“Annelerimiz gibi davranmak kaçınamayacağımız bir şey mi?” Anne Olmak – Dr.Erdal Atabek

Erdal AtabekÇocukluğumda annemin bize kızdığı zaman ‘köpekler ana olmasın’ dediğini anımsarım. Annem bize çok kızdığı zamanlarda bile şefkatinin korumacı kalkanını aşamaz, kendine böyle söylenirdi. Gerçekten de ‘ana olmanın’ nasıl bir şey olduğunu anlamak için çevremizdeki hayvanların analık dönemlerine bakmak bile çok öğreticidir. Bir tavuk kuluçkadan civcivlerini çıkardığı zaman onları yem bulmaya götürür. Civcivler analarının peşine takılır, cik cik sesleriyle hem yerde yiyecek bir şeyler ararlar, hem de analarının yanından pek uzaklaşmamaya çalışırlar. Fark etmeden biraz uzaklaştıkları zaman hemen koşarak ana tavuğun yanına gelirler. Ana tavuk da civcivlerini kollar, dağıldıkları zaman özel bir sesle onları yanına çağırır. Yabancı bir hayvan (kedi, köpek, kuş vb) yanlarına yaklaştığı zaman da ana olmadığı zamanlarda hiç yapmadığı bir şeyi yapar, civcivlerine yaklaşan hayvanlara saldırır. Başa çıkamayacağı bir durumla karşılaşırsa civcivlerini gene bırakmaz, hem oradan kaçar, hem de geri dönerek yavrularını korumaya çalışır, bu arada da ciyak ciyak bağırarak dikkatlerini çeker.

Devamı…“Annelerimiz gibi davranmak kaçınamayacağımız bir şey mi?” Anne Olmak – Dr.Erdal Atabek

Doğal bir olguyla toplumsal bir olgunun çatışması: Gençlikte Cinsellik – Erdal Atabek

Erdal Atabek«Gençlerin cinsel sorunları» bizim toplumumuzda pek meraklı bir konu olmuştur. Kimi kesimlerin görmezden gelip uzaktan bile bakmaya yanaşmadığı, kimi kesimlerinse sadece gençlerin cinsel sorunları varmış gibi davranıp asıl sorunu görmeye yanaşmadığı bir konudur «cinsel sorunlar».
«Gençlerin cinsel sorunları», bütün toplumun içinde bunaldığı, bir türlü doğru yerine oturtamadığı, ne yapacağını, nasıl davranması gerektiğini bilemediği «toplumsal cinsel sorunlar»ın gençlik kesimine yansımasıdır.
İşin doğrusu «herkesin cinsel sorunlaradır. İnsan sorunlarına içtenlikle, gerçekçilikle, sadelikle bakmayı öğrenememiş, bu yüzden de her alanda bocalayan bir toplumda «cinsellik» konusunun da bocalamalarla dolu olacağı açıktır. Bu yüzden genci de, orta yaşlısı da, yaşlısı da bir türlü «cinsel sorular»dan kurtulamaz. Bekarı, evlisi, kadını, erkeğiyle bütün toplumun belki de en bocaladığı alandır «cinsellik».

Devamı…Doğal bir olguyla toplumsal bir olgunun çatışması: Gençlikte Cinsellik – Erdal Atabek

Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve nefreti içimize çağırdık – Dr. Erdal Atabek

Erdal_AtabekSevgiye Yer Kalmadı mı?…

Uzakdoğu’da bir Budist tapınağında geçmiş bir olayı anımsadım. Bu tapınak bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu ve burada geçerli olan incelik, anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, kapıda tokmak ya da çan, zil türünden ses çıkaran bir gereç yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki “bilgelik arayıcısı” kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı.

Devamı…Sevgiyi hayatımızdan kovduk ve nefreti içimize çağırdık – Dr. Erdal Atabek

Dr. Erdal Atabek: Çevrenin kirlenmesinden herkes söz ediyor peki ya insanın kirlenmesi?

Çevre Kirliliğini artık tanımaya başladık. Radyoaktif atıkların, kimyasal atıkların, endüstri ürünü atıklarının çevreyi nasıl kirlettiğini biliyoruz. Ozon tabakasının inceldiğini, delindiğini kaygıyla öğreniyoruz. Toplantılar yapıyoruz, konuşuyoruz, yazıyoruz, önlem almaya çalışıyoruz. Ama Çevre Kirliliği sadece doğanın kirlenmesi değil ki… İnsanın kirlenmesi çağımızın en büyük sorunlarının başında geliyor ve biz farkında bile değiliz.
Evet, insan kirleniyor. İnsanın duyguları kirleniyor, düşünceleri kirleniyor, umutları kirleniyor, sevinçleri kirleniyor…, Ama insan insana duyarsız. İnsan insana ilgisiz. İnsan insana kayıtsız. Oysa insanı görmemiz zorunlu, insana bakmamız zorunlu, insanı korumamız zorunlu. Çevrenin insanı nasıl kirlettiğini görmemiz zorunlu.

Devamı…Dr. Erdal Atabek: Çevrenin kirlenmesinden herkes söz ediyor peki ya insanın kirlenmesi?