Kabataş yalan, Camide içki yalan… Nasıl inanacağız bunca yalandan sonra – Mehmet Y. Yılmaz

Tayyip Erdoğan“Kabataş’ta başörtülü bacımı dövdüler, elimizde görüntüleri var” dedi. Ortada bir şey yok. Kadının söylediklerinin yalan olduğu ortaya çıktı, ama Başbakan hâlâ aynı yalanı meydanlarda haykırıp duruyor.
“Camide içki içtiler, elimizde görüntüleri var” dedi. Böyle bir görüntüyü hâlâ gösterebilmiş değil, bunun doğru olmadığını söyleyen imamın başına gelmeyen de kalmadı. Ama hâlâ aynı yalanda ısrar ediyor.
Uludere’de bir istihbarat hatası sonucunda insanlar bombalandı, öldürüldü. “Yaşananların aydınlanması için tüm imkânlarımızı kullanıyoruz” dedi, olayın üzeri örtüldü, hiçbir şey aydınlatılmış değil.

Devamı…Kabataş yalan, Camide içki yalan… Nasıl inanacağız bunca yalandan sonra – Mehmet Y. Yılmaz

“Bugün insan haklarına aykırı ne varsa, hepsinin altında mahkemelerin imzası var”

Şikâyet etmeden önce yapılması gereken şey
Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, İstanbul yargı çevresindeki “tutuklu öğrencilerin” sayısının 89 olduğunu açıkladı. Raporda Türkiye ölçeğinde bu sayının daha da büyük olduğu vurgulanmakla birlikte kesin bir sayı verilmiyor.
Öğrencilerin büyük çoğunluğunun neden tutuklandıklarını biliyoruz: Parasız eğitim için gösteri yapmak, üniversiteyi ziyaret eden devlet yetkililerini protesto etmeye kalkışmak, pankart açmak, basın açıklaması yapmak gibi “suçlar”.
Bunların hiçbiri tutuklu yargılanmayı gerektirmiyor. Zaten demokratik bir ülkede “suç” sayılmaları bile kendi başına tuhaf bir durum!
Öğrenciler tutuklu yargılanıyorlar ve bu nedenle okullarından bile atılıyorlar çünkü yargı düzenimiz onları “terörle mücadele yasası” kapsamında ele alıyor.
Silahlı bir örgüte üye olmamış, silahlı bir eyleme katılmamış, sadece pankart açıp slogan atmışlar ve bu nedenle terör örgütü üyesi olarak yargılanıyorlar.

Devamı…“Bugün insan haklarına aykırı ne varsa, hepsinin altında mahkemelerin imzası var”