Aklın İsyanı: Felsefeye İhtiyacımız Var mı? – Alan Woods

“İnsan pek mecnundur. Bir sinek kurdunu nasıl yaratacağını bilmez, ama gider düzineyle Tanrı yaratır.” (Montaigne)
“Tüm mitoloji, doğa güçlerine, hayal gücünde ve hayal gücüyle baskın çıkar, hakim olur ve şekil verir; bu bakımdan onlar üzerinde gerçek hakimiyetin çıkıp gelişiyle birlikte kaybolup gider.” (Marx)

Devamı…Aklın İsyanı: Felsefeye İhtiyacımız Var mı? – Alan Woods

Schopenhauer: İnsanlar, genel kabul gören bir fikri ne kadar saçma olursa olsun benimserler

Şimdi taraftarlık artık bir görev haline geldiğinden, düşünüp yargıda bulunabilecek olan birkaç kişi de ister istemez susar. Bu noktada, kendi düşünce ve yargısını geliştirme kapasitesi hiç bulunmayan, başkalarının görüşlerini tekrarlayan kimselerin konuşmasına izin vardır sadece.

Devamı…Schopenhauer: İnsanlar, genel kabul gören bir fikri ne kadar saçma olursa olsun benimserler

Korkaklar: Bizim aydınlarımız içinde, düşünce onuru olan çok az kişi vardır – Yaşar Kemal

Hiçbir duyguyu hor görmem. Duygusal aşırılıklar varsa, ne yüzden olduğunu sorup soruşturmayı daha iyi bulurum. Sevinç hor görülür mü? Bir iyi olay, işlem karşısında sevinen insanın sevincine öteki insanlar da katılırlar, bu olağan bir duygudur. Katılmayanları, sevinci yerenleri ben olağan saymıyorum.

Devamı…Korkaklar: Bizim aydınlarımız içinde, düşünce onuru olan çok az kişi vardır – Yaşar Kemal

“İyimserlik” aşılayan ilerlemecilik yıkımlara neden oldu | Eleştirel Düşünceye Dair – Fikret Başkaya

Fikret-Başkaya“Hiç düşmanın yok mu?/ Bu nasıl mümkün oldu?/ Her halde ya gerçeği hiç söylemedin, ya da adaleti hiç sevmedin!” [Santiago Rámony Cagal]

Bir seferinde bir tanıdığım: “Biz söylüyoruz bir şey olmuyor, sen söylediğinde başın belaya giriyor” demişti. “Neyi, nasıl ve ne amaçla söylüyorsun da başına bir şey gelmiyor” dediğimde, yüzüme şaşkın bakmıştı. Belli ki, ne düşünce, ne düşünce özgürlüğü, ne de eleştirel düşünceye dair hiç kafa yormamıştı… Oysa, öylesine akıldan geçen, günlük yaşamda söylenen sıradan şeyler düşünce değildir. Düşünceden söz edebilmek için, bir amaç için tasarlanması, uygun araçlarla ifade edilmesi ve düşüncenin hedefine ulaşması, insanlar tarafından içselleştirilmesi gerekir. Ancak hedefe ulaşıp, kitleye mâl olduğunda düşünceden söz edilebilir ki, ben buna düşüncenin gerçekleşmesi diyorum. Bertold Brecht: “Bir fikrin etkinliğinden söz edebilmek için, kimden kaynaklanıp, kime yöneldiğine bakmak gerekir” derken her halde tam da bunu kastediyordu.

Devamı…“İyimserlik” aşılayan ilerlemecilik yıkımlara neden oldu | Eleştirel Düşünceye Dair – Fikret Başkaya

Afşar Timuçin: Akıllarını yeterince kullanamayanlar başkalarının aklıyla düşünmek zorunda kalırlar

İnsanın başkalarının aklıyla yaşaması tam tamına sürüye takılıp gitmesi anlamına gelir. Bu durum bir toplumsallaşmışlık durumu değil, bir toplumsallaşamamışlık durumudur. Toplumsal yaşam insan türünün zorunlu yaşam koşuludur ama önemli olan topluca bir yerde bulunmak değil toplumsal insanın bilincine ulaşmış olmaktır. İnsanın kendi başına düşünebilmesi onun ancak gelişmiş bir bilince ulaşmış olmasıyla olasıdır. Yetkin bilincin varlığını sağlayan güç bilimin, sanatın ve felsefenin gücüdür. Kendi başımıza düşünme yetkinliğine ulaşamadığımız zaman birilerinin aklına gereksinim duyarız ya da daha geniş çerçevede toplumsal ortak akıl’a bağlanırız. Böylesi bir aklın özünü de görenekler oluşturur.

Devamı…Afşar Timuçin: Akıllarını yeterince kullanamayanlar başkalarının aklıyla düşünmek zorunda kalırlar