İtaat, sorgulamadan kabulleniştir! Radyo Tiyatrosu: Ceza Sömürgesi – Franz Kafka

“Mahkemelerde karar, yasalara göre verilir. Mahkemelerde adaletsiz, baştan savma karar verildiğine inanılırsa, yaşam sürdürülemez bir şey olur. Mahkeme, yasakların ihtişamının gizlenmeden sergilendiği yerdir, güven vericidir bu, hatta mahkemenin tek görevidir.

Devamı…İtaat, sorgulamadan kabulleniştir! Radyo Tiyatrosu: Ceza Sömürgesi – Franz Kafka

“Suçları türeten düzenin değiştirilme zorunluluğu yok mu?” Ölüm Cezası – Karl Marks

Marks“Korkunç bir düzenlilikle ödediğimiz bir bütçe var —hapishaneler, zindanlar ve darağaçları bütçesi … Hatta, yıllık doğum ve ölümleri nasıl önceden bilebiliyorsak, hemen tıpkı onun gibi, kaç kişinin elini hemcinslerinin kanına boyayacağını, kaçının kalpazanlık edeceğini, kaçının zehir kullanacağını da şimdiden kestirebiliriz.” Gerçekten de, Bay Quètelet 1829’da yayımlanan bir suç olasılıkları hesabında, 1830 yılında Fransa’da işlenen suçların yalnızca tutarını değil, bütün çeşitlerini de, şaşırtıcı bir kesinlikle önceden kestirmiştir.

Devamı…“Suçları türeten düzenin değiştirilme zorunluluğu yok mu?” Ölüm Cezası – Karl Marks

“Öldürmek kötü ise devlet yapınca neden iyi olsun?” Hastalıklı toplumun hasta insanları… – Fikret Başkaya

Fikret-BaşkayaDini araçlaştırıp, iktidar olmak ve ülkenin zenginliğine el koymak dışında dinle uzaktan-yakından bir ilgileri yok. Onlar için din, çalıp-çırpmanın, insanları köleleştirmenin bir aracı sadece…  Dinci baskıyı artırıp, toplumu köleleştirerek iktidarlarını kalıcılaştırabileceklerini düşünüyorlar… Sonra da büyümeden, kalkınmadan, büyük devlet olmaktan, aslında birer yıkım projesi demek olan “çılgın projelerden” söz ediyorlar, Osmanlı İmparatorluğunu ihya etme hayalleri, hezeyanları içindeler… Bütün bu saçmalıklar ‘olmayacak duaya amin demekten’ öte bir şey değildir. Polis insanları öldürüyor ve cezalandırılmıyor. Ve bu hep böyleydi… Neden? Çünkü burada hâlâ “kutsal devlet” anlayışı geçerli olmaya devam ediyor. Şimdi o kutsallık, dinci kutsallıkla da tahkim edilmekte… Bundan sonra öldürmek daha kolay olacak. 

Devamı…“Öldürmek kötü ise devlet yapınca neden iyi olsun?” Hastalıklı toplumun hasta insanları… – Fikret Başkaya

Dostoyevski’nin ağır hapisle cezalandırılmasına ve sonradan sürülmesine neden olan olayın içyüzü

Fransa ve Almanya’daki devrimcilerin etkili örneği, Dostoyevski’ninde aralarında olduğu bir grubu sonu gelmez konuşmalardan daha etkin bir şeyler yapma isteğine yöneltti. Artık Petrashevski’nin katındaki kalabalık, sonuçsuz toplantılar çekiciliğini yitirmişti. Eylemde çıkış yolu bulma tutkusunun zamanıydı, fakat eylemin ne olduğunu kimse tam bilmiyordu. 1849’un başlarında, hareketlerinin yakından takip edildiğinden hâlâ habersiz olan grubun birtakım üyeleri, daha gizli bir topluluk kurmaya karar verdiler.

Devamı…Dostoyevski’nin ağır hapisle cezalandırılmasına ve sonradan sürülmesine neden olan olayın içyüzü

“Erdoğan’ın idam söyleminin sebebi milliyetçi oyları” İdamlık Erdoğan – Ahmet Nesin

27 Mayıs darbesinde başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarını anayasayı ihlalden idam ettiler ve ardından ilk iş olarak yeni bir anayasa yaptılar.
Talat Aydemir ve arkadaşları yeni bir darbe yapmak istediler, birincisinde kurtuldular ama ikincisinde anayasayı ihlalden onlar da asıldı. Hemen sonra iktidara gelen Adalet Partisi başkanı Süleyman Demirel ve arkadaşları bu anayasanın Türkiye’ye bol geldiğini söylemeye başladılar.
Derken 12 Mart darbesi yapıldı, Deniz Gezmiş ve arkadaşları anayasayı ihlalden asıldılar, asanlar anayasayı ihlal ederek ülke yönetimine el koyan asker ve onu destekleyen sivil siyasetçilerdi. Birbiriyle kavga eden partiler hemen uzlaştı, CHP’den başbakan seçildi, AP de o başbakanı ve bakanlar kurulunu destekledi.

