“Yaşam bir armağandır!” Dostoyevski’nin İnanç Yolculuğu – Ziya Meral

“1846’da İnsancıklar kitabının yayımlanması Dostoyevski’nin geleneksel bir Hristiyan’dan radikal ve sosyalist bir insana dönüştüğü zamanın işareti olabilir” diyen Ernest Gordon’un da vurguladığı gibi bu kitap Dostoyevski’nin entelektüel ve ruhsal yaşamında önemli bir dönüm noktasını göstermekteydi.

Devamı…“Yaşam bir armağandır!” Dostoyevski’nin İnanç Yolculuğu – Ziya Meral

Dostoyevski: “Akıllı Sıradanlar” ikiye ayrılır: dar kafalılar ve “kafası daha çok çalışanlar”

dostoyevski“…Gerçekten de, diyelim, varsıl olmak, iyi bir aileden gelmek, eli yüzü düzgün olmak, fena bir eğitim almamış olmak, aptal olmak, hatta iyi yürekli olmak, ama aynı zamanda hiçbir yeteneği, hiçbir özelliği, hatta hiçbir tuhaflığı olmamak; kendine özgü hiçbir düşüncesi olmamak, tümüyle ve kesinlikle “herkes gibi” olmak… ne çekilmez bir durumdur! Varsıl ama Rotchild gibi değil; iyi bir adı var, ama önemli hiçbir şey o adla anılmaz; hoş bir dış görünüşü var, ama pek anlamlı değil; iyi bir eğitimi var, ama bu eğitimin nerede, ne uğurda kullanılacağı belli değil; akıl var -kendine ait düşünceleri yok; kalp var – gönül yüceliği yok vb. vb. Her şeyde çoktur; diğer bütün insanlar gibi bunlar da iki ana gruba ayrılırlar: dar kafalılar ve “kafası daha çok çalışanlar”.

Devamı…Dostoyevski: “Akıllı Sıradanlar” ikiye ayrılır: dar kafalılar ve “kafası daha çok çalışanlar”

Budala – Dostoyevski | “Böyle bir dünyada dürüst olmak “budala” olmaktır”

Budala, bugün dünyanın en çok  tanınan ve kitapları satılan yazarlardan biri olan ancak yaşamı  geçim sıkıntıları içinde  biten Dostovyevski’nin 1868 yılında yazdığı eserdir.   Romanın kahramanı Prens Mışkin, Sara hastasıdır. Tedavi gördüğü İsviçre’den döndüğünde elindeki giysi çıkınından başka hiçbir şeyi yoktur. Yaşamı kendi iç dünyasını seyre dalmakla geçmektedir. İnsanlarla her türlü alışverişten arınmış, budalalık derecesinde iyi olan Prens Mışkin, tam bir ermiş kişidir. Sevmekten başka bir şey gelmez elinden. İyi bir zeka sahibidir. Çevresindekiler, onu her zaman yadırgarlar, ama onsuz da edemezler. Kendisi de saralı olan Dostoyevski, romanının kahramanına kendi kişiliğinden pek çok şey koymuştur.*  Bir yanıyla Prens Mışkin’in anıları, aslında Dostoyevski’nin anılarıdır. Prens Mıskin’in romanının bir yerinde anlattığı, siyasal görüşlerinden dolayı kurşuna dizilme cezası alan bir adamın öyküsü, aslında Dostoyevski’nin başından geçmiş, sonrasında romana da yansıyan etkilerden de görüleceği gibi dine dönmesine belirtten açık  işaretler taşıyor.

Devamı…Budala – Dostoyevski | “Böyle bir dünyada dürüst olmak “budala” olmaktır”

Ölümünün 128 yılında Fyodor Dostoyevski

İyi miydi? Kötü müydü? Bir karanlıklar evreninin peygamberi miydi? Insanın kin, sadizm ve umutsuzluk gibi olumsuz yanlarının sözcüsü müydü? Yoksa dünyayı yeniden yaratmak için gelmiş bir Rus Isa’nın havarisi miydi? Ne olursa olsun, onun acılı eserlerindeki temel duygu, modern insanin kendi varlığı ve kendi kaderi hakkındaki bilinçtir.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (d. 1821, – ö. 9 Şubat 1881) , 19. yüzyıl Rus yazarlarının arasında Tolstoy ile birlikte en önde gelen iki isimden biridir. İnsanın en gizli kalmış yönlerini erişilmez bir saydamlıkla ortaya çıkaran evrensel dahi. Kimi okur ve eleştirmenlere göre tüm zamanların en büyük romancısıdır.

Devamı…Ölümünün 128 yılında Fyodor Dostoyevski