Sadık Hidayet: Allah rızası için Mezhebin lanetlediği köpeğe eziyet ediyor, dövüyorlardı!

Sadık HidayetKirli saman sarısı burunlu ve ayaklarına kadar siyah benekli İskoç cinsi bir köpekti bu.

Veramin meydanını, açlık gideren ve günlük yaşantının basit gereksinimlerini karşılayan birkaç ekmek fırını, kasap, attar, iki kahvehane ve bir berber oluşturuyordu. Meydan ve kavurucu güneş altında yarı çıplak, yarı yanık dolaşan insanlar gurup vaktinin ilk esintilerini ve gecenin bastırmasını bekliyorlardı. Ne insanlarda, ağaçlarda ve hayvanlarda bir hareket vardı ne dükkanlarda iş. Sıcak hava başlara ağırlık veriyor gelip geçen otomobillerin kaldırdığı toz, masmavi gökyüzündeki hafif toz bulutunu sürekli yoğunlaştırıyordu.

Devamı…Sadık Hidayet: Allah rızası için Mezhebin lanetlediği köpeğe eziyet ediyor, dövüyorlardı!

Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi: Hiçbir hayvana kötü davranılamaz!

hayvan haklarıHayvan hakları bildirgesi (ya da İngilizce adıyla Universal Declaration on Animal Welfare), hayvanların da insanlar gibi birer canlı olduğunu, onlarında hakları olduğunu belirten bir bildirgedir. Bu bildirge onlara zulüm etmeyi önlemek ve onların refah standartları geliştirmek için önerilen bir hükümetler arası anlaşmadır. Beraber yaşadığımız ve aynı dünyayı paylaştığımız hayvanların tıbbi ve kozmetik deneylerde kullanılması, derileri için vahşice öldürülmeleri, eğlence amaçlı avlanılmaları veya eğlendirme amaçlı kötü muamele ile eğitilmeleri, hayvancılık sektörüne hayvan yetiştiren firmaların uygunsuz alanlarda besilicik yapması gibi ihlaller hayvan hakları tarafından denetlemektedir.[1]

Devamı…Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi: Hiçbir hayvana kötü davranılamaz!

Sadık Hidayet: Hayatlarımızı acı ve sıkıntıyla dolduran bu insan soyu nasıl bir canavar!

Hidayetname: Bir Eşeğin Ölüm Vakti Hal Diliyle Söyledikleri

Ah! Vücudum acıdan titriyor. Bu acımasız, zalim iki ayaklı hayvana verdiğim bütün hizmetlerin karşılığı bu işte. Bugün son günüm, bu da benim son tesellim! Sıkıntı, acı ve dert dolu bir hayattan sonra, taşınmaz yüklere, üst üste inen sopalara, yoldan geçenlerin zincirlerine, lanetlerine katlandıktan sonra, Allah’a şükür bu berbat hayata veda ediyorum.
Burası Şemiran Yolu. Bugün sahibimin dikkatsizliği yüzünden bir araba kazasında bacaklarım ezildi. Bu durumda olmamın nedeni bu. Bana vurup aptalca şeyler söyledikten sonra, yaralı gövdemi yol kenarına sürükleyip orda bıraktılar – tek başıma. Nallarımı ve postumu hâlâ kullanabileceklerini unuttular herhalde. Galiba benden umutlarını kestiler.

Devamı…Sadık Hidayet: Hayatlarımızı acı ve sıkıntıyla dolduran bu insan soyu nasıl bir canavar!

İnsanlar ve Diğer Hayvanlar: Diğer Hayvanların da Duyguları Var – Dolayısıyla Hakları da Olmalı

Jeremy RifkinBilimciler, insanlarla diğer hayvanları kesin biçimde ayıran şeyin ne olduğu üzerine sürdürülen tartışmalarda, eskiden beri, ölülerin ardından yas tutmanın gerçek bir ayrım yarattığını ileri sürerler. Onlara göre, diğer hayvanlar ölümlü olduklarını hissedemezler ve kendilerinin de öleceği düşüncesini kavrayamazlar. Ama hayvanlar ölüm acısını hissediyor gibi görünüyorlar. Fillerin ölen akrabalarının yanında günler boyu sessizce beklemeleri, ara sıra hortumlarıyla onların vücutlarına dokunmaları sık rastlanan bir durumdur. 25 yıldır Afrika fillerini inceleyen Kenyalı biyolog Joyce Poole, ölülerine karşı davranışlarının “fillerin derin duygulara sahip oldukları ve ölümü bir dereceye kadar anladıkları konusunda kendisinde pek bir şüphe bırakmadığını” söylüyor.

