Filozof Hayyam: “Bugün mutlu olmaya bak. Çünkü yarın yok!” – Sadık Hidayet

Hayyam’ın felsefesi hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyecektir. Çünkü küçük gibi görünen ama içi özlü bu terâneler muhtelif devirlerde insanı derbeder eden önemli ve karanlık felsefî problemleri, cebren insana yüklenen sorunları, çözülmeden kalan sırları ele alır.

Devamı…Filozof Hayyam: “Bugün mutlu olmaya bak. Çünkü yarın yok!” – Sadık Hidayet

“Ne mutlu dünyaya hiç gelmemiş olana!..” Şair Hayyam – Sadık Hidayet

Temas edilenler de gösteriyor ki Hayyam’ın düşüncesinin nüfûzu, gönül okşayan ahengi, kılı kırk yaran görüşü, engin şiir yeteneği, ifade güzelliği, mantığındaki sıhhat, gereksiz şeylerden arınmış sade benzetmelerin bolluğu, özellikle çeşit çeşit ahenkle herkesin ruhuna hitabeden felsefesi ve düşünce tarzı, pek az filozof ve şair arasında ona yüce ve apayrı bir makam vermektedir.

Devamı…“Ne mutlu dünyaya hiç gelmemiş olana!..” Şair Hayyam – Sadık Hidayet

Ömer Hayyam: Bakıyorum sürekli cenneti arıyorsunuz/ Tekkede, manastırda, camide, kilisede…

Ömer HayyamTuncel Kurtiz: Anlatamadık şu Hayyam’ı vesselam. O kadar talihsiz bir adam ki herkes bir yana çekmiş durmuş. Benim anladığım kadarıyla herkes söylemek istediği ama söyleyemediği tarafa çekmiş Hayyam’ı. Bir kere bu adam, önce bir bilim adamı, düşünür, felsefeci, matematikçi ve özgürlükçü bir adam. İnsan onun için her şeyden değerli ve her şeyin önünde. Dünyanın ve yaşamın sırrını arayıp durmuş ömrü boyunca. Tanrıyla değil problemi, sahtekârlarla, yobazlıkla ve bağnazlıkla. Şimdi ben sana Hayyam’ı nasıl anlatayım güzel kardeşim? Sen bana öyle bir Hayyam dinlettin ki, beynimin içinde orkestralar dönüp duruyor.

Devamı…Ömer Hayyam: Bakıyorum sürekli cenneti arıyorsunuz/ Tekkede, manastırda, camide, kilisede…

“Mutluluk iste/ Çünkü ömür dediğin bir andır” | Hayyam’ın Teraneleri – Sadık Hidayet

Belki de dünyada Hayyam’ın teraneler mecmuası gibi pek az kitap reddedilmiş, nefretle karşılanmış, tahrif edilmiş, iftiraya uğramış, mahküm edilmiş, hallaç pamuğu gibi atılmış, dünyaca meşhur olmuş ve sonunda tanınmadan kalmıştır.
Hayyam ve rubaileri hakkında yazılan kitapların tümü bir araya getirilecek olsa, büyük bir kütüphane oluştururdu. Hayyam’a isnad edilip elden ele dolaşan rubailer kitabı genellikle seksen ila bin iki yüz rubaiyi içermektedir. Ancak bunların tümü muhtelif düşüncelerle karışmış bir cönk oluşturur.
Eğlence olsun diye bu rubai nüshalarından birinin sayfalarını çevirip okuyacak olursak, bunda zıt düşüncelere, çeşitli mazmunlara, eski ve yeni konulara rastlarız. Gerçekten de bir insan yüz yıl yaşasa ve günde iki defa dinini, inancını, meşrebini değiştirmeye kalksa, böylesi düşünceleri dile getirmeye gücü yetmez.

Devamı…“Mutluluk iste/ Çünkü ömür dediğin bir andır” | Hayyam’ın Teraneleri – Sadık Hidayet

1000 Yıl Önceki Dünyanın Dahisi Ömer Hayyam ve 15 Rubaisi – Nurten Bengi Aksoy

ömer hayyamÖlüm

Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin;
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?

