Tomris Uyar’ın doğum günü yazısı: Kentin neresine gidersem gideyim/ Özgür saymasın beni kimse”

Çocuklar, “ölüm”ü kendilerinden çok uzak, o yüzden de atlatılabilir, handiyse oyuna getirilebilir bir dev olarak düşünüyorlar. İhtiyarlar da -çok yaşadıklarından ötürü- aynı duyguyu bağışıklıkla karıştırıyorlar.

Devamı…Tomris Uyar’ın doğum günü yazısı: Kentin neresine gidersem gideyim/ Özgür saymasın beni kimse”

Büyük Atılımlar Adamı Jack London ile 80. Doğum Yılında John Dos Passos – Tomris Uyar

jack-londonLondon da Martin Eden gibi tutulan bir yazar olur ve onun gibi intihar eder. Bu intiharı “burjuva bireyciliğinden kurtulamamak”la açıklamak kolaya kaçmak gibi geliyor bana. Onun “ruh sağlığı bozulmuş bir toplumda” soluk aldığını akıldan hiç çıkarmamak gerek.

Devamı…Büyük Atılımlar Adamı Jack London ile 80. Doğum Yılında John Dos Passos – Tomris Uyar

Sesli Öyküler: Bir Ruhsal Çatışma Öyküsü, “Dikkat! Kırılacak Eşya” – Tomris Uyar

Tomris UyarÖyküdeki ısrarı, yazınsal titizliği ve sanatçı duruşu, Tomris Uyar’ın seçkinleştiren en belirgin üç özelliğidir. Yazın hayatında, kuşağının pek çok yazarının aksine ne roman ne de bir başka türe “sapmamış”, öykü dışında hiçbir edebî türde ürün vermemiştir. 1971’de “İpek ve Bakır”la başladığı öykü serüveni, 2002’de yayınlanan “Güzel Yazı Defteri”yle birlikte onbir kitaplık bir birikime ulaşmıştır. Öykü oluşturmaya yeterli görmediği kimi yazılarını ise “Gündökümü” adını verdiği günlüklerinde değerlendirmiştir. Bu anlamda gündökümleri de onun öykü serüveninin bir parçası olmuştur.
Tomris Uyar’ın “Dikkat! Kırılacak Eşya” adlı öyküsünü aşağıdan dinleyebilirsiniz.

Devamı…Sesli Öyküler: Bir Ruhsal Çatışma Öyküsü, “Dikkat! Kırılacak Eşya” – Tomris Uyar

“Kendinizden başka kimse yardımcı olamaz size…” Düz-Anlatı Düz Olamaz – Tomris Uyar

Tomris UyarDüz-anlatı çevirisi gibi dünyanın hemen her yerinde çevirmenin geçimini sağlamada yeterli olamayan bir uğraşa neden heves edilir? Konuya bu soruyla girmek isliyorum, ilk akla gelen yanıtlardan birkaçını sıralayayım: bir yabancı dili hakkıyla öğrenmek isteyen biri, o dilde temrin yapabilmek için, sözcük dağarcığını genişletmek için “çeviri”den yararlanabilir. Ya da bir yabancı dili yeterince bildiğine inanan biri, çok sevdiği, önemli bulduğu bir romanı ya da öyküyü anadiline çevirmek, böylelikle duyduğu tadı başkalarıyla paylaşmak yoluna gidebilir, iki durumda da çevirmenin uğraşı, amacı gerçekleşir gerçekleşmez sona erecektir. Diyeceğim, çevirmenlik, sürekli bir çalışma, araştırma, dilde ve seçmede tutarlılık, öz disiplin isteyen bir uğraştır, uğraş katına yükseldiğinde.

Devamı…“Kendinizden başka kimse yardımcı olamaz size…” Düz-Anlatı Düz Olamaz – Tomris Uyar

“Ne olursun yalana zorlama beni, sonra soğurum senden” Tanışma Anları – Tomris Uyar

Tomris UyarYalanlarla ne kadar içli dışlı ol­duğumuz, ayrımcıkları üstüne ince ince düşünmemizden belli değil mi? Yalanı yalnızca büyüklü­ğüne/küçüklüğüne göre değerlendir­mekle yetinmiyoruz, ona pembe ya da beyaz gibi renkler yakıştırıyoruz; za­rarlı mı, zararsız mı, hatta gerekli mi, gereksiz mi sayılacağını moral ölçülere vurmaya çabalıyoruz. Her yalanın ken­dince bir üslubu Var anlaşılan: kıtır, atı­lıyor; mantar, kesiliyor; maval, okunu­yor; palavra sıkılıyor sözgelimi. Bu ara­da atılan, kesilen, okunan ya da sıkılan yalanların hedefi ıskaladığı için kıvırtı-lanların şirinlik yüzünden hoş görüldüğü çıkıyor ortaya. Oysa aynı hoşgörü yalana inanana asla gösterilmiyor. O zavallı, enayi ya da avanak sıfatıyla ya­lanı ya yiyor, ya yutuyor.

Devamı…“Ne olursun yalana zorlama beni, sonra soğurum senden” Tanışma Anları – Tomris Uyar