Aşka Dair – Ahmet Hamdi Tanpınar

Aşk psikolojisinin en dikkate değer taraflarından biri de mevzuunu tanımadan başlamasıdır; onun için her aşk, devamı boyunca biryığın lezzetli keşifler silsilesi olur. Gülerken, konuşurken, hiddet veya hüzünde bu küçücük insan vücudü daima bizim için yenidir ve her kımıldanışında, kâinatla her temasında yepyeni hayranlık imkân ve vesileleri verir.

Devamı…Aşka Dair – Ahmet Hamdi Tanpınar

Oğuz Atay: Batı ülkeleri temiz olmalarını güneşsizliklerine borçludurlar!

Yatağa uzandı, ülkesini ve çocukları düşündü. Bu ülkede çocuklara yer yok. Başka ülkelerde varmış, her tarafı yeşil ülkelerde. Biz, büyük bir sabırsızlıkla çocukların büyümelerini bekliyoruz. Onların kafalarına vuruyoruz, adam olmaları için. Seniyezitseni olarak görüyoruz onları. Kafalarını tıraş ediyoruz çabuk büyüsünler diye.

Devamı…Oğuz Atay: Batı ülkeleri temiz olmalarını güneşsizliklerine borçludurlar!

Kafka’dan Babasına: Hastayken beni rahatsız etmemek için elinle selamladığında ağlardım

Sözgelimi  (…)annemin ağır bir hastalığında kitaplığa tutunmuş, sarsılarak ağlarken ya da benim son hastalığım sırasında sessizce bana, Ottla’nın odasına geldiğinde, eşikte durup yatakta beni görmek için boynunu uzattığında ve beni rahatsız etmemek için yalnızca elinle selamladığında. Böyle zamanlarda uzanır ve mutluluktan ağlardım.

Devamı…Kafka’dan Babasına: Hastayken beni rahatsız etmemek için elinle selamladığında ağlardım

Üç Damla Kan: Nefsini Öldüren Adam – Sadık Hidayet

Mirza Huseynali her sabah belirli saatte, siyah pardösüsü, iliklenmiş düğmeleri, ütülü pantalonu, siyah pırıl pırıl parlayan ayakkabılarıyla düzenli adımlar atar, pınarbaşı tarafındaki sokakların birinden çıkar, Mescid-i Sipehsâlâr’ın önünden geçer, Safî Ali Şah sokağından kıvrılıp okula giderdi.

Devamı…Üç Damla Kan: Nefsini Öldüren Adam – Sadık Hidayet

Hokkabazın Çağrısı – Leyla Erbil

Ooool… Tanrım, tanrım, şu gördüğünüz ben. Ben ağla. Ben ağla. Olmaz tanrım. Ulusların bir bayrağı vardır. Tutarlar üfleyerek ve taze tavuk yumurtaları yedirirler yavrularına, o yavrular ki, olsun diye besili sakatsız aksın savaşlara ülkemizi yükseltsin diye bir emekle böbrekleri ve ciğerleri sağlamlasın diye…

Devamı…Hokkabazın Çağrısı – Leyla Erbil

Amin Maalouf: Nazizmden, Fransa’yı değil, Almanya’yı işgal ettiği gün nefret ettim

Almanlar ile Fransızlar arasındaki ezeli kavgaya pek aldırmadığımı ya da bunun, kanımı kaynatmaya yeterli olmadığını söylemiştim. Benim ailemde geleneksel olarak, atalarımdan biri Bavyerah bir serüvenci ile evleneli beri, hem Fransızca hem Almanca konuşulmuştur.

Devamı…Amin Maalouf: Nazizmden, Fransa’yı değil, Almanya’yı işgal ettiği gün nefret ettim

İhsan Oktay Anar: Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır

Ustaların kılınç yapmak için saatlerce ve günlerce dövdükleri demir neden serttir, bilir misin? O, insanoğluna hemen boyun eğmez, çünkü onların, kendisiyle işleyecekleri suçları bilir. Bu yüzden de ortak olacağı günahların bedelini ateşte dövülürken peşinen öder.

Devamı…İhsan Oktay Anar: Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır

“Çevreyi tanımlamak değil, duygularla yaşamak gerekir…”* – Tezer Özlü

Açlık, savaş, geri kalmışlık ve inanılmaz felaketlerle ilgili haberleri kitleler, masal dinler gibi dinliyor. İşte böylesi bir yaşam önümüzden gelip gidiyor. Sen kendi duvarlarının gerisine çekiliyorsun. O, kendi duvarlarının gerisine çekiliyor. Bir başka kentte. Bir başka ülkede. Herkes bir başka kentte. Herkes bir başka dili konuşuyor.

Devamı…“Çevreyi tanımlamak değil, duygularla yaşamak gerekir…”* – Tezer Özlü

Kafka’nın “Merhametsiz bir zorba” dediği Babası: Hermann Kafka

Bazen dünya haritasının önüme serilmiş olduğunu ve senin boylu boyunca bu haritanın üzerine uzandığını hayal ediyorum
Franz Kafka, 1919’da dinlenmek üzere gittiği Schelesen’de Julie Wohryzek adında bir kızla tanışıp nişanlandı. Aynı yıl kaleme aldığı Babaya Mektup, yazarın bu nişana karşı çıkan babası Hermann Kafka’ya yanıtıdır.

Devamı…Kafka’nın “Merhametsiz bir zorba” dediği Babası: Hermann Kafka

Ölsen Ölünmez, Yaşasan Yaşanmaz – Aziz Nesin

Yaşar Yaşamaz büyük bir düş kırıklığına uğramıştı. Beyler Koğuşundaki iri herifi Karakaplı Nizami Bey sanarak, herife hem de gönüllü kazıklanmasının acısını ta içinde duyuyordu. On parasız kalmıştı. Bu durum, Yaşar’ı para kazanmak için kamçıladı. Artılı bu Karakaplı Nizami Beylerin kimler olduklarını öğrenmişti.

Devamı…Ölsen Ölünmez, Yaşasan Yaşanmaz – Aziz Nesin