İnsanın Toplumsal Doğası: Bizi birbirimize bağlayan doğal zorunluluk mu?

Marx’ın insanın güçleri ve bu güçlerin gerçekleşmesi için nelerin gerekli olduğuyla ilgili görüşü, insan etkinliğinin (çalışmanın, yaratıcılığın) diğer insanlarla ve diğer insanlar için yapılması gerektiği ve bu nedenle de insanın toplumsal bir varlık olduğu iddiasına zemin hazırlar.

Devamı…İnsanın Toplumsal Doğası: Bizi birbirimize bağlayan doğal zorunluluk mu?

Sinematik Materyalizm, ya da Marx Dolayımıyla Tarkovski – Slavoj Zizek

Bir taraftan kapitalizm, toplumsal hayatı radikal biçimde sekülerleştirirken; otantik yüceliği, kutsallığı, ruhu da acımasızca paramparça eder: Kapitalizm, dini şevkin, kahramanca gayretlerin, cahil ve zevksiz duygusalcılığın en ilahi coşkularını bencil hesapların buzlu sularında boğmuştur.

Devamı…Sinematik Materyalizm, ya da Marx Dolayımıyla Tarkovski – Slavoj Zizek

Komünizmin Babası Marx ve Anarşizmin Babası Bakunin – Murray Bookchin

“Hâlâ senin dostun olup olmadığımı soruyorsun. Evet, sevgili Marx, her zamankinden fazla dostunum, çünkü zamanında ekonomik devrim yoluna sapıp hepimizi seni takip etmeye davet ettiğinde ve milliyetçiliğin, salt siyasi girişimciliğin dar yollarına sapardan eleştirdiğinde ne kadar haklı olduğunu şimdi her zamankinden daha iyi anlıyorum…”

Devamı…Komünizmin Babası Marx ve Anarşizmin Babası Bakunin – Murray Bookchin

“İnsan bilinci vestiyer değildir!” Siyasal Yazılar – Yılmaz Güney

“Her organik varlık her an hem aynı şeydir, hem de aynı şey değildir; her an dışarıdan aldığı maddeleri özümlerken, daha başka maddeleri de dışarı atmaktadır; her an bedenindeki hücreler ölmekte ve yeni hücreler oluşmaktadır; gerçekte, belirli bir süre içinde her organik varlığın bedeninin maddesi tepeden tırnağa yenilenir ve yerini başka madde atomları alır, dolayısıyla her organik varlık her zaman hem kendisidir, hem de kendisinden başka şeydir.”

Devamı…“İnsan bilinci vestiyer değildir!” Siyasal Yazılar – Yılmaz Güney

“Gönüllü kölelik diye bir şey yoktur” Kapitalizm, Arzu ve Kölelik – Frederic Lordon

Frederic LordonLa Boétie’de öngörü, çağdaş düşünürlerde neredeyse benimsenmiş bir şey olan, “gönüllü kölelik” fikrinde ifade bulur, zira fiziksel tabiiyete yönelik katı baskılar dışında, insan ancak az çok “isteyerek” bağlanabilir ve bu istek gizemli bir istek olarak kalmaya mahkûmdur. Bu yaman paradoksa karşı, Spinoza bambaşka bir yabancılaşma mekanizması ortaya atar: Gerçek zincirler duygularımızın ve arzularımızın yarattığı zincirlerdir. Gönüllü kölelik diye bir şey yoktur. Yalnızca duygusal kölelik diye bir şey vardır ki bu da evrenseldir.

Devamı…“Gönüllü kölelik diye bir şey yoktur” Kapitalizm, Arzu ve Kölelik – Frederic Lordon

Somut Şeylerin Düşünürü: Marx’ı yeniden okumanın değeri* – Hans Martin Lohmann

Karl-MarxKarl Marx, bugün ülkeleri ve onların ekonomilerini ulusal düzeyde iflasa ve yıkıma süren Kapitalizmin dünya ölçeğindeki krizini görseydi asla şaşırmazdı. Sözcüğün kendisinin ortaya çıkışından çok uzun zaman önce (geçmiş yüzyılın ortalarında-XIX.yy), globalizmin neye karşılık geldiğini biliyor ve işlevinin ne olduğunun bilincindeydi. Üretim fazlalığından muzdarip endüstri sektörünü bataklıktan kurtarmak için verilen devlet fonlarını ise, ki onların yardımıyla her türlü değer tahrip ediliyor, alaya alıp dalga geçerdi. Bugün Marx’ı, toter Hund[2] olarak değil de bilakis Alman dilinde, – özellikle şaşılacak derecede halen aktüel olan ekonomi eleştirisinde – güçlü eserler vermiş önemli bir yazar olarak okumak için bir çok neden var.

