Virginia Woolf’un Evliliği: Yelkenlerim rüzgâr alamıyor ve bütün bunlar ne işe yarar diyorum

Virginia Stephen otuzuna yaklaştığı halde, hiçbir erkekle aşk ilişkisi kurmamış, kurmak da istememişti. 1909’da, Bloomsbury grubundan, yani adını oturdukları mahalleden alan aydınlar grubundan Lytton Strachey onunla evlenmeyi önerince, adamın eşcinsel olduğunu, bu yüzden de ona el sürmeyeceğini bildiği için, bu öneriyi hemen kabul etti.

Devamı…Virginia Woolf’un Evliliği: Yelkenlerim rüzgâr alamıyor ve bütün bunlar ne işe yarar diyorum

“Sahip olmadığın şeyler değersizdir!” Virginia Woolf’un Cinsel Sorunları – Mina Urgan

“Ölmeden önce bir şey yazmaya doymak bilmeyen bir isteğim var… Yaşamın kısalığı ve sağlıksız ateşi beni yıkmakta… Doğurmanın bedenselliğinden hoşlanmıyorum. Bu duyguyu içgüdüsel olarak öldürdüm belki; belki de doğa yaptı bunu.”

Devamı…“Sahip olmadığın şeyler değersizdir!” Virginia Woolf’un Cinsel Sorunları – Mina Urgan

“Kadınlar kadınlara karşı katıdır” Virginia Woolf’un Feminizmi – Mina Urgan

Yazara göre, erkeklerin tutumu yüzünden, toplumun en yüksek ve en varlıklı tabakalarında bile, kadınların eli kolu bağlanmıştır. Newcastle Düşesi Margret’in dediği gibi, “Kadınlar, yarasalar ya da baykuşlar gibi yaşar, hayvanlar gibi çalışır ve kurtlar gibi ölürler”

Devamı…“Kadınlar kadınlara karşı katıdır” Virginia Woolf’un Feminizmi – Mina Urgan

Virginia Woolf’un Ailesi, Çocukluk ve Gençlik Yılları – Mina Urgan

Kendini öldürmeden birkaç ay önce, 22 Aralık 1940’da da, her zaman sevdiği annesinden ve hiçbir zaman sevmediği babasından hayranlık ve sevgiyle söz eder:“Ne kadar güzeldiler onlar, o yaşlı insanlar… Yani babamla annem demek istiyorum. Öyle sade, öyle açık seçik, tedirginlikten öyle uzaktılar ki…”

Devamı…Virginia Woolf’un Ailesi, Çocukluk ve Gençlik Yılları – Mina Urgan

Virginia Woolf’un Kişiliği ve Akıl Hastalığı – Mina Urgan

Virginia Woolf’un sonunda kendi canına kıymasına neden olan delilik nöbetlerinde, çocukluğunda geçirdiği travmanın ve lezbiyen eğilimlerinin bir payı olduğu gibi, daha on üç yaşındayken çok sevdiği annesini ağır bir grip yüzünden yitirmesinin de büyük bir payı vardı. Ölümün gölgesi Virginia’nın üstüne düşmüştü bir kez.

Devamı…Virginia Woolf’un Kişiliği ve Akıl Hastalığı – Mina Urgan

Virginia Woolf’un Ölümü: “Sen, mutlulukların en büyüğünü verdin bana…”

Onu ölüme sürükleyen, yalnız savaştan kaynaklanan ruhsal yıkıntı değil, yazar olarak yaratıcı gücünü yitirdiği kaygısıdır. Londra bombalanırken, “Bu gece kim ölecek?” diye sorar kendi kendine. Arkasından da, “İnsan artık yazamıyorsa, canına kıyması daha iyi olur” diye ekler.

Devamı…Virginia Woolf’un Ölümü: “Sen, mutlulukların en büyüğünü verdin bana…”

Virginia Woolf’un Feminizmi – Mina Urgan

Virginia Woolf, feminizmi savunan iki kitap yazmıştır. Bu feminizmin, babasının otoritesinden, anne bir ağabeysinin cinsel sataşmalarından ve kendi lezbiyen eğilimlerinden kaynaklandığı sanılır genellikle. Bu bir yanılgıdır bize kalırsa. (Herkesçe bilindiği gibi feminist kadınların ancak yüzde beşi lezbiyen sayılabilir.)

Devamı…Virginia Woolf’un Feminizmi – Mina Urgan

“Savaş, bir erkek uğraşıdır” Virginia Woolf neden intihar etti? – Mina Urgan

“Savaş, bir erkek uğraşıdır; erkeklerin kafa yapısının bir ürünüdür; erkeklerin mesleğidir. Erkekler, kadınları kültürel yaşamdan, toplumsal yaşamdan dışlayarak, kendi egemenliklerini kurmuşlardır. Onların iktidarı tekellerine almaları, önce faşizme, sonra da faşizmin doğal sonucu olan savaşa meydan vermiştir.”

Devamı…“Savaş, bir erkek uğraşıdır” Virginia Woolf neden intihar etti? – Mina Urgan

Kendine Ait Bir Kalem – Aslı Erdoğan

Asli ErdoganVirginia Woolf, ‘Kendine Ait Bir Oda’da, Shakespeare’in aynı yetenekte bir kızkardeşi olsaydı ne olurdu sorusunu ortaya atar ve Judith’in intiharla sonuçlanan hüzünlü öyküsünü kurar. Hintli bir yazarın, ilk kitabıyla ‘Booker’ Ödülü’nü aldığını duymuşsunuzdur. Şimdi, bu romana yazınsal düzeyde eşdeğer bir kitabın Türkiye’de, Trabzon’da yazıldığını varsayalım. Hastalıklı, ince bir genç olan Cemal, yaşamını, odasında okuyarak geçirmiş ve bir roman yazmıştı. ‘Madam Bovary’ gibi sayısız klasiğe gönderme yapan 500 yüz sayfalık kitabı, nasılsa İstanbul’da bir yayıncı tarafından kabul edilir, üstelik çok önemli bir ödül —jürideki yazın tutkunu, yaşlı bir yazarın bastırması sonucu— kazanır.

Devamı…Kendine Ait Bir Kalem – Aslı Erdoğan

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org