“Kadınlar kadınlara karşı katıdır” Virginia Woolf’un Feminizmi – Mina Urgan

Yazara göre, erkeklerin tutumu yüzünden, toplumun en yüksek ve en varlıklı tabakalarında bile, kadınların eli kolu bağlanmıştır. Newcastle Düşesi Margret’in dediği gibi, “Kadınlar, yarasalar ya da baykuşlar gibi yaşar, hayvanlar gibi çalışır ve kurtlar gibi ölürler”

Devamı…“Kadınlar kadınlara karşı katıdır” Virginia Woolf’un Feminizmi – Mina Urgan

Virginia Woolf’un Feminizmi – Mina Urgan

Virginia Woolf, feminizmi savunan iki kitap yazmıştır. Bu feminizmin, babasının otoritesinden, anne bir ağabeysinin cinsel sataşmalarından ve kendi lezbiyen eğilimlerinden kaynaklandığı sanılır genellikle. Bu bir yanılgıdır bize kalırsa. (Herkesçe bilindiği gibi feminist kadınların ancak yüzde beşi lezbiyen sayılabilir.)

Devamı…Virginia Woolf’un Feminizmi – Mina Urgan

Feminist Teori ve Erkek Şiddeti – Gülnur Savran

siddetErkek şiddeti, hiç kuşkusuz, feminizmin açığa çıkardığı ve politik mücadele konusu haline getirdiği en önemli alanlardan biri. Ne var ki, feminist teoride erkek şiddeti çok çeşitli biçimlerde tartışılıyor. Bu yazının amacı, bu farklı yaklaşımları tüketici bir biçimde taramak ve değerlendirmek değil. Belki de sonda söylenmesi gerekeni en baştan ortaya koymayı göze alarak: Bu yazının amacı, bir “erkek özelliği olarak şiddet” ile erkeklerin kadınlar üzerindeki sistematik şiddeti arasındaki kavramsal ayrımı göz önüne alan bir feminist açıklamanın ipuçlarını yakalamaya çalışmak.

Devamı…Feminist Teori ve Erkek Şiddeti – Gülnur Savran

Virginia Woolf: Napoleon ve Mussolini de kadınları aşağı görerek kendilerini büyütüyorlardı

Virginia WoolfBütün bu yüzyıllar boyunca kadınlar, erkeği olduğundan iki kat büyük gösteren bir ayna görevi gördüler, büyülü bir aynaydı bu ve müthiş bir yansıtma gücü vardı. Böyle bir güç olmasaydı dünya hala bataklık ve balta girmemiş ormanlardan ibaret olurdu. Savaşlarda zafer kazanıldığı duyulmazdı. Hala geyiklerin iskeletleriyle kırık koyun kemiklerini birbirine sürter, çakmaktaşı verip koyun derisi ya da gelişmemiş zevkimizi hangi basit süs eşyası tatmin edecekse onu alırdık…Çar ve Kayzer ne taç giyerler, ne de tahttan inerlerdi. Uygar toplumlarda hangi işe yararlarsa yarasınlar, bütün şiddet ya da kahramanlık eylemlerinde aynalar gereklidir. İşte bu yüzden Napoleon da Mussolini de kadınların erkeklerden aşağı olduğunda bu kadar ısrarcıdırlar, eğer onlar aşağıda olmasalardı kendileri büyüyemezlerdi.

Devamı…Virginia Woolf: Napoleon ve Mussolini de kadınları aşağı görerek kendilerini büyütüyorlardı

Kadınların yüreğine tedavi edilebilir hoşnutsuzluklar ekin – Lily Braun

Lily BraunGeneral kızı genç Lily von Kretschman’a erken yaşlardan beri şu üç ana fikir işlenmeye çalışılmaktadır: “İyi terbiye görmüş bir kız duygularını açığa vurmaz.” “Bir kadın kendisi için değil başkaları için yaşamalıdır.” “Kadınların kendilerine ait olmadıklarını bir an önce öğrenmek zorundasın.”  Bu üç cümle de gelişim çağındaki kızı öfkelendirir. Fakat bunlara karşı çıkmaya cesaret edemez. Ama bir keresinde… Lily 14 yaşındadır ve Konfirmasyon’una çok az kalmıştır. Bir gün rahibi ziyarete gider ve kişisel dini inançlarını yazılı olarak önüne koyar. Yazıda şöyle der, “Ben bu Tanrı’ya inanmıyorum. Dünyayı altı günde yarattığına, insanı kendi suretinde yarattığına inanmıyorum. İncil’deki kıssadan hisseli masal öykülerinden çok bilime inanıyorum.

Devamı…Kadınların yüreğine tedavi edilebilir hoşnutsuzluklar ekin – Lily Braun

‘İki cinsten birini suçlamak öbürünü bağışlamaktan çok daha kolaydır’ Kadın – Simone de Beauvoir

Simone de BeauvoirŞurası bir gerçek: bugün, ne erkekler ne de kadınlar birbirlerinden hoşnut değiller. Ama üstünde durulması gereken nokta, tepelerine çöken bir ilencin onları kedi-köpek gibi hiç durmadan çekişmeye mi ittiği, yoksa onları birbirine düşüren çatışmaların insanlık tarihinin geçici bir anını mı dile getirdiğidir. incelememiz boyunca gördük ki, bütün efsanelere rağmen, hiçbir bedensel yazgı, Erkek’le Kadın’ı sonsuz bir çekişmeye zorlamamaktadır: din kitaplarında adı geçen ünlü mantis böceği bile, başka yiyecek bulamadığı için ve türünü devam ettirebilmek üzere erkeğini yemektedir: en tepeden en dibe dek bütün hayvanlar bu sonuncu kaygıya bağlıdır zaten. Öte yandan, insanlık, bir tür olmaktan öte bir şeydir: tarihsel bir olgudur o; insanlık, doğal varoluşunu yükleniş biçimiyle belirlenir. Gerçekte, kötüniyetin en aşırısıyla yola çıkılsa bile, insan denen varlığın dişisiyle erkeği arasında salt bedensel açıdan bir düşmanlık, bir çekişme bulabilmek olanaksızdır.

Devamı…‘İki cinsten birini suçlamak öbürünü bağışlamaktan çok daha kolaydır’ Kadın – Simone de Beauvoir

Feminizm, Cinsiyet ve Epistemoloji: Feminist Akımlar ve Liberalizmle İlişkisi – Emre Işık

feminizmKadınlar ve içinde bulundukları feminist yaklaşımlar, ataerkil ideolojiyi toplumsallığımızın tüm gerçekleşme biçimlerinin temelinde değerlendirir ve bu ideolojinin yok edilmesi amacıyla öneriler ortaya koyarlar. Bu bölümün ilk alt bölümünde, kadın hareketinin gelişimi ve eşitlik arayışı hedefinden kısaca bahsedeceğiz. İkinci alt bölüm, marksist feminizmin önermelerinin ele alınmasını içeriyor. Bunu, sosyalist ve radikal feminist yaklaşımların tartışılacağı iki alt bölüm izleyecektir. Feminist akımların ele alınacağı son alt bölümde ise, Simon de Beauvoir’ın kadını ele alışı üzerinde durulacaktır.

Devamı…Feminizm, Cinsiyet ve Epistemoloji: Feminist Akımlar ve Liberalizmle İlişkisi – Emre Işık