Maksim Gorki’den Anton Çehov’a bir mektup: “Sizi görmeyi çok istiyorum”

Ünlü Rus yazarı Gorki, Çehov’un bazı hikâyelerini okurken ağladığını itiraf eden bir Çehov hayranı.*  Lenin’nin önerisi üzerine yazmaya başlayan Gorki, değer verdiği bu yazar ile uzun süren mektuplaşmalarında zaman zaman yazarlık üzerine çeşitli öneriler de alıyor.

Devamı…Maksim Gorki’den Anton Çehov’a bir mektup: “Sizi görmeyi çok istiyorum”

Gorki: Tolstoy’a “Öküz” adlı öykümü okudum; çok güldü

maksim_gorki_ve_tolstoyOna “Öküz” adlı öykümü okudum; çok güldü ve “dil hokkabazlıklarını” iyi bildiğim için övdü beni.

“Ama sözcükleri acemice kullanıyorsunuz, bütün köylüleriniz çok akıllıca konuşuyorlar. Gerçek hayatta köylüler aptalca konuşurlar, ipe sapa gelmez laflar ederler, ne demek istediklerini hemen anlayamazsın. Kasten yapılır bu. Söyledikleri sözlerin saçmalığının altında başka bir şey söyleme isteği gizlidir her zaman.

Devamı…Gorki: Tolstoy’a “Öküz” adlı öykümü okudum; çok güldü

Gorki: Bütün bu iğrençliği, utanç verici çürümüşlüğü duyabilseydin bizim hakikatimizi anlardın

Gorki

“Biz, insanları birbirlerinden ayıran, birbiri aleyhinde silahlandıran, birbiriyle çatıştıran, amansız bir çıkar karşıtlığı yaratan, bu karşıtlığı gizlemek ya da haklı göstermek için yalana başvuran, bütün insanları yalan, ikiyüzlülük ve kinle yozlaştıran kişisel çıkarlara karşıyız. Biz diyoruz ki: İnsanı, zenginleşmek için bir alet olarak gören bir toplum, insanlığa karşıdır, bize düşmandır. Onun ikiyüzlü ve yalancı ahlâkını kabul edemeyiz…

Devamı…Gorki: Bütün bu iğrençliği, utanç verici çürümüşlüğü duyabilseydin bizim hakikatimizi anlardın

Stefan Zweig’ten Maksim Gorki’ye Mektup: Toplum milliyetçi çılgınlığın peşinden gidiyor

GorkiSevgili, Büyük Maksim Gorki,
Şu anda elimde mektubunuzu ve çok değerli müsveddelerinizi tutuyorum. Mektup, sansürden geçmiş olduğu için biraz geç geldi. Şimdi size nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Çalışmalarım üzerine övgüleriniz beni utandırmıyor değil. Kendimi henüz o kadar deneyimli kabul etmiyorum, kimi öykülerimde psikolojiye gereğinden fazla yer verdiğimi de biliyorum. Siz Rus yazarlarda görülen ve hayranı olduğum o üstün edebî güce bizler sahip değiliz. Biz Avrupalılar kendimize yeni bir yol bulmalı, yaşamın gerçeklerine dönmeliyiz. Sizse olağanüstünüz, başka türlü de olamazsınız. Halklarınızın ruhu bize kapalı, Avrupalı yazarlar içine giremiyor. Nasıl olmam gerektiğini biliyorum, işte bu nedenle hiçbir zaman mutlu değilim ya.

Devamı…Stefan Zweig’ten Maksim Gorki’ye Mektup: Toplum milliyetçi çılgınlığın peşinden gidiyor

Maksim Gorki: “Bazı insanlar vardır ki, ruhlarının boşluğunu bile kendilerinden saklamak isterler”

GorkiRus küçük burjuvasına, bilinmeyen zamanlardan beri akla karşı bir güvensizlik, hatta bir düşmanlık aşılanmıştır. Kilise buna göz kulak olmuş, edebiyat da yardım etmişti. Gogol’un Mektupları’ndan bugüne kadar gelen büyük Rus yazarları arasında, aklın yaratıcı kuvvetini, insanlığa ettiği büyük hizmetleri göz önünde tutarak, değerlendirmiş bir kimseye pek rastlamayız. Leon Tolstoy, Günce’sine 1951 de şunları yazmıştı: «Şuur insanın başına gelebilecek en büyük beladır.» Daha sonra, Arsenyeva’ya yazdığı bir mektupta ise: «Üstün zeka insanı tiksindirir» demişti. Bu düşünce, bu büyük yazarın bütün ahlak felsefesine sızmış, büyük sanatçı eseri üstünde de etkisini göstermiştir. Dostoyevski’nin de akılla hiç başı hoş değildi.

