“Oğlumun övüldüğünü duyunca rahatsız oluyorum” On Bir Oğlan Çocuk – Franz Kafka

franz-kafkaYedinci oğlum belki de hepsinden çok bana ait olandır. Dünya ona nasıl değer vereceğini bilemez, özel nükte yeteneğini kavrayamaz. Onun değerini azaltmıyorum. Olduğundan biraz fazla önemsendiğini biliyorum. Eğer dünyanın ona değer vermeme dışında bir hatası olmasaydı, yine de suçlanamazdı. Ama aile çevresi içinde oğlum olmadan yapamam. Geleneğe hem saygılı, hem de bundan huzursuz ve her ikisini de birleştirir. En azından tartışılmaz bir bütünlük içersinde ben böyle düşünüyorum. Elde ettiğiyle ne yapabileceğini herkesten daha az bildiği doğru.

Devamı…“Oğlumun övüldüğünü duyunca rahatsız oluyorum” On Bir Oğlan Çocuk – Franz Kafka

“Gerçekten beni mi arıyorsun? Bir yanlışlık olamaz mı? Mutsuzluk – Franz Kafka

kafkaDayanılmaz olmaya başlayınca -bir Kasım akşamına doğru- odamdaki halının ince şeridi boyunca, aydınlık caddenin görünümünden ürkerek, sanki bir yarış pistin-deymişim gibi koştum. Sonra odanın içine doğru dönünce, aynanın derinliklerinde yeni bir amaç bularak haykırdım. Bir yanıtla veya gücünü azaltabilecek her hangi bir şeyle karşılaşmayan kendi sesimi duydum yalnızca. Böylece kontrolsüz bir biçimde yükseldi ve duyulmaz hale gelmesine rağmen durmadı. Duvardaki kapı bana doğru süratle açıldı, çünkü sürat gerekliydi ve hatta aşağıdaki kaldırım taşlan üzerinde atlar savaşa girmiş gibi şahlandılar ve boğazları düşmana karşı açıktı.

Devamı…“Gerçekten beni mi arıyorsun? Bir yanlışlık olamaz mı? Mutsuzluk – Franz Kafka

“Neredeyse umudumu kaybetmiştim, çünkü uzun yıllar boyunca bekledik sizi” – Franz Kafka

Çakallar ve Araplar
Vahada kamp yapıyorduk. Arkadaşlarım uykuya dalmışlardı. Uzun boylu, beyazlar giyinmiş bir Arap yanımdan geçti, bir süredir develerle uğraştığı için şimdi uyumaya gidiyordu.
Kendimi çimlere attım; uyumaya çalıştım; yapamadım, uzaklarda bir çakal uludu; doğruldum. Ve uzaklarda olanlar bir çırpıda yanıma varmıştı. Çakallar sürü halinde etrafımda dolaşıyorlardı, altın gibi parlayıp kaybolan gözleri ve hiçbir şeyi umursamadan çevik ve ritmik bir şekilde hareket eden vücutlarıyla.
Çakallardan biri arkamdan yaklaştı, kolumun altını dürterek, üzerime baskı yapıyor, sanki sıcaklığıma ihtiyaç duyuyor gibiydi, ve sonra karşıma geçip neredeyse gözlerimin içine bakarak konuşmaya başladı.
“Ben bu civardaki en yaşlı çakalım. Sizinle sonunda burada karşılaştığıma sevindim. Neredeyse umudumu kaybetmiştim, çünkü uzun yıllar boyunca bekledik sizi; annem, onun annesi ve ta çakalların ilk annesine kadar olan bütün anneler bekledi. Gerçekten, inanın bana!”

Devamı…“Neredeyse umudumu kaybetmiştim, çünkü uzun yıllar boyunca bekledik sizi” – Franz Kafka