Köktendincilik, Modernlik ve Kültürlerin Çatışması – Domenico Losurdo

Yaygın ve banal “aydınlanmacı” yaklaşım, köktendincilikteki obskürantist Batı modernliği karşıtlığını eleştirir. Oysa en basit sosyolojik analizler bile göstermektedir ki, köktendinci hareketlerin toplumsal tabanı öncelikle kentlerdedir –en azından Mısır’da bu böyledir.

Devamı…Köktendincilik, Modernlik ve Kültürlerin Çatışması – Domenico Losurdo

Amin Maalouf: Yaraların hissedilmesi için tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur

Batı, tıbbın, yeni tekniklerin nimetlerini ve özgürlükçü düşünceleri yayarak, ama aynı zamanda katliamlara, yağmalamalara ve sömürgeleştirmelere girişerek, aynı anda her yönde ve her alanda dünyayı fethe çıkmıştır. Ve her yerde büyülü bir hayranlık kadar kin de uyandırarak.

Devamı…Amin Maalouf: Yaraların hissedilmesi için tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur

Amin Maalouf: Günlük yaşamları kalıcı biçimde etkileyen her şey Batı’nın eseri

Kapitalizm, komünizm, faşizm, psikanaliz, çevrecilik, elektrik, uçak, otomobil, atom bombası, telefon, televizyon, bilgiişlem, penisilin, doğum kontrol hapı, insan hakları ve de gaz odaları… Evet, bütün bunlar, dünyanın mutluluğu ve felaketi, bütün hepsi Batı’dan geldi.

Devamı…Amin Maalouf: Günlük yaşamları kalıcı biçimde etkileyen her şey Batı’nın eseri

Komünizmin Rusya’ya yaptıklarını sorgulayan, Rusya’nın da komünizme yaptıklarını da sorgulamalı

Batı’da çok yaygın olan ve Müslümanlığa bağlı insanların çektiği tüm acıların kaynağını kolayca Müslüman dininde bulan genel düşünceye katılmadığım anlaşılacaktır. Bir inancın, ona bağlı olanların kaderinden ayrı tutulabileceğine de inanmıyorum.

Devamı…Komünizmin Rusya’ya yaptıklarını sorgulayan, Rusya’nın da komünizme yaptıklarını da sorgulamalı

Amin Maalouf: Hiç kimse ne insanlığın ne de fanatizmin tekeline sahip değil

Kınanması gereken bir eylem, hangisi olursa olsun bir doktrin adına işlendiğinde, bu doktrin hiç suçlu sayılmıyor; bu eyleme tamamen yabancı olarak görülemese bile. Mesela, ben Afganistan’daki Taliban’ın İslamiyetle hiçbir ilgisi olmadığını, Pol Pot’un Marksizmle hiçbir ilgisi olmadığını, Pinochet rejiminin Hıristiyanlıkla hiçbir ilgisi olmadığını hangi hakla ileri sürebilirim?

Devamı…Amin Maalouf: Hiç kimse ne insanlığın ne de fanatizmin tekeline sahip değil

Afyon Olarak Hakikat: Akılcılık ve Akılcılaştırma – Immanuel Wallerstein

Tarihsel kapitalizmin, özlemlerinde Prometeusçu olduğunu biliyoruz. Bilimsel ve teknolojik değişme insanın tarihsel etkinliğinde bir değişmez değer olduysa da, her zaman var olan Pro meteus’un, David Landes’in deyişiyle “bağlarından kurtulması” ancak tarihsel kapitalizmde olmuştur. Tarihsel kapitalizmin bu bilimsel kültürüne ilişkin bugünkü temel kolektif imgemiz, bu kültürün “geleneksel” ve bilimdışı kültür güçlerinden gelen zorlu direnişe karşı soylu şövalyeler tarafından ortaya konduğudur. Şövalye, on yedinci yüzyılda Kilise’ye karşı Galileo, yirminci yüzyılda mollalara karşı “modernleştirici”dir. Her seferinde, “boş inançlar”a karşı “akılcılık” ve “zihinsel zulme” karşı “özgürlük” dendi. Bunların siyasal ekonomi alanında burjuva girişimcinin aristokrat toprak sahibine karşı isyanıyla paralel (hatta özdeş) olduğu varsayıldı. Bu temel imgenin, dünya düzeyinde kültürel mücadele imgesinin, gizlenmiş bir öncülü, zamansallığa ilişkin bir öncülü vardır. “Modernlik” zamansal olarak yeni sayılırken, “gelenek” zamansal olarak eski ve modernlikten öncedir; hatta bu imgelerin bazı güçlü çeşitlemelerinde gelenek tarih dışı ve dolayısıyla ölümsüzdür. Bu öncül tarihsel olarak yanlış ve bu nedenle temelli bir biçimde yanıltıcıdır.

Devamı…Afyon Olarak Hakikat: Akılcılık ve Akılcılaştırma – Immanuel Wallerstein

Bir olay örgüsü içinde devinen kişilere dayanarak kurulan anlatı, Kafka’da Modernlik

Kafka’nın yapıtlarında çeşitli eleştirmenlerin sıklıkla değindiği unsurlar vardır: modern toplumdaki yabancılaşmayı, köhnemiş Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bürokrasisinin dehşetini, faşizmi ve totalitarizmi anlattığı söylenmiştir. Modernlik kuramlarına başvurduğumuz zaman bu niteliklerin birbirlerinden ayrışık şeyler olmadığını, bütün modern kapitalist sanayi toplumlarına içkin olduğu görürüz. Kafka’nın bütün yapıtlarında birbirinden farklı soyutlamalarla modern toplumun bir sorunsal olarak sürekli yer aldığını, modern hayatın sürekli değişen veçhelerinin negatif bir biçimde temsil edildiğini iddia etmek mümkündür.

Devamı…Bir olay örgüsü içinde devinen kişilere dayanarak kurulan anlatı, Kafka’da Modernlik

Ruhçözümleme ve Modernlik İlkesi — Aziz Yardımlı

‘Üst İnsanlar tarafından kitlelere karşı bir savaş bildirimine gereksinim var! … Yumuşak ve kadınsı yapan herşey Halkın ya da Kadınların ereğine hizmet eder. Evrensel oy hakkından, eş deyişle, aşağı insanların egemenliğinden yana işler. Ama karşı önlemleri almalı ve bu bütün sorunu aydınlığa ve yargının mahkemesi önüne getirmeliyiz.’ (Nietzsche, Güç İstenci, Kesim 861)

Nietzsche’nin böyle sayısız maçoluk anlatımı çılgınlık dönemine ait görülür, ve ‘sağlıklı’ Nietzsche onlardan bağışık tutulur, üstelik benzerlerinin daha erken yazılarında da bulunmasına karşın. Hiç kuşkusuz burada us-yarılması gibi birşey vardır, ve bu hastalık — şizofreni — duyguyu olduğu gibi kavramı da yakalar, insanı Sevgisinde ve Usunda, Eros’unda ve Logos’unda bozar, onu iletişim kurulamaz, konuşulamaz, birlikte olunamaz bir varlığa çevirir. İnsanın ÖZÜ, İNSAN DOĞASI dediğimiz şeyi yokeder.

Devamı…Ruhçözümleme ve Modernlik İlkesi — Aziz Yardımlı