“Her yoksullukta bir yalnızlık vardır!” Evetle Hayır Arasında – Albert Camus

Cennetlerin yalnızca yitirilmiş cennetler olduğu doğruysa, bugün içimden çıkmayan şu hoş ve insandışı şeyi nasıl adlandırmalıyım, bilmiyorum. Bir göçmen yurduna döner. Bense, anımsıyorum. Alay, katılık, her şey susuyor, işte yurduma dönmüştüm. Durmamacasına mutluluğu düşünmek istemiyorum. Böylesi çok daha basit, çok daha kolay.

Devamı…“Her yoksullukta bir yalnızlık vardır!” Evetle Hayır Arasında – Albert Camus

Mina Urgan: Bir yaşa kadar siz çocuklarınızı, sonra onlar sizi azarlamaya başlar

Bana kalırsa, bir insanın yaşamında en güzel yıllar gençlik değil, otuz beş ile kırk beş arasıdır. Gençliğin sıkıntılarından kurtulmuş, yaşlılığın sorunlarıyla henüz karşılaşmamışsınızdır. Ne çare ki, o güzel yıllar da geçer, her şeyin gelip geçtiği gibi. Altmışından sonra, çok güç bir dönem başlar.

Devamı…Mina Urgan: Bir yaşa kadar siz çocuklarınızı, sonra onlar sizi azarlamaya başlar

Cengiz Başkaya: Sağlık ve hastalık kavramları tipik bir arz-talep durumuna indirgenemez

Amerikalıların bankaların kredi politikasıyla ilgili esprili bir sözü var; “Bir bankadan kredi alabilmek için o paraya ihtiyacınız olmadığınızı ispatlamanız gerekir.” Sağlığınızı sigortalatmak için de gerçekten sağlıklı olduğunuzu ispatlamak zorundasınız. 

Devamı…Cengiz Başkaya: Sağlık ve hastalık kavramları tipik bir arz-talep durumuna indirgenemez

“İnsanlar, ancak kaybettiklerinin kıymetini kavrar…” Hayat: Istırap ve Sefalet – Schopenhauer

SchopenhauerBiz insanlar kasabın gözlerinin süzüp, içlerinden önce birini ardından bir başkasını seçtiği kırda oynaşan kuzuları andırıyoruz; çünkü iyi günlerimizde bizi tam da bu anda hangi felaketin pusuda beklediğini, hangi hastalık, sefalet, işkence ve eziyetin, uzuv, akıl ve can kaybının birdenbire bastırmak için hazırlandığını bilmeyiz.
Tarih bize ulusların hayatını gösterir ve savaşlardan ve ayaklanmalardan başka anlatacak bir şey bulamaz; barış yılları şurada burada ancak kısa duraklar, anlaşmalar arasındaki fasılalar olarak görünür. Ve benzer şekilde tek tek insanların hayatı da hiç bitmeyen bir mücadeledir, sadece mecazi anlamda ihtiyaç ve can sıkıntısıyla değil, fakat gerçek anlamda başkalarıyla da. İnsanlar her yerde bir muhalefet, mukavemet unsuru bulurlar, sürekli çatışma halinde yaşarlar ve silah elde ölürler.

Devamı…“İnsanlar, ancak kaybettiklerinin kıymetini kavrar…” Hayat: Istırap ve Sefalet – Schopenhauer

Bir olay örgüsü içinde devinen kişilere dayanarak kurulan anlatı, Kafka’da Modernlik

Kafka’nın yapıtlarında çeşitli eleştirmenlerin sıklıkla değindiği unsurlar vardır: modern toplumdaki yabancılaşmayı, köhnemiş Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bürokrasisinin dehşetini, faşizmi ve totalitarizmi anlattığı söylenmiştir. Modernlik kuramlarına başvurduğumuz zaman bu niteliklerin birbirlerinden ayrışık şeyler olmadığını, bütün modern kapitalist sanayi toplumlarına içkin olduğu görürüz. Kafka’nın bütün yapıtlarında birbirinden farklı soyutlamalarla modern toplumun bir sorunsal olarak sürekli yer aldığını, modern hayatın sürekli değişen veçhelerinin negatif bir biçimde temsil edildiğini iddia etmek mümkündür.

Devamı…Bir olay örgüsü içinde devinen kişilere dayanarak kurulan anlatı, Kafka’da Modernlik