuzdaki yatak kadar sakin ve gökyüzü kadar gizemlidir. Vahşi bir at tutsak edilemez, bir insan yüreği gibi…” (Read, 2012: 5)

Taocu düşünür Chuang Tzu’nun dikkat çektiği gibi insanı tek kılan bir özellik daha var, o da insanlığı yönetme düşüncesidir.

Chuang Tzu, dünyanın yönetilmeye ihtiyacı olmadığını, yönetilmemesi gerektiğini söyledi. Bu ve benzeri görüşlerinden dolayı Taoist filozof, Murray tarafından “ilk anarşist” olarak nitelendi. (Rothbard, 1990:43-67)

Bugünlerde Tao Te Ching kitabının Portekizce kopyasını yeniden okuyup düşünüyorum. Kitap, anlaşılması en güç olanlardan birisi ve çeviriler arasında bu yüzden önemli farklar oluşuyor. Çok derin anlamlar içeren bir felsefe. Hatırladığım kadarıyla bir İngiliz yazar belki de bu yüzden Taoizmin bugün değil, ama belki 20 bin yıl sonra anlaşılacağını söylemişti.

Tao Te Ching kitabı

Tao Te Ching, insanlığın yarattığı en büyük kitaplarından birisidir. Bu, “Erdemin Yolu Kitabı” olarak da bilinir.

Kitap, çeşitli konuları içeren 81 aforizmadan oluşuyor.

“Hayal edilen Tao ebedi Tao değildir.

İsimlerıdirilen kavramlar

ebedi isimler değildir.

İsmi olmayanlar yerin ve göğün başlangıcıdır.

İsmi olanlar yaratıkların anasıdır” (Lao Tzu, 2000, Capitulo 1, 21)

“Eski zamanların üstün üstadları,

Mahir, esrarengiz, mistik, zeki,

Ve zamanlarına göre pek fazla derin idiler.

Anlaşılmadıkları içindir ki,

Nasıl göründüklerini anlatmak daha iyidir. (Capitulo 15, 53)

“Evrenin tercihleri yoktur

Bütün şeyler eşittir

Bu yüzden bilge kişi

herkesin bildiği tercihleri tanımaz” (Capitulo 5, s.33)

Tao Te Ching aforizmalarına dair bazı yorumlarım

Aşağıda bu kitaptaki bazı sözleri, kendi düşüncelerime göre yorumlamaya çalışacağım.

“Tao’yu görüyorsan, o gördüğünTao değildir.”

Burada aslında bence, Tao’nun sonsuz bir arayış olduğu dile getiriliyor. Tao’ya ulaşılamaz. Çünkü yaşam kısadır, kişi kendi yoluna gider. Tao’ya ulaşmak için yürür, ama ona asla ulaşamayacağını bilir. Bu yüzden asla ulaşamayacağı birşeye doğru yürümek kişiyi bilgeleştirir ve olgunlaştırır.

“Bütün canlılar doğar ve ölürler, fakat yaşam ölümsüzdür.”

Canlının yaşamı kalıcı degildir, o rüzgârdaki bir mum gibi hızla erir. Ama kalıcı olan yaşamın kendisidir. Etrafta hiçbir canlı olmasa bile, olma ihtimalini doğurabilecek bir yaşam olasılığı vardır. Bence bu yüzden yaşam ölümsüzdür deniliyor.

“Yüreğin yalınlığı kozmik bir güçtür.”

Eski felsefeler Çin’den Hindistan’a hep yalınlığa önem vermişlerdir. Kişi yalınlaştıkça, istek ve arzularından arındıkça kendisine daha çok yaklaşır. Böylece yalınlaşma süreci, kişinin kendisini tanıma ve yönetme sürecine giden yolu açar. Yalınlaşma ve kişinin kendisini tanıması, yaşadıkça bitmeyen bir süreçtir.

“Tao, sonsuz bir biçimde sessizdir, bu nedenle çok güç şeyleri gerçekleştirir. Dinamik bir sessizliktir bu, bir bilge gibi sessizce gerçekleştirir.” (s.40)

Sessizlik, dinlemeye yol açar. Dinleyen insan ise görmeye, anlamaya ve hissetmeye başlar; içine doğru bir yolculuğa çıkar. Aslında sessizlik, insanın kendi içine konuşmasıdır.

