İlk Yapıtlarındaki Özellikleriyle Dostoyevski ve Tolstoy – Ataol Behramoğlu

Ataol BehramoğluFyodor Dostoyevski ve Lev Tolstoy, 19. yüzyıl Rus edebiyatının iki dev yazarıdır. Gerek yaşadıkları dönemde gerek ölümlerinden sonra kendi edebiyatları ve dünya edebiyatı üstünde etkileri olağanüstü büyük olmuştur. Yazarlık yetenekleri ve yarattıkları etki bakımından aynı değerde büyük yazarlar olmalarına karşın yapıtları arasında bu iki yazarı birbirinden derinliğine ayıran farklılıklar vardır. Bu farklılıklar yaşam çizgilerinin farklılığında görülebildiği gibi yazarların ölümünden sonra yapıtlarının günümüze kadar süregelen etki alanlarının farklılığında da kendini göstermektedir. İlk ürünlerini Rus edebiyatının devrimci demokrat geleneği içinde veren, “Ölü Bir Evden Anılar” gibi 19. yüzyıl gerçekçi Rus edebiyatının başyapıtlarından birinin yaratıcısı Dostoyevski”nin yaşamının son yıllarında giderek sağ bir çizgiye kaydığını.

Devamı…İlk Yapıtlarındaki Özellikleriyle Dostoyevski ve Tolstoy – Ataol Behramoğlu

Gorki: Tolstoy’a “Öküz” adlı öykümü okudum; çok güldü

maksim_gorki_ve_tolstoyOna “Öküz” adlı öykümü okudum; çok güldü ve “dil hokkabazlıklarını” iyi bildiğim için övdü beni.

“Ama sözcükleri acemice kullanıyorsunuz, bütün köylüleriniz çok akıllıca konuşuyorlar. Gerçek hayatta köylüler aptalca konuşurlar, ipe sapa gelmez laflar ederler, ne demek istediklerini hemen anlayamazsın. Kasten yapılır bu. Söyledikleri sözlerin saçmalığının altında başka bir şey söyleme isteği gizlidir her zaman.

Devamı…Gorki: Tolstoy’a “Öküz” adlı öykümü okudum; çok güldü

Tolstoy’un 9 Kitabından Etkileyici Alıntılar

Lev TolstoyHerkes onu insan ruhunun doktoru olarak tanımlasa da o, en çok kendi ruhunun doktorluğunu yapıyordu. Geçmişinde pek çok savaş kahramanı, ayrılıkçı devrimci, siyasi sürgün bulunan varlıklı, soylu bir ailenin henüz 2 yaşındayken annesini ve 9 yaşındayken babasını kaybetmesinin ardından diğer 4 kardeşi ile birlikte teyzesi tarafından yetiştirilen çocuğuydu Tolstoy. Muazzam gözlem yeteneğine ve hafızasına rağmen okulda başarısızdı. Öğretmenleri onu hem öğrenme kabiliyetinden yoksun hem de isteksiz diye tanımlıyordu.

Devamı…Tolstoy’un 9 Kitabından Etkileyici Alıntılar

Tolstoy: Göze göz, dişe diş dendiğini duymuşsunuzdur ama ben size böyle yapmamanızı, direnmenizi söylüyorum

Lev TolstoyII. Aleksandr’ın 1862 yılında altı milyon serfi (çiftçilik yapan köle) özgür bırakmasından uzun yıllar önce, serflik zamanındaydı. O zamanlar insanlar çeşitli lordlar tarafından yönetilirdi. Tanrı’yı hatırlayıp, serflerine hayvan gibi değil, insan gibi davranan çok yoktu, yine de iyi veya cömert davranışlarda bulunan birkaç lord olurdu, fakat en barbarca ve zalimce davrananlar eskiden serf olup, bataktan çıkıp prens olanlardı. İşte bu ikinci sınıf kişiler, onların yönetiminde olmak talihsizliğine uğrayanlar için hayatı çekilmez yaparlardı. Çoğu köylülükten gelmiş, asil efendilerinin malikanelerinde kahyalığa atanmıştı.

