Tarihten Günümüze Kadın ve Erkek Eşitsizliği – Yuval Noah Harari

Tarihte farklı toplumlar farklı hayali hiyerarşiler benimsediler. Günümüzde Amerikalılar için çok önemli olan ırk, sözgelimi ortaçağdaki Müslümanlar için görece önemsizdi. Kast, ortaçağda Hindistan’da bir ölüm kalım meselesiyken, modern Avrupa’da söz konusu bile değildir. Neredeyse bilinen tüm insan toplumlarının hepsinde önemli bir yere sahip olan ise cinsiyet hiyerarşisidir.

Devamı…Tarihten Günümüze Kadın ve Erkek Eşitsizliği – Yuval Noah Harari

Amin Maalouf: İçimden işte katiller böyle “imal ediliyor” diye haykırmak geliyor!

1976’da Lübnan’ı terk edip Fransa’ya yerleştiğimden beri, son derece iyi niyetli olarak, kendimi “daha çok Fransız” mı, yoksa “daha çok Lübnanlı” mı hissettiğim ne kadar çok sorulmuştur bana. Cevabım hiç değişmez: “Her ikisi de!” Herhangi bir denge ya da haktanırlık endişesi yüzünden değil, ama cevabım farklı olsaydı, yalan söylemiş olurdum.

Devamı…Amin Maalouf: İçimden işte katiller böyle “imal ediliyor” diye haykırmak geliyor!

G. Orwell’in 1984 Kitabından 10 Alıntı: Duymak istediklerimizi söyleyenleri severiz

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda  en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır.

Devamı…G. Orwell’in 1984 Kitabından 10 Alıntı: Duymak istediklerimizi söyleyenleri severiz

Şeyh Bedreddin: Önce mutsuzluktan kurtulmak gerekir. Sonra da mutluluktan…

“Ruh gücü” derler. Bilgi yoksa, ruh güçsüzdür. Ama anlamış kişi için bilgi de bir engele dönüşebilir. Bu yüzden anlamış kişi, bildiğini unutmalıdır.Önce mutsuzluktan kurtulmak gerekir. Sonra da mutluluktan. Mutluluk da çünkü bir hapishane olabilir. Her şey bir hapishane olabilir. Öğretmene, şeyhe duyulan bağlılık bile.

Devamı…Şeyh Bedreddin: Önce mutsuzluktan kurtulmak gerekir. Sonra da mutluluktan…

Krishnamurti: Öldürmek elbette hayattaki en yıkıcı ve yoz eylemdir!

Kendi başınıza doğru olanı algıladığınızda, başkasını öldürmenin sevgi olmadığını öğrendiğinizde, başkalarıyla kurduğunuz ilişkilerde düşmanlığa yer olmaması gerektiğini içinizde hissettiğinizde, o zaman ne kadar akıl yürütürseniz yürütün hakikati yok edemezsiniz. O zaman hiçbir politikacı, hiçbir din adamı, hiçbir ebeveyn kendi güvenliği veya bir fikir için sizi feda edemez.

Devamı…Krishnamurti: Öldürmek elbette hayattaki en yıkıcı ve yoz eylemdir!

“İnsan olmana izin vermiyorlar!” Uçurtma Avcısı – Khaled Hosseini

“O yetimhanenin yıkıntıları arasında dolaşıp canlı aramanın nasıl bir şey olduğunu bilmek istemezsin, Emir can. Çocukların parçalanmış bedenleri…”
“Evet, Taliban ilk geldiğinde…” “Onları birer kahraman olarak karşıladık.” “Evet. Umut hiç tükenmiyor. Nihayet barış, dedik. Ama ya bedeli?”

