Yeraltından Notlar – Dostoyevski

Ben hasta bir adamım… Gösterişsiz, içi hınçla dolu bir adamım ben. Sanıyorum, karaciğerimden hastayım. Doğrusunu isterseniz, ne hastalığımdan anladığım var, ne de neremin ağrıdığını tam olarak biliyorum. Tıbba, hekimlere saygı duymakla birlikte, şimdiye dek tedavi olmadığım gibi, bundan sonra da böyle bir şey düşünmüyorum. Üstelik boş inançları olan bir insanım, hem de tıbba saygı duyacak kadar. (Oldukça iyi bir öğrenim gördüm, boş inançlara inanmamam gerekirdi, ama inanıyorum işte.) Hayır, hayır, salt hıncımdan dolayı tedavi olmak istemiyorum. Siz bunu anlayamazsınız. Ama ne ziyanı var, ben anlıyorum ya! Bu huysuzluğumla kime kötülük edeceğimi açıklamak elimde değil, bunu ben de bilmiyorum;

Devamı…Yeraltından Notlar – Dostoyevski

Dostoyevski: insan, neden her şeyi yıkmaya, paramparça etmeye düşkündür?

Ben şuna inanıyorum ki insan, olay çıkarmaktan, kırıp dökmekten hiçbir zaman kendini alamayacaktır. Anlamanın tek kaynağı, acı duymaktır. Notlarımın başında anlamanın, insanın baş belası olduğunu söylemiştim; ama insanın bunu sevdiğini, hiçbir zevke değişmeyeceğini de biliyorum. Anlama, iki kere iki ile karşılaştırılamayacak kadar üstündür. İki kere ikiden sonra, yapacak değil, öğrenecek bir şey kalmamıştır artık. Ancak beş duyunuzu körleştirerek derin düşüncelere dalabilirsiniz. Aslında anlama da insanı aynı sonuca ulaştırır; ama hiç değilse kendinizi yumruklayarak biraz toparlanırsınız. İlkel bir davranış olmasına rağmen hiç yoktan iyidir.

Devamı…Dostoyevski: insan, neden her şeyi yıkmaya, paramparça etmeye düşkündür?

Ölümünün 128 yılında Fyodor Dostoyevski

İyi miydi? Kötü müydü? Bir karanlıklar evreninin peygamberi miydi? Insanın kin, sadizm ve umutsuzluk gibi olumsuz yanlarının sözcüsü müydü? Yoksa dünyayı yeniden yaratmak için gelmiş bir Rus Isa’nın havarisi miydi? Ne olursa olsun, onun acılı eserlerindeki temel duygu, modern insanin kendi varlığı ve kendi kaderi hakkındaki bilinçtir.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 1821, – ö. 9 Şubat 1881) , 19. yüzyıl Rus yazarlarının arasında Tolstoy ile birlikte en önde gelen iki isimden biridir. İnsanın en gizli kalmış yönlerini erişilmez bir saydamlıkla ortaya çıkaran evrensel dahi. Kimi okur ve eleştirmenlere göre tüm zamanların en büyük romancısıdır.

Devamı…Ölümünün 128 yılında Fyodor Dostoyevski

Delilik, kriz, ‘Hasta’ Nietzsche ve delirmeden önce bitirdiği son eseri; Deccal


Hem fiziksel hem de ruhsal olarak sürekli rahatsızlıkları olan Nietzsche’  hemen hemen tüm hayatı boyunca dayanılmaz baş ağrıları ve mide problemleri ile yaşar. Daha çocukluk yıllarında bile görülen kötücül bir psikolojiye sahiptir…
Basel Ünversitesi’nde Filoloji profesörü iken, 1879’da sağlık sorunları sebebiyle istifasını verir. Aslında tek sebep bozuk sağlığı da değildir; Nietzsche gittikçe filolojiden koparak ve felsefeye yönelmiştir. Hatta ‘ Basel’de profesör olmayı, tanrı olmaya elbette yeğ tutardım, ama evrenin yaratımını yarıda bırakmak cesaretini göremedim kendimde’ demiştir.

Devamı…Delilik, kriz, ‘Hasta’ Nietzsche ve delirmeden önce bitirdiği son eseri; Deccal