Devamı…Maksim Gorki: “Bazı insanlar vardır ki, ruhlarının boşluğunu bile kendilerinden saklamak isterler”

“Bizler, kahramanlar ve çilekeşler, birbirimize neden önemsiz görünüyoruz, biliyor musun?” – Maksim Gorki

HISTORISKEBILDERBak Eva, ümit etmek garip bir şeydir. İnsan bir sabah vakti bir yol boyunca yürüyüp sevdiği kimseye o yolda rastlayacağını ümit edebilir. Ona rastlar mı? Hayır. Neden rastlamaz? Çünkü sevilen kimse o sabah ya bir işle meşguldür, yahut da başka yerdedir… Ben dağlarda yaşlı ve kör bir Lâponla tanıştım. Elli yaşından beri gözleri hiç görmüyordu, yetmişini aşmıştı. Ama o, zaman geçtikçe daha iyi gördüğünü sanıyor, fikrince görmesi muntazam bir şekilde düzeliyordu. Bir aksilik olmazsa birkaç sene içinde güneşi görebileceğini umuyordu. Saçları henüz siyahtı ama gözleri bembeyaz. Çadırında oturmuş tütün içerken, bana kör olmadan önce gördüğü çeşitli şeyleri anlatırdı.

Devamı…“Bizler, kahramanlar ve çilekeşler, birbirimize neden önemsiz görünüyoruz, biliyor musun?” – Maksim Gorki

Maksim Gorki: Dostluk duygularını benimsemek faydalı ama insanlar, köpekleri diğer şeylerde taklit etmemeli

GorkiAşk ve Ölüm 
Bana mektup gönderen bazı okuyucular aşk ve ölüm teması üstünde felsefe yapıyorlar. Bunları en çok şaşırtan şey “her canlı varlığın yolu üstünde karşılaştığı” ölümdür.
Aklı başında yirmiye yakın insan tamdım ki, ölüm üstüne derin düşüncelere dalmanın kendilerini daha da zeki hale getirdiği düşüncesindeydiler. Bu insanlar bende de türlü türlü düşünceler uyandırdılar; ama, açıkça söyleyeyim ki, bu filozofların koyu karanlıkları mum ışığı ile aydınlatmağa çalışmak için boşu boşuna harcadıkları zamana pek acıdım.
Bana öyle geliyor ki, bu yöndeki “kuramsal düşüncelere girişmek ihtirası”, “tanıma, öğrenme melekesi”ni körleştirir, bizim “kuramsal düşünen” adamımızı bir çıkmaza sürükler; genç filozof da kendince hiç beklenmedik şu sonuca varır:

Devamı…Maksim Gorki: Dostluk duygularını benimsemek faydalı ama insanlar, köpekleri diğer şeylerde taklit etmemeli

Gorki: “Balzac, benim için en değerli kitapların yazarı, onu bir öğretmeni sever gibi seviyordum”

balzacBalzac’ın yapıtlarını anımsamak benim için tıpkı boş, sıkıcı bir vadide yürüyen yolcunun bir zamanlar geçtiği verimli, güzel bir diyarı anımsaması gibi hoş bir şey.
İlk Fransız kitabını okuduğumda on üç yaşındaydım. Bu, Edmond Goncourt’un Zemganno Kardeşler adlı kitabıydı ve sanatçıların, kendilerine karşı düşmanca bir merak duyan, dar, ruhu çirkinleştiren bir çevrede manevi yalnızlık kaderine mahkûm insanların dokunaklı öyküsünü anlatıyordu.
Bu güzel kitap, beni içerdiği insan hasretiyle heyecanlandırmış ve bana her zaman ruhunun en iyi yanlarını dünyaya sunan bütün insanlara karşı özellikle dikkatli, ilgili ve merhametli davranma düşüncesini aşılamıştı.

