Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış: Yaban’da Teknik ve İdeoloji – Berna Moran

Yaban, ya aydın ile köylü arasındaki uçurumu içtenlikle dile getirdiği, bu yarayı cesaretle deştiği ve Anadolu köylüsüne ait gerçekleri bütün çıplaklığıyla önümüze serdiği için çok övülmüş, ya da tek yanlı olduğu, gerçekleri çarpıttığı ve köylünün yalnız olumsuz yönlerini anlattığı için eleştirilmiştir. Tartışılan sorun hep şu olmuş: Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun sergilediği köylü gerçeğe uyuyor mu, uymuyor mu?

Devamı…Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış: Yaban’da Teknik ve İdeoloji – Berna Moran

Yakup Kadri: İnsan cinsi bozuk bir hayvandan başka bir şey değildir

Barbarların Yaktığı Köyler Ahalisine
Bilmem beni hatırlıyor musunuz? Ben sizi asla unutmadım. Zira, köylerinizin viraneleri içinden geçerken kadın, erkek, genç ihtiyar, çoluk çocuk hayran, ürkek ve mahçup çehrelerle, yumuşak yastıklarına yaslandığımız otomobillerin etrafını aldığınız zaman hayatımın en derin, en büyük en yüz kızartıcı utancını duymuştum.

Devamı…Yakup Kadri: İnsan cinsi bozuk bir hayvandan başka bir şey değildir

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Romanlarında “Alafrangalık” Teması – Dr. Soner Akpınar

Cumhuriyetin ilan edilmiş olmasına, inkılâpların yapılmış olmasına rağmen, Seniha’nın alafranga kişilik yapısı en ufak deformeye uğramadan Sevim’e ulaşmıştır. Sevim de Seniha gibi aynı alafranga saplantıların ürünüdür. Hatta Cumhuriyet sonrası modernleşmenin getirisi ile bu tipin özellikleri arasına tenis oynamak, araba kullanmak, sinemaya gitmek, mini etek giymek gibi yeni davranış biçimleri de eklenmiştir. Özünde gösteriş ve samimiyetsizlik yattığı için Tanzimat dönemi alafranga tipi ile aralarında hiçbir fark yoktur. Ahlâksızlık ve aymazlık bakımından Cumhuriyet sonrası alafranga tipi daha öndedir. Seniha da ahlâk değerlerini hiçe saymaktadır ama Sevim onu da geride bırakmıştır

Devamı…Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Romanlarında “Alafrangalık” Teması – Dr. Soner Akpınar