Fyodor Dostoyevski’nin “Yeraltı Adamı” Üzerine Bir Deneme – Derviş Aydın Akkoç

dostoyevski“Hiç kuşku yok ki, her insanın içinde bir öfke canavarı, acı çeken kurbanın haykırışlarından aşırı zevk duyan bir şehvet canavarı, zincirinden boşalmış bir canavar; hastalıkların, romatizmaların, hasta böbreklerin verdiği acılarla beslenen bir canavar yatar.”  (Dostoyevski, Karamazov Kardeşler)
Dostoyevski romanlarında olay örgüsünün içinde aktığı mekân, kendi aralarında çatışmalı, gerilimlerle yüklü olan iki düzlemden oluşmaktadır. Bu çatışma halinde olan mekânlardan bir “yeraltı”; öteki ise yeraltına karşıt ve kimi durumlarda ona kaynaklık eden, boşluktan ziyade dolulukla yüklü olan “şölen” alanıdır. Mekânlar arası çatışma, iç içe geçme, birbirine dayanak oluşturma gibi durumlar anlatı boyunca kesintisizdir. Mekânsal yer değiştirmelerin belirleyici etkilerilerini ruhsal dünyalarında taşıyarak kurulan karakterler Dostoyevski’nin ilk romanından son romanına değin kimi özellikleri açısından neredeyse değişmeden kalmışlardır:

Devamı…Fyodor Dostoyevski’nin “Yeraltı Adamı” Üzerine Bir Deneme – Derviş Aydın Akkoç

Dostoyevski: “Mistik bir insan değilimdir. Batıl inançlarım yoktur. Fala inanmam…”

Ezilmiş ve AşağılanmışlarGeçen yılın 22 Mart akşamı garip bir olay geçti başımdan. Bütün gün dolaşmış, kendime bir daire aramıştım. Oturduğum yer pek rutubetliydi, bu yüzden kötü kütü öksürmeye başlamıştım. Daha sonbaharda koymuştum aklıma oradan çıkmayı, ama ilkbahara kadar oyalanmıştım.
Sabahtan beri dolaşmıştım ama istediğim gibi bir yer bulamamıştım. Tek oda bile olsa, ayrı bir daire olsun istiyordum Sonra, geniş elbette kirası da az olmalıydı. Dar yerde kişinin düşüncelerinin de daraldığım anlamıştım. Yazacağım öyküleri düşünürken odanın içinde bir aşağı bir yukarı dolaşmayı severim. Sırası gelmişken söyleyeyim: Öykülerimi yaşmaklan çok, onlar üzerinde düşünmek, hayal kurmak hoşuma gitmiştir her zaman. Doğrusu, tembelliğimden değildir bu. Peki ama nedendir öyleyse?

Devamı…Dostoyevski: “Mistik bir insan değilimdir. Batıl inançlarım yoktur. Fala inanmam…”

Ölümünün 128 yılında Fyodor Dostoyevski

İyi miydi? Kötü müydü? Bir karanlıklar evreninin peygamberi miydi? Insanın kin, sadizm ve umutsuzluk gibi olumsuz yanlarının sözcüsü müydü? Yoksa dünyayı yeniden yaratmak için gelmiş bir Rus Isa’nın havarisi miydi? Ne olursa olsun, onun acılı eserlerindeki temel duygu, modern insanin kendi varlığı ve kendi kaderi hakkındaki bilinçtir.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 1821, – ö. 9 Şubat 1881) , 19. yüzyıl Rus yazarlarının arasında Tolstoy ile birlikte en önde gelen iki isimden biridir. İnsanın en gizli kalmış yönlerini erişilmez bir saydamlıkla ortaya çıkaran evrensel dahi. Kimi okur ve eleştirmenlere göre tüm zamanların en büyük romancısıdır.

Devamı…Ölümünün 128 yılında Fyodor Dostoyevski