Devamı…“İnsan olmana izin vermiyorlar!” Uçurtma Avcısı – Khaled Hosseini

“İnsan dostunu düşmanından daha zor affediyor!” Nietzsche Ağladığında Kitabından 30 Alıntı

Nietzsche Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz; ama daha derinlere inin… Sonunda, sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz. Siz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil…’

Devamı…“İnsan dostunu düşmanından daha zor affediyor!” Nietzsche Ağladığında Kitabından 30 Alıntı

Büyük bir aydın, Önemli bir Psikiyatrist ve devrimci bir yazar; Frantz Fanon ve Yeryüzünün Lanetlileri

frantz-fanonJean-Paul Sartre’nin kaleme aldığı önsöz
 İnsan olmayı hem talep etmek hem de reddetmek patlayıcı bir çelişkidir. Patladığını siz de benim gibi biliyorsunuz. Ayrıca yangınlar çağında yaşıyoruz: Kıtlığın artması için doğum oranının yükselmesi yeter, yeni doğan ölmekten çok yaşamaktan korksun; şiddet seli tüm engelleri devirir. Cezayir ve Angola’da Avrupalılar görüldükleri yerde katlediliyor. Bu bir bumerang çağı, şiddetin üçüncü evresi: Üzerimize geri gelir, bize çarpar ve daha öncekiler gibi, bunun bizim bumerangımız olduğunu yine bilmeyiz. “Liberaller” aptala dönmüştür: Yerlilere karşı yeterince nazik olmadığımızı, onlara mümkün olduğunca bazı haklar vermenin akıllılık ve ihtiyatlılık olacağını kabul ederler; bu ayrıcalıklılar kulübüne, yani insan soyuna onları yığınlar halinde ve hamisiz kabul etmek onları pek mutlu edecektir:

Devamı…Büyük bir aydın, Önemli bir Psikiyatrist ve devrimci bir yazar; Frantz Fanon ve Yeryüzünün Lanetlileri

Ahmet Ümit: Kitapların yeryüzünü değiştirebileceğini düşünen sadece bizler değildik

Yeryüzünü kaplayan açlığı, savaşı aklımıza hiç getirmeden, şiirlerimizi, romanlarımızı yazmak mümkün! Ama vicdanımız bu mümkünün neresinde yer alacak?
Yıl 1974; 12 Mart darbesiyle erke el koyan diktatörlük çözülüyordu. 12 Mart darbecilerinin zindanlara attığı, kurşunladığı, haksız yere idam ettiği gençlerin itibarları hızla iade ediliyordu. Onların isimleri umutlu bir türkü gibi dilden dile dolaşıyor, dipten gelen güçlü bir dalga fabrikalardan üniversitelere, köylerden gecekondulara kadar ülkenin her yerinde yankı buluyordu. İnsanlar bu yeni dalgayı, özgür ve demokratik Türkiye’yi kurabilecek bir politik güç olarak görmeye başlıyordu.

Devamı…Ahmet Ümit: Kitapların yeryüzünü değiştirebileceğini düşünen sadece bizler değildik

Yağmur Atsız: Livaneli’nin ‘Günlerimiz’ şiiri bana ait, Avrupa’ya 12 Eylül’den sonra sığındığı da yalan

Kısa bir süre önce ilk plaklarını tekrar albümleştiren Zülfü Livaneli’nin albüm içeriğinde yer alan bazı noktalar Star gazetesi yazarı Yağmur Atsız’ı çileden çıkardı.  Livaneli’nin albüm de şiirleri bestelenen şairlerin adlarının da yer aldığına dikkat çeken yazar, ‘Günlerimiz’ adlı şiirin kendisine ait olduğunu söyledi. Atsız’,26 Aralık 2010 tarihinde  star gazetesinde yayımlanan ‘Bir Vak’a: Zülfü Lîvâneli’ başlıklı yazısında; bestelenen şiirlerimden tek kuruş telîf ücreti almağını belirtiyor. Zülfü Livaneli’yi Alman televizyonlarına  ilk üç kere kendisinin çıkardığını, yoksa kimsenin dikkatini çekmediğini de ekliyor.

Devamı…Yağmur Atsız: Livaneli’nin ‘Günlerimiz’ şiiri bana ait, Avrupa’ya 12 Eylül’den sonra sığındığı da yalan

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org