Devamı…İnsanlar ve Diğer Hayvanlar: Diğer Hayvanların da Duyguları Var – Dolayısıyla Hakları da Olmalı

İtalo Calvino: Kedilerin kenti ile insanların kenti iç içeydi; ama aynı kent değildiler

Italo CalvinoKedilerin kenti ile insanların kenti iç içeydi; ama aynı kent değildiler. Arada bir farkın olmadığı zamanı pek az kedi anımsar: insanların sokakları, alanları, kedilerin de sokakları, alanlarıydı; kırlar, avlular, balkonlar, çeşmeler de böyleydi. Büyük ve çeşitli bir uzamda yaşanıyordu. Ama birkaç kuşaktır, evcil kediler oturulmaz bir kentin tutsağı oldular: sokaklarda kedi ezer otomobillerin ölümcül akışı kesintisiz sürüyor; bir bahçenin, bir boşluğun, yıkılmış eski bir yapının kalıntılarının bulunduğu her karış toprakta, şimdi kat mülkiyetli apartmanlar, işçi evleri, pırıl pırıl yeni gökdelenler yükseliyor; her yol park edilmiş otomobil dolu; avluların üstü örtülüp garaja, sinemaya, ambara ya da işyerine dönüştürülüyor. Eskiden alçak damların, süslemelerin, taraçaların, su depolarının, balkonların, çatı pencerelerinin, çinko sundurmaların uzadığı dalgalı yüksekliklerin yerinde şimdi her birinin üstüne kat çıkılabilir genel bir yüksekliğin yükseltisi yer alıyor. En dipteki sokak yüzeyiyle, en üstteki süper-çatı katlarının gökyüzü arasındaki ara yükseltiler ortadan kalkıyor; yeni kedi kuşağı, babalarının dolaştıkları yolları, pervazları, olukları yavaşça atlayıp, kiremitlerin üstüne tırmanabileceği süs sütunlarını boş yere arıyor.

Devamı…İtalo Calvino: Kedilerin kenti ile insanların kenti iç içeydi; ama aynı kent değildiler

Biz çok gördük. Sizin için kötü olacak | Benden hikâyesi – Sait Faik Abasıyanık

Sonbahara doğru, birtakım insanların çolukçocuk, ellerinde bir kafes adanın tek tepesine doğru gittiklerini görürdüm. İçim cız ederdi. Büyüklerin ellerinde, birbirine yapışmış pislik renginde acayip çomaklar vardı.
Bunlarla bir yeşil meydanın kenarına varır, bunları bir ağacın altına çığırtkan kafesiyle bırakırlar, ağacın her dalına ökseleri bağlarlardı. Hür kuşlar, kafesteki çığırtkan kuşların feryadına, dostluk, arkadaşlık, yalnızlık sesine doğru bir küme halinde gelirlerdi. Çayırlıkta bir başka ağacın gölgesinde birikmiş çolukluçocuklu kocaman herifler, bir müddet bekleşirler. Sonra kuşların üşüştüğü ağaca doğru yavaş yavaş yürürlerdi. Ökselerden kurtulmuş dörtbeş kuş bir başka ökseye doğru uçup giderken, birer damlacık etleriyle birer tabiat harikası olan kuşları toplarlar, hemen dişleriyle oracıktı boğarlardı. Ve hemen canlı canlı yolarlardı.

Devamı…Biz çok gördük. Sizin için kötü olacak | Benden hikâyesi – Sait Faik Abasıyanık

İnsanla Hayvan Arasında Psikolojik Benzerlik ve Darwin’in Yanılgısı – Cemal Yıldırım

İnsanlar, diğer canlılardan ayrı olduklarına en çok ruhsal (zihinsel ve moral) yetileri bakımından inanmışlardır. Gerçekten canlılar arasında yalnız insanın, biyolojik donanımı dışında kültür ve uygarlık araçları oluşturarak, yaşamını daha zengin ve anlamlı kıldığı görülmektedir. Ancak bu, insanla hayvanın tümüyle birbirinden ayrı iki dünya olduğu demek değildir. İnsanlara üstünlük sağlayan zihinsel yetiler bakımından bile aradaki fark kesin değildir; bir derece farkıdır. İncelemeler insanın çoğu kez kendisine özgü saydığı birçok psikolojik özelliklerin (örneğin, duyumsama, sevme, sezme, düşünme, problem çözme, hatırlama, dikkat etme, araştırma, örnek alma, öykünme, vb.) değişik derece ve biçimlerde hayvanlarda da varolduğunu göstermektedir. Kimi düşünürlerin insana özgü saydığı simge oluşturup kullanma yeteneğinin bile, ilkel biçimlerde de olsa, gelişmişlikte ileri bazı hayvanlarda (örneğin, şempanzelerde) izleri gösterilebilir.

Devamı…İnsanla Hayvan Arasında Psikolojik Benzerlik ve Darwin’in Yanılgısı – Cemal Yıldırım