Michel Foucault’da Etik ve Jeneoloji (Soy bilimi) Kavramları* – Ferda Keskin

Mıchel FoucaultEtik’le ilgili olarak genellikle, Foucault’nun 80’li yıllardan itibaren üzerinde çalışmaya başladığı bir alan olduğu söylenir. Ve bunun Foucault’nun düşüncesinde bir değişime tekabül ettiği söylenir. O da Foucault’nun tekrar özne kavramına geri dönüşüdür. Ben buna çok fazla katılmıyorum. Çünkü Foucault’nun düşüncesinde, özellikle birinci dönem veya arkeolojik dönemin ve ikinci dönemin soy kütüksel, soy bilimsel ve jeneolojik; ve üçüncü dönemin etik diye çok katı bir ayrım yapılamayacağını ve aslında şu veya bu şekilde Foucault’nun eserlerinin toplu halde yayımlanabileceğini ve bunun arkasında etik bir motivasyon veya etik bir kaygı olabileceğini düşünüyorum.

Devamı…Michel Foucault’da Etik ve Jeneoloji (Soy bilimi) Kavramları* – Ferda Keskin

“İyiler bir çeşittir, kötüler ise çeşit çeşit” İnsanoğlunun İçindeki “İyi”nin Doğası Nedir?

aristo Erdemli olmak güç, her şeyde ortayı bulmak zor iştir, sözgelişi bir dairenin ortasını bulmak herkesin değil, bilenin işidir; aynı şekilde öfkelenmek, para vermek ve harcamak herkesin yapabileceği kolay bir şeydir; ama bunların kime, ne kadar, ne zaman, niçin, nasıl yapılacağı ne herkesin bileceği bir şey ne de kolaydır. Bunları iyi yapmanın ender, övülesi, güzel bir şey olmasının nedeni de bu. Bunun için Kalypso’nun öğütlediği gibi, ortayı arayanın önce ona daha karşıt olandan uzak kalması gerekiyor.

Devamı…“İyiler bir çeşittir, kötüler ise çeşit çeşit” İnsanoğlunun İçindeki “İyi”nin Doğası Nedir?

“Aklın kötümserliği, iradenin iyimserliği…”* İnsan Olmanın (ve Kalmanın) Etiği – Temel Demirer

temel-demirer“Olmamışa hüzün, olabileceğe umut…”[1]
Doğrudur; bu yabancılaşma dünyasında insan olmak (ve kalmak) hem çok zor, hem de bunun bir etiği ile “olmazsa olmaz”ları var.[2]

Kolay mı? Richard Wagner’in, “Maymundan geliyor olmanın pek de önemi yok aslında, önemli olan ona doğru gidiyor olmamak,” notunu düştüğü sürdürülemez kapitalizmin dünyasında; Woody Allen’in işaret ettiği üzere, “Cevap evet de, soru neydi?” trajedisi yaşanırken; “Kapitalizm bireyci olduğunu iddia etmesine rağmen bireyin kendisini ifade etmesine izin vermiyor,” Jean-Luc Marion’un belirttiği üzere…
Gerçek şu: İnsan doğulmuyor, insan olunuyor ve tekrar edelim: Bunun da etiği ile “olmazsa olmaz”ları var.

Devamı…“Aklın kötümserliği, iradenin iyimserliği…”* İnsan Olmanın (ve Kalmanın) Etiği – Temel Demirer

İnancın ahlak üzerindeki etkisi | Ahlak yasası ve inanç – Yasin Ceylan

Ahlaklı bir eylemde bulunan bir kişi, bunu inancından dolayı değil, ahlak yasasına uyduğu için icra eder.

Ahlak yasası birkaç şekilde ifade edilebilir: “Hareketlerinizin temelini oluşturan ilke, diğer insanlar için de, her zaman, her yerde geçerliyse, o ilke doğrudur.” “Kendine nasıl davranılmasını istiyorsan, insanlara o şekilde davran.” “İnsanları hiçbir zaman amaçların için araç olarak kullanma. Çünkü insanların kendileri amaçtır.”

Devamı…İnancın ahlak üzerindeki etkisi | Ahlak yasası ve inanç – Yasin Ceylan

Alain Badiou: Ötekini tanımaya dayalı her türlü etik hüküm kesinlikle terk edilmelidir

Özellikle Nazizm sonrasında yeni bir kimliğe bürünen etik kavramı, günümüz dünyasına gelinene değin düşün alanında gitgide daha fazla yer kapladı. Her şeyden önce insan hakları alanıyla bağlantılı olarak önümüze gelen bu kavram, tıp, medya, hukuk vb. alanlarda da sık sık tartışma konusu oluyor.
Söz konusu tartışmalarda genellikle neyin etiğe uyduğu, neyin uymadığı, şu ya da bu tikel alanın etiğinin nasıl olması gerektiği üzerinde duruluyor. Ama etik kavramının kendisi sorgulanmıyor, sorgulansa dahi ürkekçe dokundurmaların ardından Kant’a kadar uzanan bir dizi referans vermekle yetiniliyor.
Peki bunun ötesine geçilebilir mi?  Philosophie’de felsefe dersleri dışında, matematikten sanata, radikal siyasete kadar pek çok alanda uğraş vermekte olan Alain Badiou bunu amaçlıyor.

Devamı…Alain Badiou: Ötekini tanımaya dayalı her türlü etik hüküm kesinlikle terk edilmelidir

Modern Etiğin İki Temel Direği; Modern İnsanın Namusu Ve Özgürlükler Yasası


Modern etikle, moderniteyi, bilhassa moderniteyi nitelendiren, modern dünyada yaşayan tekil bireylerin ve toplumların kendi ethoslarından bağımsız olarak paylaşmaları gereken etik türünü kastediyorum. Modern dünyada erkekler ve kadınlar hâlâ, farklı somut normları ve kuralları olan farklı topluluklar, kültürler, gelenekler içine doğmaktalar.

Devamı…Modern Etiğin İki Temel Direği; Modern İnsanın Namusu Ve Özgürlükler Yasası