“Düşünmek, öfkede bir incelme, yücelme sağlar” Boyun Eğme – Theodor Adorno

AdornoBeraberinde eyleme dair talimatlar barındırmayan bir düşünceye baskıcı bir hoşgörüsüzlükle yaklaşılmasının ardında korku var. Manipüle edilmeyen bir düşünceden, bu düşünceden herhangi bir çıkarım yapılmasına imkân tanımayan bir konumdan korkulur; söylenmeyen, ama aslında gayet açık olan bir şey vardır bu korkunun ardında: Adı geçen düşünce, doğru bir düşüncedir. 18. yüzyıl Aydınlanmacılarının yakından tanıdıkları eski bir burjuva mekanizması bir kez daha, ama hiç değişmemiş olarak iş başında yine: Olumsuz bir durumun yol açtığı acı bizim örneğimizde, ketlenmiş bir gerçeklik bu durumu dile getiren kişiye karşı duyulan öfkeye dönüşüyor.

Devamı…“Düşünmek, öfkede bir incelme, yücelme sağlar” Boyun Eğme – Theodor Adorno

Theodor Adorno: Kanadığında kendini bir yara gibi hisseden kadın diğerlerinden daha çok şey biliyor!

AdornoBurjuva yanılsamasının çerçevesi içinde “doğa” olarak adlandırılan her şey, toplumsal sakatlanışın izidir sadece: Bir yara dokusu. Kadınların kendi fiziksel doğalarını bir hadımlık hali gibi yaşadıklarını öne süren psikanalitik teori doğruysa eğer, maruz kaldıkları nevroz da onlara hakikatin hiç değilse bir ucunu gösteriyor demektir. Kanadığında kendini bir yara gibi hisseden kadın, kocasının işine öyle geldiği için kendini bir çiçek olarak gören kadından daha çok şey biliyordur kendi hakkında. Yalan olan, doğanın, varlığına izin verildiği ve uyarlandığı yerde yaşamaya devam ettiği iddiası değildir sadece; uygarlıkta doğa sayılan her şey, sırf kendi tözü gereği, doğadan en uzak şeydir: Uygarlığın kendine nesne olarak seçtiği şey.

Devamı…Theodor Adorno: Kanadığında kendini bir yara gibi hisseden kadın diğerlerinden daha çok şey biliyor!

“Bilginin iktidarla ilişkisi uşaklık ve hakikatle ilgilidir” Felsefe ve Öğretmenler – Theodor Adorno

AdornoAmacım, Hessen Eyaletinde yüksek okullardaki bilimsel öğretmenlik stajyerlik sınavının bir parçası olan, felsefe genel sınavı üzerine birkaç şey söylemek. Bu sınavlar sırasında son 11 yıldır gözlemlediklerim, sınavın anlamının yanlış algılandığı, amacına ulaşamadığı yolunda beni gittikçe kaygılandırdı. Bunun da ötesinde sınava girenlerin zihniyeti üzerinde düşünmek zorunda kaldım, onların sınavdan duyduğu hoşnutsuzluğu, ben de duyumsamaya başladım sanırım. Çoğu öğrenci daha baştan kendilerini bu sınav için yeterli bulmuyor ve yabancılık hissediyor, bazıları ise sınavın anlamından kuşku duymakta. Sınav sonuçları, adayların çoğunca açıklıkla bilinçlenilmemiş ve pek çok kez karşılaştığım bazı momentlere bağlı olduğundan, bu konu üzerine konuşmak zorundayım. İşlevi, öğrenciler hakkında karar vermeye onu zorlayan bir eğitmen, aslında onlara yardım etmeye çalışmazsa, her ne kadar böyle bir yardımın bir dikeni olsa da, o eğitmenin tutumu yanlış olurdu.

Devamı…“Bilginin iktidarla ilişkisi uşaklık ve hakikatle ilgilidir” Felsefe ve Öğretmenler – Theodor Adorno

David Kaufmann: Dinin tarihi, yabancılaşmanın tarihidir özgürlük için sahip çıkılması gerekir

AdornoAdorno ve Tanrının Adı
Metafizik eleştirisi artık Batı düşüncesinde saygın bir gelenektir ve on sekizinci yüzyılın sonundan beri özgürleşme ilkesiyle bağlantılıdır. Dünyanın büyüsünü bozma itkisi –rasyonel denetimi daha önceleri yalnızca denetlenemez yazgı olarak görülenden ayırma yönündeki süregiden eğilim– her zaman aydınlanmanın vahye dayalı dine tanınmış kurumsal ayrıcalıklar ve entelektüel konuma karşı güçlü saldırısıyla yakından bağlantılı görülmüştür. Herkesin bildiği bir öyküdür bu. Kant, inancı Hume’dan, felsefeyi dogmatizmden kurtarmıştır, ilkinin spekülatif iddialarına, ötekinin kapsamına sınırlama getirerek; aynı zamanda, dini aklın mahkemesine sevk etmiş, böylece özerkliğe alan açmıştır. Solcu Hegelciler (özellikle Feuerbach ile Marx), metafiziği antropolojiye, dini de gereksinmeye indirgeyerek, dünyanın insanlaştırılmasını bir adım öteye götürmüşlerdir.

Devamı…David Kaufmann: Dinin tarihi, yabancılaşmanın tarihidir özgürlük için sahip çıkılması gerekir

Kant, Theodor Adorno ve Estetiğin Toplumsal Geçişsizliği – Thomas Huhn

AdornoGüvercin kanat çırpmadan, havayı yaran ağırlığını hissederek gökyüzünde süzülürken, boş uzamda böyle uçmanın daha kolay olacağını hayal ediyor olmalı. [Immanuel Kant]
Beş duyundan böylesine uzaktayken, nasıl oluyor da biliyorsun, havada süzülen her kuşun, uçsuz bucaksız bir haz dünyasında olduğunu?  [William Blake]
Kant ve Adorno’nun estetik kuramları arasındaki ilişki üzerinde durmak istiyorum. Göstermeye çalışacağım şey, Adorno’nun yalnızca estetiğin öznesinin ele alınmasında değil, estetikte ele alınan öznellik konusunda da Kant’ın izinden gittiğidir.

Devamı…Kant, Theodor Adorno ve Estetiğin Toplumsal Geçişsizliği – Thomas Huhn

“Hiçbir kötülük, kötülük olarak tarif edilmekle düzeltilememiştir” | Kültür Endüstrisi – Adorno

AdornoKültür endüstrisi asıl anlamı ve mantığı değil de faydası bakımından, gerçeklikteki konumu ve ortada bulunan iddiaları açısından değerlendirilecek olursa; dikkatler onun daima başvurduğu fayda konusuna yöneltilecek olursa, yapacağı etkinin potansiyelinin iki kat daha fazla olduğu anlaşılacaktır. Ama bu potansiyel, gücün yoğunlaşması sayesinde, çağdaş toplumun güçsüz bireylerinin mahkûm olduğu tanıtım ve insan zayıflıklarının sömürülmesinde yatar. Bu bireylerin bilinci daha da geriler. Bazı alaycı ABD’li film yapımcılarının on bir yaşındakileri de göz önüne alarak film çekmek durumunda olduklarını söylemeleri bir rastlantı değil. Ellerinde olsaydı, böyle yaparak yetişkinleri de on bir yaşına indirmek için canlarını verebilirlerdi.

Devamı…“Hiçbir kötülük, kötülük olarak tarif edilmekle düzeltilememiştir” | Kültür Endüstrisi – Adorno

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org