Söylediklerim acı, sivri ve inciticidir: Biz Suçluyuz – Ali Şeriati

Ali ŞeriatiSöylediklerim acı, sivri ve inciticidir. Eğer görüşlerimde hakikat payı olduğuna inanıyorsanız, lütfen, bu acıtıcı sözlerimden dolayı beni affedin. Zira maslahata göre konuşmak, insanların hoşuna gider. Yalan, hile ve pohpohlama tatlı, hakikat ise acıdır. Ağrının olduğu yeri uyuşturmak ve hastalığın varlığını inkâr etmek hastayı sakinleştirir. Ancak biz, hasta ile karşı karşıyayız ve acı da olsa şu gerçeği açık ve net bir şekilde ona söylememiz gerekir: “Kanser, kanında, beynin derinliklerinde ve kalbinin merkezinde büyük hasarlara neden olmuştur. Hastalık ilerlemiş, zaman kısıtlı ve musibet ağırdır.”

Devamı…Söylediklerim acı, sivri ve inciticidir: Biz Suçluyuz – Ali Şeriati

Cihan Semaları Altında Din ve Modern Maneviyat: Daryush Shayegan ile Söyleşi – François Bonnerdal

Abaküs
Romalılar Frigya ya da Mısır tanrılarını teveccühle kabulleniyorlardı; hoşgörüleri, konukseverce ağırladıkları ve bazen kendilerininkilerle eşit haklar tanıdıkları yabancı tanrılara kadar uzanıyordu. Hoşgörüsüzlük ve akabindeki bir tür kabilecilik ve dinsel baskı, tektanrıcı dinlerle gelmiştir…

Devamı…Cihan Semaları Altında Din ve Modern Maneviyat: Daryush Shayegan ile Söyleşi – François Bonnerdal

Bir olay örgüsü içinde devinen kişilere dayanarak kurulan anlatı, Kafka’da Modernlik

Kafka’nın yapıtlarında çeşitli eleştirmenlerin sıklıkla değindiği unsurlar vardır: modern toplumdaki yabancılaşmayı, köhnemiş Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bürokrasisinin dehşetini, faşizmi ve totalitarizmi anlattığı söylenmiştir. Modernlik kuramlarına başvurduğumuz zaman bu niteliklerin birbirlerinden ayrışık şeyler olmadığını, bütün modern kapitalist sanayi toplumlarına içkin olduğu görürüz. Kafka’nın bütün yapıtlarında birbirinden farklı soyutlamalarla modern toplumun bir sorunsal olarak sürekli yer aldığını, modern hayatın sürekli değişen veçhelerinin negatif bir biçimde temsil edildiğini iddia etmek mümkündür.

Devamı…Bir olay örgüsü içinde devinen kişilere dayanarak kurulan anlatı, Kafka’da Modernlik

Bunalım Edebiyatı ve Modernizmin Sorunları – Svetlana Uturgauri


5O’li yılların ortalarında Türk edebiyatında, modernizmin estetik ilkelerini benimseyen ve Batılı öznel idealist felsefi yaklaşımların etkisi altında bulunan bir grup sanatçı ortaya çıkmıştır. Avrupa sanatı açısından genel bir nitelik haline gelen deneme merakı ve yeni ifade biçimleri arayışı, onların yapıtları açısından da ayırt edici çizgi durumundadır. Fransız “yeni roman” okulunun mektup tekniği grupta özel bir ilgi uyandırmıştır. Gerçi bunlar kayda değer bir roman üretememişlerdir.

Devamı…Bunalım Edebiyatı ve Modernizmin Sorunları – Svetlana Uturgauri

Modernite’den Avant-Garde’a – Matei Calinescu

.
Modernite fikri hem geçmişin kökten bir eleştirisini hem de değişime ve geleceğin değerlerine kesin bir bağlılığı dile getirdiğine göre, modernlerin, özellikle de son iki yüzyıl boyunca, neden çatışmacı “avant-garde” (ya da “advance guard” [öncü güç], ya da “vanguard” [ileri kol]) eğretilemesini edebiyat, sanatlar ve politika da içinde olmak üzere çeşitli alanlara uygulamayı yeğlediğini anlamak zor olmasa gerek.

Devamı…Modernite’den Avant-Garde’a – Matei Calinescu

Modernizmin İdeolojisi – Georg Lukacs

Herhangi bir sanat yapıtının biçemini belirleyen nedir? Niyet biçimi nasıl belirler? (Burada değindiğimiz, kuşkusuz, yapıtta gerçekleştirilmiş olan niyettir; dolayısıyla, yazarın bilinçli niyetiyle örtüşmeyebilir). Bizi ilgilendiren farklılıklar, biçemsel ’teknikler’ arasında olan farklılıklar değildir. Önemli olan dünya görüşü, yazarın yapıtında vurgulanan ideoloji ya da Weltanschaung-dır. Ve yazarın çabası ya da girişimi onun ’niyetini’ oluşturan ve herhangi bir yazının biçemini belirleyen biçimlendirici ilke olan bu dünya görüşünü yaşama geçirmektir. Bu açıdan bakılınca, biçemin biçimciliğinin artık sürmediği görülür. İçerikle bütünleşmiş, özel bir içeriğin özel bir biçimi olmuştur o.

Devamı…Modernizmin İdeolojisi – Georg Lukacs

Ruhçözümleme ve Modernlik İlkesi — Aziz Yardımlı

‘Üst İnsanlar tarafından kitlelere karşı bir savaş bildirimine gereksinim var! … Yumuşak ve kadınsı yapan herşey Halkın ya da Kadınların ereğine hizmet eder. Evrensel oy hakkından, eş deyişle, aşağı insanların egemenliğinden yana işler. Ama karşı önlemleri almalı ve bu bütün sorunu aydınlığa ve yargının mahkemesi önüne getirmeliyiz.’ (Nietzsche, Güç İstenci, Kesim 861)

Nietzsche’nin böyle sayısız maçoluk anlatımı çılgınlık dönemine ait görülür, ve ‘sağlıklı’ Nietzsche onlardan bağışık tutulur, üstelik benzerlerinin daha erken yazılarında da bulunmasına karşın. Hiç kuşkusuz burada us-yarılması gibi birşey vardır, ve bu hastalık — şizofreni — duyguyu olduğu gibi kavramı da yakalar, insanı Sevgisinde ve Usunda, Eros’unda ve Logos’unda bozar, onu iletişim kurulamaz, konuşulamaz, birlikte olunamaz bir varlığa çevirir. İnsanın ÖZÜ, İNSAN DOĞASI dediğimiz şeyi yokeder.

Devamı…Ruhçözümleme ve Modernlik İlkesi — Aziz Yardımlı