Aslında Ömer Hayyam deyince pek çoğumuzun aklına “aşktan, şaraptan, eğlenceden” dem vuran dörtlükler (rubailer) gelir. Oysa O, neredeyse 9 asırdır unutulmayan şairliğinin yanı sıra bir bilim adamıydı.
Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim’el Hayyam veya Ömer Hayyam (18 Mayıs 1048 – 4 Aralık 1131) İranlı şâir, filozof, matematikçi ve astronom.

Devamı…1000 Yıl Önceki Dünyanın Dahisi Ömer Hayyam ve 15 Rubaisi – Nurten Bengi Aksoy

“Şöyle uzaktan bi selâm, nasılsın iyi misin, o kadar” Ömer Hayyam ve yaşamı – A. Kadir

ömer hayyamAsaf Halet Çelebi diyor ki:
«Görünüşe bakıpda rubailer hakkında hüküm vermek icabetseydi Hayyam’ın derbeder, sefil ve biçare bir sarhoş olduğunu kabul etmek gerekecekti. Halbuki bu şairin hayatı, gayet derlitoplu, ilim sahasında otorite sahibi, hattâ büyük bir ilim kurulunun başında, matematik ve astronomi alanında zamanımıza kadar ehemmiyetini muhafaza etmiş bir eser sahibi, ağır başlı, değerli bir insan olduğunu gösteriyor. Böyle bir insanın sarhoş saçmalarıyle uğraşmayacağı besbellidir. Şu halde şiirlerinde geçen şarap, bir sembol, kötümserliğe karşı bir panzehir, hür insanların düşüncelerini saran bir huzur hissinin timsali sayılmalıdır.»

Devamı…“Şöyle uzaktan bi selâm, nasılsın iyi misin, o kadar” Ömer Hayyam ve yaşamı – A. Kadir

Doğu’nun yetiştirdiği en büyük bilginlerden biri, Şair, Filozof, Matematikçi: Ömer Hayyam

Kim senin yasanı çiğnemedi ki, söyle? Günahsız bir ömrün tadı ne ki, söyle? Yaptığım kötülüğü, kötülükle ödetirsen Senle ben arasında ne fark kalır ki söyle?

Halk arasında yüzyıllardır anlatılan bir hikâye vardır. Hikâyeye göre birbirlerini çok seven, oldukça başarılı üç öğrenci aralarında bir karar alırlar: “Hangimiz ileride bir gün yükselir, yeterli gücü eline geçirirse, diğerlerine de yardım edecek”. Bu üç öğrenciden biri olan Nizamülmülk yıllar sonra çok yetenekli bir devlet adamı olur ve selçuklu hükümdarı Alparslan ile onun oğlu Melikşah dönemlerinde vezirlik yapar. Kendisi sarayda böylesine önemli bir göreve geldikten sonra arkadaşlarına verdiği sözü unurmaz ve onların Hasan Sabbah’ın sarayda mabeynci olarak görev almasını sağlar.

Devamı…Doğu’nun yetiştirdiği en büyük bilginlerden biri, Şair, Filozof, Matematikçi: Ömer Hayyam

Dünyanın İlk Suikastçileri: Hasan Sabbah, Haşhaşiler ve Alamut Kalesi

İsmaililerin Seyyidina Hasan bin Sabbah diye çağırdıkları Hasan Sabbah Kum kentinde doğdu. Ataları kendisinden altı kuşak önce Yemen’den gelip Küfe yakınlarında Himyari’de yerleşmiş. İran’a geçerek bir süre Kum’da kalan Sabbah ailesi, daha sonra Rey’de yaşamaya başlamışlar. Kısacası Hasan Sabbah İran’da doğup yetişmiş ,Yemen kökenli Küfeli bir Araptır. Hasan Sabbah 17 yaşına kadar Oniki İmamcı Şii eğitimi almış. Ancak on yedisinde dai Amir Darrin’den el alıp, İsmaili davasına katılmıştı. İsmaili davası üzerinde, propagandistler tarafından birçok kitaplar okutulup, eğitim derecelerinden geçirildikten sonra İmam Cafer oğlu İsmail’in İmamlığının ve onun ardıllarının yasallığına inandırılmış. Böylelikle Fatimi İsmaili davasınına kazanılmıştı. Mustansır üzerine ahd (ikrar, yemin) töreninden’ geçerek, onun zamanın imamı olduğunu kabul edip İsmailizmi kucaklamıştı.

Devamı…Dünyanın İlk Suikastçileri: Hasan Sabbah, Haşhaşiler ve Alamut Kalesi