Devamı…“Erdoğan’ın idam söyleminin sebebi milliyetçi oyları” İdamlık Erdoğan – Ahmet Nesin

Nietzsche: Ey yargıçlar ve kurban edenler, hayvan başını eğmeden öldürmek istemiyor musunuz?

Böyle kendi elinden acı çeken için kurtuluş yoktur, meğerki tez bir ölüm gele. Sizin öldürmeniz, ey yargıçlar, acıma olmalıdır, öç alma değil. Ve öldürürken, kendiniz hayatı haklı çıkarmaya bakın! Öldürdüğünüzle barışmanız yetmez. Üzüntünüz, Üstinsan sevginiz olsun: böyle haklı çıkarırsınız sağ kalmanızı!
«Düşman» demelisiniz, «alçak» değil; «sayrı» demelisiniz, «düşük» değil, «deli» demelisiniz, «günahkâr» değil. Ve sen, ey kızıl yargıç, aklından geçenleri açığa vursan, şöyle haykırır herkes: «Defolsun şu pislik ve ağılı böcek!» Oysa düşünce başka, eylem başka, eylemin tasarımı yine başka. Nedensellik çarkı bunlar arasında dönmez.

Devamı…Nietzsche: Ey yargıçlar ve kurban edenler, hayvan başını eğmeden öldürmek istemiyor musunuz?

Oya Baydar: “Açlık grevleri şantaj ise idam tehdidi nedir?”

Üç beş yıl önce Başbakan Tayyip Erdoğan, yurtdışındaki bir konuşmasında üniversitelerdeki örtünme yasağına karşı çıkarken, “Başörtüsü yasağıyla genç kızlarımızın yüksek öğrenim hakkı ve özgürlükleri kısıtlanıyor. başörtüsünün ve yasağa karşı eylemlerin siyasî olduğu iddia ediliyor. Velev ki siyasî olsun…” gibisinden sözler söylemiş, o günlerde muhalefet cephesinden, özellikle de CHP’den, laiklik elden gidiyor salvolarıyla karşılaşmıştı.
O zaman da, tıpkı şimdi açlık grevleri karşısında düşündüğüm gibi, siyasî mücadele amaçlı da olsa haklı bir talep uğrunda demokratik yoldan mücadele meşrudur ve engellenemez diye düşünmüştüm. Şimdi de “Açlık grevi yapanların talepleri masum değil, hapishane koşullarıyla ilgili değil, örgütün siyasî dayatması” denildiğinde, velev ki siyasî olsun, kulak verilmesi, yerine getirilmesi gereken haklı talepler diyorum.

Devamı…Oya Baydar: “Açlık grevleri şantaj ise idam tehdidi nedir?”

Neden burada olduğumu bilmiyorum | Ölüm Üçlemesi, İdam – Murat Gülsoy

Siz Korkular Kurgulamadınız mı Hiç?

Sıradan insanlar – canlı ve aydınlıktır;
Yanlızca ben karanlık ve kasvetliyim.
Sıradan insanlar -kesin ve kurnazdır;
Yalnızca ben, donuk ve ahmağım.

Ve yine de, yalnızca ben hükmedilmeyen ve ıssızım,
Yalnızca ben, diğerlerinden farklıyım.

Tao I Ching (R.L.Wing çevirisi, Thorsons 1988)

Sevgili Dostum,
Böyle bir mektuba nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Seninle çok yakındık. Fakat belki çok değişmişsindir. Belki beni anımsamayacak kadar çok… Çünkü zaman değiştiriyor. Örneğin ben çok değiştim.
Görsen tanımayacağına yemin edebilirim. Kediler ölülerini gizlerlermiş. Öleceğini anlayan bir kedi ortadan yok olur, on yıllık sahibi bile cesedini bulamazmış. Bu güne kadar da eceliyle ölmüş bir kedinin cesedine rastlayan olmamış. Sadece ortadan kayboluyorlar.

Devamı…Neden burada olduğumu bilmiyorum | Ölüm Üçlemesi, İdam – Murat Gülsoy

Boyun eğmeyen ve teslim olmayan bir entelektüel Georges Politzer – Georges Cogniot

Georges Politzer, Türkiye’de  geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan Felsefenin Temel İlkeleri adlı eseri  ile ilk olarak tanıdığımız ve 12 Eylül darbesi sonrasında yasaklanan ilk kitabın yazarı. Şubat 1942’de kendisi gibi bir direnişçi ve komünist olan eşi Mai’yle birlikte tutuklandı. 20 Mart 1942’de Nazi işgalcilere teslim edildi ve ağır işkenceden geçti. Bütün işkencelere karşın tek söz çıkmayan yazar, Gestapo subayları, birçok kez, hemen salıverileceklerini söyleyip tüm ailesine mutlu bir yaşam sağlanacağı konusunda güvence vererek, bunun karşılığında, onun; Fransız gençliğini değiştirme çalışmalarına katılmasını kabul etmesini istediler. Düşünmek için kendisine sekiz günlük sürede tutumunu değiştirmemesi üzerine 23 Mayıs 1942’de kurşuna dizilerek idam edildi. Eşi Mai ise Auschwitz imha kampına gönderildi ve Mart 1943’de orada öldü.

Devamı…Boyun eğmeyen ve teslim olmayan bir entelektüel Georges Politzer – Georges Cogniot