Tuncel Kurtiz’le yapılmış son söyleşi: “Benimle gel, gecenin hali pek güzel…”

tuncel kurtiz-Siz nasıl hatırlanmak istersiniz?
– Hiç umrumda değil, ne derlerse desinler… Bakın en çabuk Türkiye’de gömerler ölüyü. Ben ölüme inanmıyorum. Belki bahar ülkesine açılan kapıdır, ölüm. Hepimiz bu kapıdan geçeceğiz. Nedir ki bu dünya?

Devamı…Tuncel Kurtiz’le yapılmış son söyleşi: “Benimle gel, gecenin hali pek güzel…”

Mehmet Akif Ersoy’la yapılmış son söyleşi: 28 yıl geçti fikirlerinizde bir değişme oldu mu?

İlk şiirlerimde birkaç şâiri kendime numune aldım: Evvelâ Ziya Paşa gelir. Naci’nin nazmı da pek hoşuma gitti. Âdeta onu kendime meşk ettim. Kemâl’den, Hamid’den de fikren çok müstefîd oldum. Eskileri de çok okumuş, sevmiştim, ilk eserlerimde onların büyük izleri görülürdü.

Devamı…Mehmet Akif Ersoy’la yapılmış son söyleşi: 28 yıl geçti fikirlerinizde bir değişme oldu mu?

Bir Bukowski Röportajı: Çoğu insan hayatını nedensiz yaşar

‘Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi , makbul biri değilim. Kötü adam sevdim hep. Kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim. Dişleri kırık, yolları kırık adamlar ilgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar…’

Devamı…Bir Bukowski Röportajı: Çoğu insan hayatını nedensiz yaşar

Cemal Süreya’nın Ahmet Kaya Röportajı (2): Aşk ve evlilik üzerine düşünceleri

– Yeşiller için ne diyorsun?
Sadece doğayı kirleten etkenlerle değil de, insanları kirleten etkenlerle de uğraşsalar daha iyi olacak. İnsanlarımızın etrafını saran pisliğin temizlenmesi gerek. Mesele otların toplanması, kaplumbağaların kurtarılması değil.

Devamı…Cemal Süreya’nın Ahmet Kaya Röportajı (2): Aşk ve evlilik üzerine düşünceleri

Karısı Charles Bukowski’yi anlatıyor: Ölümsüzlüğün fânilerin aptal bir icadı olduğuna inandı

...hiç bir zaman olması gerektiği gibi değil dedi insanlar…
…müziğin sesi sözcüklerin yazılışı…
…hiç bir zaman olması gerektiği gibi değil…dedi…
…bütün bize öğretilenler…
…peşinden koştuğumuz aşklar…
…öldüğümüz bütün ölümler…
…yaşadığımız bütün hayatlar…
…hiç bir zaman olması gerektiği gibi değiller…
…yakın bile değilller…
…birbiri arkasından yaşadığımız bu hayatlar…
…tarih olarak yığılmış…
…türlerin israfı…*

Devamı…Karısı Charles Bukowski’yi anlatıyor: Ölümsüzlüğün fânilerin aptal bir icadı olduğuna inandı

Cahit Sıtkı Tarancı: Şair kör ya da sağır değildir ki, çevresinde olup bitenleri görmesin

Cahit Sıtkı“Şiir nedir”? diye soruyorsunuz. Edebiyat yapmayı, büyük söz etmeyi sevenler için şiir ne değildir ki! Şiir bir çığlıktır, bir ilan-ı aşktır, sallanan bir yumruktur, bir umuttur, bir kurtuluştur vb… Kuşkusuz, bunların hepsi şiirde olabilir, fakat bunlar nesirde de olan şeylerdir. Şiirin ne olduğunu anlayabilmek için onu nesirden ayıran özellikleri aramak, onlar üzerinde durmak daha doğru olur sanıyorum. Düşüncemi bir örnekle açımlayayım: Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz dizesini elbette duymuşsunuzdur. Şair ne demek istiyor?

Devamı…Cahit Sıtkı Tarancı: Şair kör ya da sağır değildir ki, çevresinde olup bitenleri görmesin

Gülten Akın: “Egemenler iyilikle yönetemediklerini şiddetle yönetmek zorunda hissediyorlar kendini”

Gülten AkınDünyaya sol’dan bakan bir yazarım. Her şeyin değişeceği, olduğu gibi kalamayacağı üstüne kurulmuş bir bakış. Bir var ki, bu değişimin hızı öngörülebilecek olandan çok fazla. Bir düzenin kendi iç gücüyle değişmesi değil bu. Hızla şişirilmiş bir balon içinde gibi insanımız. Balon patladı patlayacak. Yaşlı olmak, salt geçmişin bilgileriyle yaşamı yargılamak, günü anlamak değil de, bu değişimdeki yapay, pompalanmış hızı görmek yani yaşlılığı görmekse, iyidir. Aykırılık bu gidişte bence. Geldiğimiz noktada az sayıda güçlünün (ulusal ölçekte de, uluslararası ölçekte de) ulaşılmazlığa gittiğini, geri kalan büyük çoğunluğun açlığa, yoksulluğa, çaresizliğe itildiğini, savaşlarla tüketildiğini görmemeli miyiz?

Devamı…Gülten Akın: “Egemenler iyilikle yönetemediklerini şiddetle yönetmek zorunda hissediyorlar kendini”

Cemal Süreya’nın Ahmet Kaya İle 1989 Yılında Yaptığı Röportaj: Olmasaydı Sonumuz Böyle

Ahmet Kaya soylesi
Cemal Süreya’nın Ahmet Kaya ile yaptığı röportaj 1989 yılına ait. Cemal Süreya röportajdan 1 yıl sonra yani 1990’da hayata veda etti. Ahmet Kaya ise bu söyleşiden yaklaşık on yıl sonra, 10 Şubat 1999 gecesi Magazin Gazetecileri Derneğinin ödül töreninde “Yılın Sanatçısı” ödülünü alırken yaptığı konuşma sonrası linç girişimine uğradı. Daha sonra ülkede yaratılan atmosfer ve hakkındaki ceza davaları nedeniyle yurt dışına çıkmak zorunda kaldı ve 16 Kasım 2000 tarihinde Paris’te yaşama veda etti.

Devamı…Cemal Süreya’nın Ahmet Kaya İle 1989 Yılında Yaptığı Röportaj: Olmasaydı Sonumuz Böyle