Devamı…Tolstoy: Göze göz, dişe diş dendiğini duymuşsunuzdur ama ben size böyle yapmamanızı, direnmenizi söylüyorum

“Ortalama insan için sanat, güzelin ortaya çıkmasıdır” Leo Tolstoy’da Aktarım – Berna Moran

Lev Tolstoy“İnsanı bedenen ameliyat etmek için bayıltmak, ruhen ameliyat etmek içinse ayıltmak gerekir”

Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı “Tanrının Egemenliği İçinizdedir” kitabıyla yeni bir Hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine neden oldu. Marksizm’den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı.Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışarak eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edindi. Ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdi.Bir küskünlük sonucunda kış ortasında evini terk edip hasta düştükten sonra, Astapovo’da tren istasyonunda zatürre’den öldü. 

Devamı…“Ortalama insan için sanat, güzelin ortaya çıkmasıdır” Leo Tolstoy’da Aktarım – Berna Moran

Tolstoy’da Ölüm Düşüncesi veya İvan İlyiç’in Ölümü – Nazmi Eroğlu

Lev TolstoyTolstoy dünya edebiyatına mal olmuş bir Rus düşünürü ve edebiyatçısı. Edebiyat merdivenlerini nesirle tırmanmış ve o yolda zirveye oturmuş bir romancı. Romanda başarılı olmuş her yazar gibi o da, hayatın içindeki gerçekleri ve problemleri en çarpıcı açıklığıyla ve derin tahlillere girerek anlatmıştır. Bu yöndeki başarısı nispetinde okuyucu tarafından hüsnü kabul gördüğü söylenebilir ve bitmeyen bir ilgiyle günümüze kadar canlılığını sürdürmektedir.
Ölüm, hayatın en önemli, en gerçekçi, en riyasız yanını temsil etmektedir. Buna rağmen insanlar, büyük oranda, ölümü her zaman kendinden uzakta görmektedirler. Belki de, insan fıtratının bu şekilde ölüme yaklaşması, hayatı çoğu zaman yaşanılır kılabilmektedir.

Devamı…Tolstoy’da Ölüm Düşüncesi veya İvan İlyiç’in Ölümü – Nazmi Eroğlu

Aziz Nesin’in, Leo Tolstoy’un “İtiraflarım” Adlı Eserine Dair Düşünceleri: “İçtenlikli bulmadım”

İtiraflarımJ. J. Rousseau’nun itiraflarıyla – belleğimde kaldığı kadarıyla- L. N. Tolstoy’un itiraflarını karşılaştırınca, aşağı yukarı, hem de yüzelli yıl sonra yaşamışken, Tolstoy’unkini yeterince içtenlikli bulmadım. Nedeni şu: itiraf insanın kendine yazdığı, kendi için yazıyormuş, sanki başkaları okumayacakmış gibi bir yazı olmalıdır bence. İnsanın kendi başına kendi kendisiyle konuşması gibi, günah çıkarma hücresinde günah çıkarır gibi bişey… Oysa L. N. Tolstoy İtiraflarımda, kendine değil başkalarına kendini anlatıyor. Böyle olunca da doğal olarak içtenlikli olmuyor.
Benimkisi bir haddini bilmezlik örneği. Koskoca Tolstoy’u eleştirmek senin haddine mi kalmış!

Devamı…Aziz Nesin’in, Leo Tolstoy’un “İtiraflarım” Adlı Eserine Dair Düşünceleri: “İçtenlikli bulmadım”

“Kendimi Asma Fikrine Kapılmaktan Korkuyordum” Leo Tolstoy’un İtiraflarında “Hasta Ruh”

Lev TolstoyEğer mutlu ve rahat bir yaşımın tam ortasındayken, birdenbire yaşamayı sürdürmeye bir neden olmadığını, yaşamın anlamsız olduğunu düşünmeye başladıysanız, bu ne anlama gelebilirdi?
Tolstoy’un “İtiraflarım” isimli eserinden alınan bu pasajlar, böyle bir deneyimi tanımlamakta ve William James’in “Hasta Ruh” diye isimlendirdiği şeyin bir tablosunu çizmektedir.


“Yaşamım birden durdu.
Nefes alabiliyor, yemek yiyebiliyor, içebiliyor ve uyuyabiliyordum…
Ama içimde gerçek yaşam yoktu.

Devamı…“Kendimi Asma Fikrine Kapılmaktan Korkuyordum” Leo Tolstoy’un İtiraflarında “Hasta Ruh”

Leo Tolstoy’un Eğitim Anlayışı: Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi?