Devamı…Gorki: “Balzac, benim için en değerli kitapların yazarı, onu bir öğretmeni sever gibi seviyordum”

“İyi bir insan için yaşam zor, ölüm kolay” – Maksim Gorki’nin Hayatı ve Sanatı

GorkiMaksim Gorki:
“Her sabah nereye gittiğini bilmeden bir işe giden, her akşam nereden çıktığını bilmeden bir işten çıkan, sevmediği hayatı yaşayan, sevmediği işi yapan, sevmediği kişilerle yaşayan, kalabalıkların yüzünden yaşamaya karşı, ne bir sevgi, ne de bir sevgisizlik işareti olmadan gelip geçen, her akşam evinin dört duvarı arasına sanki bir mezara girermiş gibi giren, gecelerini bir sıkıntı yorganının altında yalnız ya da yanındaki yabancı gövdeyle geçiren; 
bütün ölü kentlerin, ölü doğmuş çocukları!
Size bu ölü yaşamı hazırlayan “burjuvazidir” ve bu acımasız oyunun varlığını siz izin verdiğiniz sürece sürecektir. ”
[ Sıradan İnsanlar ve İş Üzerine]

Devamı…“İyi bir insan için yaşam zor, ölüm kolay” – Maksim Gorki’nin Hayatı ve Sanatı

Maksim Gorki’nin hayatı, sanatı ve yazın yolculuğu – Ataol Behramoğlu

GorkiÇocukluk ve ilk gençlik, Narodniklerle ilişkiler
Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov’dur. “Acı” anlamına gelen Gorki adını sonradan aldı. 1868 yılında Nijni Novgorod (bugünkü Gorki) kentinde doğdu. Babası M.S. Peşkov, marangozdu. Annesi V. V. Kaşirina, bir boya atölyesi sahibinin kızıydı. Babasını çocuk yaşlarda yitiren Gorki, bir süre dedesi V. Kaşirin’in evinde yaşadı. Fakat günün birinde V. Kaşirin şöyle dedi torununa: “Aleksey, sen bir madalyon değilsin. Seni ömrümün sonuna kadar boynumda taşıyamam. Haydi git, ekmeğini kazan.” Gorki “ekmeğini kazanmaya” gitti bunun üzerine. O sırada on bir yaşındaydı. Bir sürü işe girip çıktı. Dükkânlarda çıraklık, bir gemide ahçı yamaklığı yaptı.

Devamı…Maksim Gorki’nin hayatı, sanatı ve yazın yolculuğu – Ataol Behramoğlu

“Zenginliğe ve kaba kuvvete tapmalarıyla tepemi attırıyorlardı” | Yol Arkadaşım – Maksim Gorki

GorkiZengin bir prens, komşularını yemeğe çağırmış bir gün. Şaraplar içilmiş; çörekler, şaşlıklar, lavaşlar, pilavlar yenmiş. Prens yemekten sonra konuklarını tavlaya götürmüş. Atlar eyerlenmiş. Ev sahibi kendine en iyi atı seçip tarla boyunca dört nala sürmüş. Yaman bir atmış bu! Konuklar hayvanın gösterişini, hızını övmüşler. Prens bir daha dört nala kaldırmış onu. Fakat tam bu sırada beyaz atlı bir köylü ortaya çıkıp prensi geride bırakmış. Üstelik bir de kurumlu kurumlu gülüyormuş… Konukların karşısında küçük düşen prens, kaşlarını çatmış; köylüye yanına gelmesini işaret edip bir kılıç vuruşuyla kafasını gövdesinden ayırmış adamın; atın kulağına da bir kurşun sıktıktan sonra gidip hükümete teslim olmuş.

Devamı…“Zenginliğe ve kaba kuvvete tapmalarıyla tepemi attırıyorlardı” | Yol Arkadaşım – Maksim Gorki

Maksim Gorki: “Kalem haydutları vardığını patronlarına ispat etmek zorundadırlar”

Bunlar «Hayvanların Koruma Derneği»nin eylemli birer üyesi olabilir, uygar Avrupa şehirlerinin sokaklarında işçilere sopa atan polisi hiç ilgisiz seyredebilirler. Canlı hayvanı kesip biçerek fizyoloji tecrübeleri yapılmasına itiraz edebilir, tavşanların, köpek yavrularının, kobayların hayatını savunabilirler, ama aynı zamanda da, milyonlarca insanın ölümüne sebep olan emperyalist savaşların kaçınılmaz oluşunu, kapitalist devletlerin vahşi sömürge siyasetini haklı gösterebilirler; patronlarının emri üzerine, Avrupa küçük burjuvalarını Sovyetler Birliğine karşı askerî müdahalede bulunmağa, bolşeviklere karşı tedhiş hareketine girişmeğe sürükleyebilirler. Genellikle, «hem iyiliğe, hem kötülüğe karşı aynı yüz kızartıcı ilgisizliği» gösterirler, ama bankerlerin gazeteleri ile işbirliği edip, herhangi bir «iyiliği», örneğin, faşizmi salık verir, herhangi bir «kötülüğü», örneğin komünizmi suçlayabilirler.

Devamı…Maksim Gorki: “Kalem haydutları vardığını patronlarına ispat etmek zorundadırlar”