Cahit Sıtkı Tarancı: Şair kör ya da sağır değildir ki, çevresinde olup bitenleri görmesin

Cahit Sıtkı“Şiir nedir”? diye soruyorsunuz. Edebiyat yapmayı, büyük söz etmeyi sevenler için şiir ne değildir ki! Şiir bir çığlıktır, bir ilan-ı aşktır, sallanan bir yumruktur, bir umuttur, bir kurtuluştur vb… Kuşkusuz, bunların hepsi şiirde olabilir, fakat bunlar nesirde de olan şeylerdir. Şiirin ne olduğunu anlayabilmek için onu nesirden ayıran özellikleri aramak, onlar üzerinde durmak daha doğru olur sanıyorum. Düşüncemi bir örnekle açımlayayım: Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz dizesini elbette duymuşsunuzdur. Şair ne demek istiyor?

Devamı…Cahit Sıtkı Tarancı: Şair kör ya da sağır değildir ki, çevresinde olup bitenleri görmesin

Orhan Veli, Can Yücel, Edip Cansever, Cahit Sıtkı… Birçok Şairin Aşık Olduğu Kadın: Nahid Firatlı

orhan veli“Gelelim sonuncuya./ Hiçbirine bağlanmadım/ Ona bağlandığım kadar./ Sade kadın değil, insan./ Ne kibarlık budalası,/ Ne malda mülkte gözü var./ Hür olsak der,/ Eşit olsak der./ İnsanları sevmesini bilir/ Yaşamayı sevdiği kadar.
Ankara’da belediyenin kazdığı bir çukura düştü ve başından hafifçe yaralandıktan iki gün sonra İstanbul’a döndü. Burada fenalık geçirip  beyinde damar çatlaması sebebiyle Cerrahpaşa’da  öldüğü zaman, cebinde çıkan diş fırçasına sarılı kağıtta Fıratlı’yı  yukarıdaki  dizelerle anlatıyordu.

Devamı…Orhan Veli, Can Yücel, Edip Cansever, Cahit Sıtkı… Birçok Şairin Aşık Olduğu Kadın: Nahid Firatlı

Gerçekliği yansıtmak değil, değişik bir biçimde algılatmak | Rus Biçimciliği – Berna Moran

Şiirde Yazınsallık
Rus Biçimcileri ürünlerini aşağı yukarı 1915-1930 yılları arasında verdikleri için, esere dönük biçimci yaklaşımı Yeni Eleştiri akımından önce başlatmış sayılırlar. Ama Rus Biçimciliği aynı zamanda, 1960’larda ortaya çıkan Yapısalcılığın önemli kaynaklarından biridir. Yazın bilimine on beş yıl kadar çok önemli katkılarda bulunan Rus Biçimcileri Sovyetler’in resmi sanat anlayışına ters düştükleri için 1930’dan sonra baskı altında kaldılar ve sustular, ya da tutumlarını değiştirdiler. En ünlüleri arasında şu adları sayabiliriz: Boris Tomaşevski, Viktor Şklovski, Boris Eichenbaum ve Yuri Tinyanov. Çalışmalarına Rus Biçimcileri ile başlayan Roman Jacobson 1920’de Rusya’dan ayrıldığı ve Çekoslovakya’ya giderek Prag Dilbilim Topluluğu’nu kuranlara katıldığı için Rus Biçimciliğini, bir bakıma, Avrupa’da devam ettirmiş oldu.

Devamı…Gerçekliği yansıtmak değil, değişik bir biçimde algılatmak | Rus Biçimciliği – Berna Moran

Günlüklerin Işığında Tanpınar’la Başbaşa: “Osmanlı cahil, Yahya Kemal zavallı, darbe gerekli…”

Prof. Dr. İnci Enginün ve Prof. Dr. Zeynep Kerman’ın hazırladığı Günlüklerin Işığında Tanpınar’la Başbaşa adlı  kitapta yazarın 1953’te tutmaya başladığı ve 1962’deki ölümünden 13 gün önceye kadar yazmayı sürdürdüğü notlar yer alıyor. Günlük heyecanların, hayal kırıklıklarının sonucunda yazdığı bu notlarda Tanpınar,  yücelttiği Osmanlı kültürünü yer yer aşağılıyor, ustası Yahya Kemal’i acımasızca eleştiriyor ve 27 Mayıs darbesini yapanları alkışlıyor. Öğrencisi Mehmet Kaplan, Tanpınar’ın terekesindeki defterlerinde yer alan, ‘Bu yazdıklarımın benden sonra okunacağını düşünüyorum. Hoşuma gidiyor. Geçen zamanım görülecek sanıyorum…’ cümlelerinden cesaret alarak paylaştığı günlükler, bir yazarın yalnızlığını, kırgınlıklarını, arzularını ve zaman zaman da aşırılıklarını yansıtıyor.  Tanpınar, bilinmezleri, acı ve sevinçleri ile iç dünyası ve özel hayatı, edebiyat çevreleriyle ilişkilerini yansıtırken yazarın başka  bir yüzüyle kaşılaşıyoruz.

Devamı…Günlüklerin Işığında Tanpınar’la Başbaşa: “Osmanlı cahil, Yahya Kemal zavallı, darbe gerekli…”

Şiir ve Biçim Üzerine – Cahit Sıtkı Tarancı

Bugün aruzla da, heceyle de, serbest vezinle de yüzümüzü güldürecek derecede güzel şiirler yazıldığı halde, bu vezinleri kullanan şairlerin çoğunda ortak, sakat bir kanaat üzerinde durmak istiyorum. Bu şairlerin her biri, kendi kullandığı vezinden gayrisiyle yazılan şiirlere bir kıymet atfetmemek gibi, dar bir şiir anlayışıyla müteharriktir.
Şüphesiz, bir şairin kullandığı, daha doğrusu kendince yarattığı araçtan aşkla bahsetmesi güzel bir şeydir. Aruz vezninin görmüş geçirmiş mükemmeliyetini Yahya Kemal’den, hece vezninin Türkçeye kazandırdığı ses kıvraklığını Ahmet Hamdi’den, serbest veznin Türk şiirine açtığı imkân hazinelerinin zenginliğini Nâzım Hikmet’ten dinleyenler, bu aşkın bazen şairlerine, kullandıkları vezin hakkında ne lezzetli şiir hakikatleri söylettiğini elbette bilirler.

Devamı…Şiir ve Biçim Üzerine – Cahit Sıtkı Tarancı