Lev Tolstoyİnsanlar cahil doğar, aptal değil
Tolstoy(1828-1910) şiddeti çağrıştıran bir terim olduğu için kendine açıkça anarşist demediyse de, devlet ve mülkiyete karşı İsa’nın öğretileri temelinde anarşist bir eleştiri geliştirdi. Böylelikle anarşist hareket içinde etkin bir barışçı geleneğin gelişimine yardımcı oldu. Hükümet sahtekarlığının, yurtsever ahlâk dışılığının ve militarizm tehlikesinin en güçlü eleştirmenlerinden birisi oldu.
Tolstoy eğitime ise hem teorik eserleriyle, hem öğretmenlik çalışmalarıyla hem de yazdığı okul kitaplarıyla hizmet etmiştir. Halkı yaşadığı sefaletten kurtarmak için, köylülerin çocuklarına yönelik İ. Poliana köyünde Jasnaja Poljana adında bir okul kurdu. Açtığı okulda çocuklara ne öğreteceğini bilmediği için onları bütünüyle serbest bıraktı.

Devamı…Leo Tolstoy’un Eğitim Anlayışı: Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi?

Leo Tolstoy’un büyük torunu Vladimir Tolstoy ile söyleşi

Lev TolstoyLeo Tolstoy’un büyük torunu Vladimir Tolstoy, RBTH’de yayımlanan söyleşisinde, ünlü dedesinden ve bugünkü gelişmeler hakkında Tolstoy’un neler hissedebileceğinden söz etti. Şu sırada Yasnaya Polnaya müzesinin de yöneticisi olan Vladimir Tolstoy ile yapılmış bu ksa ve ilginç söyleşiyi yayınlıyoruz:

Tolstoy hakkında sık sık yazıyoruz. Onun büyük fanatiği olan okurularımız İngilizce yazmış olmasını diliyor. Tolstoy’un Frazsızcası mükemmeldi. Başka hangi dilleri biliyordu?

Lev Tolstoy farklı düzeylerde toplam on üç dil konuşuyordu. Fransızcası ve Almancası mükemmeldi. İngilizcenin dışında Tatarca ve öbür Slav dillerini de iyi bilirdi. Antik Yunan okudu. Dilbilgisine özel bir yeteneği vardı; hatta kendine özgü bir öğrenme yöntemi geliştirmişti.

Devamı…Leo Tolstoy’un büyük torunu Vladimir Tolstoy ile söyleşi

Lev Nikolayeviç Tolstoy’dan bir öykü Efendi ile Uşağı

1870’lerde bir kış mevsimi geçti anlatacağımız bu olay. Aziz Nikolay Yortusu’nun ertesi günüydü. Yortu köyün kilisesinde topluca kutlanmıştı, ama ikinci sınıf tüccar Vasili Andreyiç Brehunov kiliseyi bir türlü bırakıp işlerinin başına dönemedi. Kilise yönetim başkanı olan tüccar, yortuyu daha sonra bir de evinde kutlayarak akraba ve tanıdıklarını ağırlamak zorundaydı. Ancak evinden son konuklar gider gitmez yol hazırlığına koyuldu.
Komşu köyden bir toprak ağasının bir süre önce fiyatını kararlaştırdıkları korusunu almaya gidecekti. Kentli tüccarlar bu yağlı parçayı elinden kapmadan bitirmeliydi işini. Vasili Andreyiç koruya yedi bin ruble verdi diye toprak ağası fiyatı 10 bine yükseltmişti. Aslına bakılırsa yedi bin ruble korunun değerinin yarısıydı. Belki Vasili Andreyiç fiyatı on binden aşağı düşürebilirdi; çünkü koru, onun bulunduğu bucağın sınırları içindeydi ve ilçenin tüccarlarıyla aralarında varılan anlaşmaya göre, bir tüccar bir başkasının bucağında satılan malın fiyatını artıramazdı. Ne var ki, il merkezindeki kereste tüccarları göz dikmişti Goryaçkino köyü korusuna. Vasili Andreyiç onlardan önce davranıp toprak ağasıyla pazarlığı sonuca bağlamalıydı.

Devamı…Lev Nikolayeviç Tolstoy’dan bir öykü Efendi ile Uşağı