Devamı…Somut Şeylerin Düşünürü: Marx’ı yeniden okumanın değeri* – Hans Martin Lohmann

Slavoj Zizek: Mandela’nın tutmadığı sözleri hayata geçirerek Mandela’nın mirasına sadık kalabiriz

ZizekNelson Mandela, hayatının son yirmi yılında, bir ülkenin, ne diktatoryal iktidarın ne de anti-kapitalist tavrın cazibesine kapılmaksızın sömürgeci boyunduruktan nasıl kurtarılabileceğine dair bir model olarak alkışlandı. Kısacası Mandela bir Mugabe değildi; Güney Afrika özgür basına ve küresel piyasaya iyi eklemlenmiş ve aceleci sosyalist deneyimlere karşı mesafeli canlı bir ekonomiye sahip bir çok-partili demokrasi olmayı sürdürdü. Artık, ölümüyle birlikte Mandela’nın aziz mertebesinde bir bilge olarak itibarı ilelebet payidar kalacak görünmektedir: Hakkında Hollywood filmleri yapıldı – bir başka filmde Tanrı rolünde de oynamış olan Morgan Freeman tarafından canlandırıldı. Rockstarlar ve dini liderlerden, sporculara ve Bill Clinton’dan Fidel Castro’ya kadar politikacılara, herkes Mandela’nın kutsanması konusunda birlik oldu.

Devamı…Slavoj Zizek: Mandela’nın tutmadığı sözleri hayata geçirerek Mandela’nın mirasına sadık kalabiriz

Marx’ın Yabancılaşma Teorisinin Kavramsal Yapısı – Istvan Meszaros

Marksist Sistemin Temelleri
Söylenceleri icat etmek kolay ama bunlardan kurtulmak zordur. Boş bir balonu (her türden kanıtlarıyla düpedüz cehaleti), bolca sıcak havayla (yani, sırf hüsnükuruntuyla) tıkabasa doldurup havalandırmak yeter de artar bile; hele bu hüsnükuruntuda ayak direnirse bu uydurma uçuş için gerekli yakıt bol bol sağlanmış olur. İleride, Marx Üzerine Tartışmalar bölümünde, 1844 Elyazmaları ile ilgili belli başlı söylenceleri biraz uzunca tartışacağız. Yine de bu noktada, çeşitli yorumlarda pek de göze batmayacak ölçüde olmakla beraber, bir bütün olarak Marx’ın yapıtını eksiksiz değerlendirmek için büyük teorik önem taşıyan bir söylenceyi kısaca ele almak zorundayız.

Devamı…Marx’ın Yabancılaşma Teorisinin Kavramsal Yapısı – Istvan Meszaros

Tüm sosyal bilimlerin en belirsiz kavramı olarak ideoloji – David McLellan

1- Kavramın Gelişimi
İdeoloji tüm sosyal bilimlerin en belirsiz kavramıdır; çünkü, en temel fikirlerimizin dayanaklarını ve geçerliliklerini sorgular. Böyle olduğu için de zorunlu olarak, tartışmalı, yani tam da tanımında (ve bu yüzden uygulanışında), akut bir karşıtlık bulunan bir kavramdır.[1] Bazı önemli istisnalara rağmen, ideoloji kelimesi aşağılayıcı çağrışımlarla yüklüdür. İdeoloji, nadiren bizim, ama çoğunlukla ötekinin düşüncesidir.Kendi düşüncemizin ideolojik olabileceği ise, en değerli kavrayışlarımızın temellerini hiç hoşumuza gitmeyecek biçimde daha kaygan bir zemine oturtacağından korkarak, neredeyse içgüdüsel olarak karşı çıktığımız bir önermedir.

Devamı…Tüm sosyal bilimlerin en belirsiz kavramı olarak ideoloji – David McLellan

Marksist bütünsellik’in sorgulanması açısından akıl, ideoloji ve bilim

Burada, belirtilen noktalara ilişkin eksiklikler, belirsizlikler ve geliştirilmeye duyulan ihtiyaç göz önünde bulundurularak, kısaca, modernizmin felsefi ilkelerine bağlılığı açısından “Marksist Bütünsellik”in çok genel bir değerlendirmesi sunulmaya ve bu genel görünüm çerçevesinde Akıl, İdeoloji, Bilim, Hakikat, Teori vb. konulara değin belli bir tartışmaya çok özet olarak değinilmeye çalışılacak; yalnızca bir giriş niteliğinde uzaktan bir görünüm oluşturmak amaçlandığından, belirtilen ve ima edilen noktalar satır başlarıyla yetinilerek geçilecek.

Devamı…Marksist bütünsellik’in sorgulanması açısından akıl, ideoloji ve bilim

Anarşizm nedir? Temel Kavramlar, Köken ve Gelenekler

“Anarşi” ve “anarşizm” kelimeleri Yunanca an (“-sız”, olumsuzluk eki) archos (“yönetici”)kelimesinden türemiştir. Bu yüzden anarşizm en genel anlamı ile yönetimin gereksiz olduğu ve ortadan kaldırılması gerektiği yönündeki inanç ve düşüncedir. “Anarşi” kelimesi, pek çok anarşistin kullandığı biçimiyle kaos veya anomi anlamına gelmez, gönüllü toplumsal ilişkilere dayanan bir toplumu ifade eder.

Anarşizm, toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir. Anarşi, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.

Devamı…Anarşizm nedir? Temel Kavramlar, Köken ve Gelenekler