Gözümüzü Açalım İhtilal Var – Hikmet Kıvılcımlı

Hikmet Kıvılcımlıİnsanın kendi yapıp kendi taptığı aygıt, günümüzün en korkunç ihtilâlcisi oldu. 20 yıldır “komünistlerin” bir yerde ihtilâl çıkardıkları görülmedi. Bütün dünyayı ihtilâle veren (atom-sesaşırı) uçak gibi teknik yeniliklerdir. Bunlardan deccal gibi ortalığa çıkanı, Anglosaksonların “Data Processing” (veri yordamı), frenklerin “Ordinatuer: BUYURUCU” yahut “İnformatique: DUYURUCU” dedikleri elektronik hesap ve akıl makineleridir. Buyurucu, dek bilgin yapıyor. Çocukların imam-hatip yetiştiren sınavından, en yüksek keşif ve icatlara varıncaya dek, her işimiz için özel buyurucular yapılıyor.

Devamı…Gözümüzü Açalım İhtilal Var – Hikmet Kıvılcımlı

Hikmet Kıvılcımlı: “İş olacağına varıyor. İtler havladıklarıyla kalıyorlar…”

Hikmet KıvılcımlıGece, ay, ben ve İshak kuşu. Gâh uzaklaşıyor, gâh penceremin önündeymişçe yaklaşıyor. O sustu mu, aylı gecelerin kollektif aşıkları, su şairleri kurbağalar, hiç değilse anlam, benzetiş çatlatacağız diye kafa patlatmıyorlar. Tersine, insana tuhaf bir dinleni ve güven veriyorlar. Ne? Dünyanın en cılız, en savunmasız yaratığı kurbağa bile gökleri çınlata çınlata bağırıyor. Demek, ne yılan var, ne tehlike! Ayrıca, su bol ki, herifler sabahlara dek şenlikteler. Can rahatlıyor gibi. Ve hiç bıktırmayan monotoni, “Vararak! Vararak!” sürüp gidiyor. Arada bir ağız dolusu, “Miyop! Miyop!” yahut acele, “Berekete bak!” Bütün temaları bu üç dört gevrek gevezelik tıkırtısı. Ama, kimi alçalıp, kimi susarak öyle nüanslar döktürüyorlar ki. Hiç bıkmıyorum.

Devamı…Hikmet Kıvılcımlı: “İş olacağına varıyor. İtler havladıklarıyla kalıyorlar…”

Hikmet Kıvılcımlı’nın 1957 yılında yaptığı meşur Eyüp Sultan konuşması *

Hikmet kivilcimliVe biz hâla memleketin idaresini yalnız birkaç büyük bezirganın yapabileceğini zannediyoruz. Halbuki, büyük bezirganların yaptıkları nedir? İşte bugünkü Pahalılıktır, vatandaşlarım. Bir parti çıkarırlar: “Demokrat Parti” derler. Bu Demokrat Parti:” – Halk idaresini; halk hürriyetini ortaya koyacağım” der. Fakat en büyük vaad ettiği şey malum. Halka:” – Sana ucuzluk getireceğim.”der, vatandaşlarım. Bir de bakarsınız, 7 yıl sonra ne olmuştur? İşler, tepesi taklak gelmiştir… O zamana kadar görülmedik bir pahalılık başlamıştır. Ondan sonrada Sayın Menderes… Bakın, geçen gün gazeteye verdiği beyanatta, bakın ne diyor:” – Göstersinler bir çare… Çare yoktur, pahalılığın çaresi yoktur!” buyuruyor…

Devamı…Hikmet Kıvılcımlı’nın 1957 yılında yaptığı meşur Eyüp Sultan konuşması *

Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın Tarih Tezi Üzerine – Murat Belge

hikmet-kivilcimliDoktor Hikmet Kıvılcımlı, Türkiye sosyalizmi tarihinde mutlaka eleştirilmesi gereken bir kişidir; karalamak üzere değil, öneminin anlaşılması için. Çünkü sosyalizm tarihinin önemli bir kısmında hayattadır ve etkindir. Sosyalizmin Türkiye’de gelişmesi tarihi içinde yoğrulmuştur; bu bakımdan, sözkonusu gelişme biçiminin bir çeşit göstergesi gibidir. Öte yandan, sosyalizmin gelişmesine onun da katkıları vardır. Bunların da ayrıca anlaşılması, değerlendirilmesi gerekir.
Kıvılcımlı’yı eleştirirken özellikle nesnel bir tavır takınmanın gerekliliğine inanıyorum. Yani, herhangi bir politik hedefin kaygılarına kapılmadan doğrudan doğruya Kıvılcımlı’nın kendisinin ne olduğunu, neleri, niçin temsil ettiğini anlamak, başlı başına bir zorunluluktur. Böylesi, kanımca, Kıvılcımlı’nın şu ya da bu özelliğini bazı polemikler için abartmaktan daha yararlı bir çaba olur Türkiye’de sosyalizmin geçmişini anlamak için.

Devamı…Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın Tarih Tezi Üzerine – Murat Belge

Tuncel Kurtiz: ‘Komünizmden başka bir yol var mı?’

Yeni Harman dergisinden Başar Başaran’ın Sinema oyuncusu, yönetmen, yapımcı, senarist Tuncel Kurtiz ile  yaptığı söyleşide  Kurtiz: “Başka bir yol var mı yani? Başka bir düşünce, başka bir hissiyat, başka bir felsefe var mı? Dünyayı bir bahçe haline getirebilecek, insanoğlunun insanca yaşamasını, köleliğin kalkmasını, ırkçılığın kalmamasını öneren bir yol var mı? Bir hayal dünyasında yaşıyorum belki ama ona inanıyorum. Bir gün gerçekleşecek” dedi.

Devamı…Tuncel Kurtiz: ‘Komünizmden başka bir yol var mı?’

Nazım Hikmet, Orhan Kemal ve İbrahim Balaban 1940 Bursa Cezaevi

bursa cezaeviNâzım Hikmet, 3 Haziran 1963’te Moskova’da, Nâzım Hikmet’in mahpushane arkadaşı Orhan Kemal ise 2 Haziran 1970’de Sofya’da öldü. Toplumcu gerçekçi akımın ülkemizdeki temsilcilerinden Nâzım Hikmet ve Orhan Kemal’in Bursa Cezaevi’ndeki yaşamlarını, 1993’te Sivas Katliamı’nda yitirdiğimiz yazar Asım Bezirci’nin kaleminden okuyalım…

Nâzım Hikmet 5 Aralık 1940’ta Çankırı’dan ve Hikmet Kıvılcımlı ile Kemal Tahir’den ayrılmak zorunda kalır. Siyatik ağrıları ve ciğer sancıları iyice artmıştır. Artık dayanamamaktadır. Doktorlar düzenledikleri raporlarda kaplıcası olan bir kente gitmesini salık vermişlerdir. İdare de bunu göz önünde tutarak kendisini Bursa’ya göndermiştir.

Devamı…Nazım Hikmet, Orhan Kemal ve İbrahim Balaban 1940 Bursa Cezaevi