“İnsan sevdikçe iyileşiyor, artık anladım” Acının Coğrafyasında Bir Şair: Turgut Uyar

Edip Cansever ve Cemal Süreya ile birlikte İkinci Yeni’nin öncü şairlerinden olan Turgut Uyar’ın ilk şiiri, 1947’de Yedigün Dergisi’nde yayınlandı. Kısa bir süre sonraysa Kaynak Dergisi’nin açtığı yarışmada ‘Arz-ı Hal’ adlı şiiri, ikincilik ödülünü kazandı. Bu yarışmanın seçici kurul üyelerinden olan Nurullah Ataç, yarışmada ‘Ne olursa olsun, onun için atıyorum zarımı.’ der. Turgut Uyar adına atılan bu zar düşeş gelmiştir ve zaman Nurullah Ataç’ı doğrulamıştır; çünkü Turgut Uyar, Türkiye şiirinde kendine özgülüğü, yaratıcılığı ve kendinden sonrakiler üzerindeki etkisi gibi durumlar göz önüne alındığında şiirimizin evriminde son derece önemli bir noktayı oluşturmuştur.

Devamı…“İnsan sevdikçe iyileşiyor, artık anladım” Acının Coğrafyasında Bir Şair: Turgut Uyar

Enis Batur’un gözünden Turgut Uyar: “Büyük saat’in amansız tiktakı”

Dönüp baktığımızda, her önemli şair gibi Turgut Uyar’ın da bize büyük bir mıknatıs bıraktığını görüyoruz: Dil. Bir şiire dönüp baktırtan, dönüp dönüp baktırtan başka bir sihir yok galiba. Bir “dünya” geliyorsa şairle, dilegeldiği için geliyor – herkes dilegelebilir, birşeyleri dilegetirebilir, şüphe yok: Şairin ayrılışı nerede? Kelime oyunu değil: Onun dilegelişi, dilde geliş aslında: Özel hızı, kasılma ve titreme üslûbu, akışı ve tıkanması var.
Dilbilimciden öğrendiğimiz kavramları, ayırtıları küçümsemiyorum. Gene de şiirden sözederken bir başka anlam yükü bindiriyorum “dil”e, daha sınırda bir anlam tanımı kovalamak istiyorum. Proust’un “bütün güzel kitaplar bir tür yabancı dilde yazılmışlardır” sözü, en azından niyetimi karşılıyor.

Devamı…Enis Batur’un gözünden Turgut Uyar: “Büyük saat’in amansız tiktakı”

Baş rolde Yalnızlık, Hüzün, Ölüm: Turgut Uyar ve Şiirine Dair – Emine Gürbüz


Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan,
Ve güzel gecelerim masallarla dopdolu.
Her şey, her şey güzeldi, gözyaşı, dünya, zaman,
Böğürtlen topladığım ıssız, tozlu köy yolu,
Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan

Ufacık korumuzda dolaşırdım korkuyla,
Ve Allahı arardım serçe yuvalarında,
Bulamayınca dua yollardım akan suyla,
Göğü bulutlar saran bahar havalarında,
Dolaşırdım ufacık korumuzda korkuyla 

Cemal Süreya: “Büyük bir gövdedir onun şiiri. Kımıldadıkça kendine benzer yeni gövdeler hazırlar, çoğaltır. Bir anıttan çok bir dirim belirtisidir. Bu yüzden kolay kolay tanımlamaya gelmez: görülür, tanık olunur.”

Devamı…Baş rolde Yalnızlık, Hüzün, Ölüm: Turgut Uyar ve Şiirine Dair – Emine Gürbüz

“Ve Allahı arardım serçe yuvalarında.” | Turgut Uyar’ın Girişimi – Cemal Süreya

Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan,Ve güzel gecelerim masallarla dopdolu. Her şey, her şey güzeldi, gözyaşı, dünya, zaman, Böğürtlen topladığım ıssız, tozlu köy yolu, Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan
Ufacık korumuzda dolaşırdım korkuyla, Ve Allahı arardım serçe yuvalarında, Bulamayınca dua yollardım akan suyla, Göğü bulutlar saran bahar havalarında, Dolaşırdım ufacık korumuzda korkuyla.
Seyrederdim göklerde her gün büyüyen ayı. Ve kale duvarından yıkık mezarlıkları, Bana korkunç bir devi hatırlatan kayayı. Ve annemin taktığı mavi nazarlıkları, Seyrederdim göklerde her gün büyüyen ayı.
Odanın ortasında yanan petrol lâmbası, Ve bazan şimşeklerle aydınlanan geceler. Bacamızın üstünde duran leylek yuvası, Ne güzeldi ne güzel masallar, bilmeceler. Odanın ortasında yanan petrol lâmbası.
Neş’elerim geride kaldı eski günlerde,Güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan,O doğduğum diyarda, o kuru ıssız yerde,Petrol değil masaldı lâmbalarında yananNeş’elerim geride kaldı eski günlerde. [Yad/ Turgut Uyar]

Devamı…“Ve Allahı arardım serçe yuvalarında.” | Turgut Uyar’ın Girişimi – Cemal Süreya