“Kusurlu olan mükemmel, eğri olan düz, boş olan dolu olacaktır.” (s.69)

İnsan yaşamı boyunca düz bir çizgide ilerlemez. Hatalar yapar, eğrilir. Ancak daha sonra doğrulma ve hatalarını tamir etme şansı her zaman vardır. Bu yaşamın diyalektiğidir. Yaşam da tek çizgide ilerlemez ve Yin Yang dengesini içinde taşır.

“Akıllı kişi diğerlerini tanıyan, bilge kişi ise kendisini tanıyandır. Kuvvetli, başkalarına karşı kazanan, güçlü ise kendisine hükmeden kişidir.” (91)

Her zaman diğer insanları kolaylıkla tanıdığımıza eminizdir. Bu yüzden herkes kendisini akıllı sanır. Oysa değil başkasını kendimizi bile tanımadığımızı farkında olmayız. İnsan kendi içine baktığında kendini tanımasının bile neredeyse imkânsız olduğunun farkına varır. Yaşamta insanın en büyük rakibi yine kendisidir ve kendine karşı kazanmak, başkalarına karşı kazanmaktan çok daha zordur.

Lao Tzu: “Erdemli bir insan her zaman yalındır”

Lao Tzu, Konfüçyüs ile aynı dönemde yaşadıkları iddia edilmektedir.

Lao Tzu, bir gün Konfüçyüs’e, “Zengin adamlar hediye olarak para, erdemli insanlar ise bilgi ve öğüt verirler.” dedikten sonra başka şeyler de söyler. Ve konuşmasını şöyle sonlandırır: “Bende para da yok erdem de. Kısa bir süre için, kendimi bilgili bir insan sayarak sana birkaç söylememe izin ver sevgili onurlu davetli Konfüçyüs. Sana eski bir anekdottan söz edeceğim: İyi bir tüccar sanki elinde hiçbir şey yokmuş gibi davranır. Erdemli bir insan da her zaman yalındır. Eğer gururundan, açgözlülüğünden, hırsından, kibrinden kurtulabilirsen senin için iyi olur.” (You-Sheng Li: 2009 Beijing)

Lao Tzu’nun 80’li yaşlarda batı Çin sınırını geçerek, daha sonraki yaşamı konusunda hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolduğu bir efsane şeklinde sőylenir. Fakat ortaya koyduğu derin düşünceler, hiç ortadan kaybolmadı ve günümüze değin ulaştı. Günümüz insanının düşünsel kapasitesi, halen Taoculuk’un gizemini çőzebilmeye yeterli değildir.


 

Referanslar

Rothbard, MURRAY (1990). “Concepts of the Role of Intellectuals in Social Change Toward Laissez Faire”. Journal of Libertarian Studies 9 (2): 43–67.

Tsé, LAO (2000) “Tao Te Ching”, Editora Martin Claret, São Paulo, Brazil.

Anar, EROL (2000) “Yaralı Bir Yüreğin Güncesi”, İkinci Basım, Hera Yayıncılık, Ankara, 2003.

You-SHENG LI: (2009) “An Alternative Way to View Life and the World: Taoist Philosophy for the 21st Century”, by Xianzhuang Book House, Beijing.

Dr. Ozerdim N, MUHADDERE: “Lao Tzu ve Kitabı Hakkında Yeni Bir Eser”, R.B. Blakney: The Way of Life (Lao Tzu), New York, 1955, Şubat.

Cooper, J.C: “Erdemin Işığı Taoculuk”, Say Dağıtım, Çeviren; İsmet Zeki Eyuboğlu
1. Basım, Aralık 1994, Sf. 39-57.

Read, HERBERT (2012) “A Filozofia do Anarquismo, Edição Anarcy and Order”, Brazil.

Osho: “Tao: The Pathless Path”, Vol 1, Paperback – February 23, 2002, s.12.

Yorum yapın

Önceki yazıyı okuyun:
“Gerçeği sevdim ama nerede?” Stendhal’ın Günümüz İçin Anlam ve Önemi – Stefan Zweig

Stendhal, bir sıçrayışta bütün bir yüzyılı, on dokuzuncu yüzyılı aşmıştır; hızını on sekizinci yüzyıldan, Diderot ve Voltaire’ in kaba özdekçilik'ini...

Kapat