Virginia Woolf’un Evliliği: Yelkenlerim rüzgâr alamıyor ve bütün bunlar ne işe yarar diyorum

Virginia Stephen otuzuna yaklaştığı halde, hiçbir erkekle aşk ilişkisi kurmamış, kurmak da istememişti. 1909’da, Bloomsbury grubundan, yani adını oturdukları mahalleden alan aydınlar grubundan Lytton Strachey onunla evlenmeyi önerince, adamın eşcinsel olduğunu, bu yüzden de ona el sürmeyeceğini bildiği için, bu öneriyi hemen kabul etti.

Devamı…Virginia Woolf’un Evliliği: Yelkenlerim rüzgâr alamıyor ve bütün bunlar ne işe yarar diyorum

Feminist Teori ve Erkek Şiddeti – Gülnur Savran

siddetErkek şiddeti, hiç kuşkusuz, feminizmin açığa çıkardığı ve politik mücadele konusu haline getirdiği en önemli alanlardan biri. Ne var ki, feminist teoride erkek şiddeti çok çeşitli biçimlerde tartışılıyor. Bu yazının amacı, bu farklı yaklaşımları tüketici bir biçimde taramak ve değerlendirmek değil. Belki de sonda söylenmesi gerekeni en baştan ortaya koymayı göze alarak: Bu yazının amacı, bir “erkek özelliği olarak şiddet” ile erkeklerin kadınlar üzerindeki sistematik şiddeti arasındaki kavramsal ayrımı göz önüne alan bir feminist açıklamanın ipuçlarını yakalamaya çalışmak.

Devamı…Feminist Teori ve Erkek Şiddeti – Gülnur Savran

“Aşk iyidir bak/ Duyumunu artırır insanın”* Çetin Altan’la Söyleşi – Ayfer Tunç

Çetin AltanNur-u Osmaniye’de zamanında kadın pazarı vardı. Oğlan da satarlardı. Hatta cariyeleri filan biraz eskidiği zaman götürüp satarlardı.” Çetin Bey buna bağlı olarak kadınların da pek boş durduğunun söylenemeyeceğini belirtiyor. 17. yüzyılda seviciliğin müthiş yaygın olduğunu Ahmet Rasim’in Hamamcı Ülfet adlı romanını örnek vererek söylüyor. Cinsel çeşitlilik bununla sınırlı da değil. Topkapı Sarayı’nın koleksiyonunda bulunan 18. yüzyıl Karagöz arşivlerinin pornografinin de ötesinde olduğunu belirtiyor, kadın-erkek cinselliği değil, kadın-kadın, erkek-erkek cinselliği. Çetin Bey divan şiirinin büyük ölçüde homoseksüaliteye yönelik olduğunu da vurguluyor. “Ama bunlar pek söylenmez.

Devamı…“Aşk iyidir bak/ Duyumunu artırır insanın”* Çetin Altan’la Söyleşi – Ayfer Tunç

Avrupa ne istiyor? Çokkültürlülük çıkmazını aşmak – Slavoj Zizek

1930’larda Hitler, anti-semitizmi, sıradan Almanların karşılaştığı belalar için –işsizlikten ahlaki çürümeye ve toplumsal huzursuzluğa dek- hikâye türünden açıklama olarak sunmuştu. Sadece “Yahudi komplosu”nu anımsatmak, basit bir “kavramsal haritalandırma” sağlama yoluyla her şeyi netleştiriyordu.
Günümüzün çokkültürlülük ve göçmen karşıtı nefreti, bunların aynı şekilde işlev görmemesi tehdidi mi taşıyor? Garip şeyler oluyor, günlük yaşamımızı etkileyen finansal iflaslar geçekleşiyor, ancak tüm bu olaylar anlaşılmaz biçimde yaşanıyor ve çokkültürlülüğün reddi duruma dair sahte bir netliği ortaya koyuyor: yaşam tarzımızın düzenini bozan, yabancı davetsiz misafirlerdir.

Devamı…Avrupa ne istiyor? Çokkültürlülük çıkmazını aşmak – Slavoj Zizek

Tanzimat Romanında Eşcinsellik, ‘Efemineleşme’ ve Batılılaşma – Yeliz Kızılarslan

Türkiye edebiyatına sancılı ve buhranlı bir kültürel değişim olan Batılılaşma olgusuyla giren roman, ilk örneklerinden itibaren ‘efemineleşme korkusu’yla gizlenen erillik kaybı endişesini ve ‘latent’ eşcinsellik korkusunu, aşırı Batılılaşmış ‘alafranga züppe’ tiplemesiyle yansıtır.
Türkiye edebiyatına roman, Batı edebiyatının aksine burjuvazinin yükselişi ve bireyin ortaya çıkışıyla değil Tanzimat döneminde, bizzat ‘Batılılaşma’ olgusunun kendisiyle beraber girer. Namık Kemal ve Şemsettin Sami gibi yazarların ilk çevirilerinin ardından, değerli edebiyat eleştirmeni Berna Moran’ın ‘taklit’ olarak adlandırdığı ilk eserler ‘roman’ türünde verilir.[i]
Bu, A. H. Tanpınar’ın ‘medeniyet buhranı’[ii] olarak tabir ettiği, hızlandırılmış kültürel değişimin sancısı olarak ileride kendi ikilemlerini doğuracak Türk romanın temel açmazları olarak bugün hâlâ, Batı karşısında, dev aynasındaki küçük bir çocuğun ruh haline bürünen Türk aydının; kökleri, İslam ve gelenekle sınırlandırılan bir modernleşme hareketinin içinde,[iii] epistemolojik değişimin yarattığı köksüzlük hissini anlamlandıracak içgörüyü yitirmesinden kaynaklanır.

Devamı…Tanzimat Romanında Eşcinsellik, ‘Efemineleşme’ ve Batılılaşma – Yeliz Kızılarslan

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org