“Aklını kullanma cesareti göster” Aydınlanma nedir? (1784) – Immanuel Kant

Immanuel KantAydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür; bunun nedenini de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılığını ve yürekliliğini gösteremeyen insanda aramalıdır Sapare Aude! “Aklını kullanma cesaretini göster!” Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır. Doğa, insanları yabancı bir yönlendirilmeye bağlı kalmaktan çoktan kurtarmış olmasına karşın (naturaliter maiorennes) , tembellik ve korkaklık nedeniyledir ki, insanların çoğu bütün yaşamları boyunca kendi rızalarıyla erginleşmemiş olarak kalırlar, ve aynı nedenlerledir ki bu insanların başına gözetici ya da yönetici olarak gelmek başkaları için de çok kolay olmaktadır. Ergin olmama durumu çok rahattır çünkü.

Devamı…“Aklını kullanma cesareti göster” Aydınlanma nedir? (1784) – Immanuel Kant

Kant ve Benjamin’de Şiddetin Tarihi ve Hatırlama – Hakan Çörekçioğlu

Immanuel Kant5 Nisan 1795’de, Basel’de, devrimci Fransa Cumhuriyeti ile monarşik Prusya Devleti arasında bir barış antlaşması imzalanır. Aynı yıl, Kant bu sözleşmenin ona verdiği umutla ünlü eseri Ebedi Barış’ı yayınlar. 23 Ağustos 1939’da ise, Moskova’da, bu kez Nazi Almanyası ile Sovyetler Birliği arasında bir Saldırmazlık Paktı imzalanır. Yaklaşık bir yıl sonra, Walter Benjamin bu birliğin onda yarattığı hayal kırıklığının da etkisiyle Tarih Kavramı Üzerine’yi kaleme alır. Söz konusu iki eserde, Kant’ın olumlu Benjamin’in ise olumsuz bir örnekten hareketle ortaya koyduğu düşünceler aslında aynı amaçta birleşir: Şiddete son verecek bir barışın imkânını göstermek.

Devamı…Kant ve Benjamin’de Şiddetin Tarihi ve Hatırlama – Hakan Çörekçioğlu

Eleştirel felsefenin babası: Immanuel Kant: “Darda kalsaydım, en son satacağım şey saatim olurdu”

11 çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak 1724’te, Doğu Prusya’nın Königsberg şehrinde (Kaliningrad) dünyaya geldi.  Kant ,  bu şehirden hiç ayrılmayarak bütün yaşamını doğduğu şehirde yaşamış ender filozoflarden biri oldu.
İskoç asıllı mütevazı bir saracın ve dindarliğı çocukluk yıllarına damgasını vurmuş olan bir annenin oğlu olan Kant, kunduracı amcasının mali desteğiyle okudu. Bilgikuramı , etik, estetik,metafizik , varlıkbilgisi (ontoloji) gibi felsefenin ana konularındaki görüşleri günümüzde de tartışılan filozof, küçük yaşlardan itibaren matematiğe ve felsefeye karşı büyük bir ilgi ve merak doydu.

Devamı…Eleştirel felsefenin babası: Immanuel Kant: “Darda kalsaydım, en son satacağım şey saatim olurdu”

Eleştirel felsefenin babası, Immanuel Kant ve etiğin temelleri

İnsanoğlu öyle eğri bir tahtadan yapılmıştır ki, ondan tam olarak doğru hiçbir şey yapılamaz.

Belirlenimciliğin insanlar için de geçerli olduğuna gerçekten inanan biri, bu sonuçlara mahkumdur. Ancak, görüldüğü kadarıyla bu tür insanlar yoktur. Böyle bir şeyin olanaksızlığı bizim için bir olgudur. Alçakların ve suçluların, hatta psıkopatların, hatta belirlenimci olduklarına inanan kişilerin bile kötü muameleye maruz kaldıklarında incindikleri ve itiraz ettikleri, kim olursa olsun yapılmaması gerektiğini düşündükleri görülmektedir.

Devamı…Eleştirel felsefenin babası, Immanuel Kant ve etiğin temelleri