“Sahip olduğumuzun çok uzağındayız” Pozitiflikler, disiplinler, bilimler – Michel Foucault

Bilim ve Bilgi
Bütün önceki çözümlemelere, ilkesini vermeden, çerçevesi belirtilmeden, sessiz bir sınırlama empoze edilir. Anımsanan bütün örnekler istisnasız çok dar bir alana aittir. Sahip olduğumuzun çok uzağındayız…

Devamı…“Sahip olduğumuzun çok uzağındayız” Pozitiflikler, disiplinler, bilimler – Michel Foucault

Michel Foucault: Erdem kendimize karşı sorumluluklarımızdır, topluma değil

İnsan Bilimlerinin Biçimi
Olağan durumda, matematiğin işlevinde tanımlanmaya çalışılmaktadır: ya insan bilimlerinin içinde matematikselleştirilebilir nitelikteki her şeyin envanterini çıkararak ve öylesine bir biçimselleştirmeye yatkın olmayan her şeyin henüz bilimsel pozitifliğe ulaşmadığını varsayarak…

Devamı…Michel Foucault: Erdem kendimize karşı sorumluluklarımızdır, topluma değil

Foucault: Tımarhane ve hapishane, iktidarların sopası olmuştur tarihte

Hiç kuşku yok ki, ideolojinin bilimlerle olan ilişkilerinin gerçekleşmesi ve özelleşmesi bu oyun alanındadır. İdeolojinin bilimsel söylem üzerindeki etkisi ve bilimlerin ideolojik fonksiyonu ne ideal yapıları düzeyinde, ne bir toplumun içindeki teknik kullanımları düzeyinde, ne ideolojiyi yapan öznelerin bilinci düzeyinde birbirine eklemlenirler.

Devamı…Foucault: Tımarhane ve hapishane, iktidarların sopası olmuştur tarihte

“Doğruya ve gerçeğe yönelmiş her türlü çabaya saygı duyuyorum” Bilim ve Ahlâk – Einstein

Albert Einstein“Ahlâklı bir yaşama düzeninin gelişmesi bakımından Konfüçyüs’ün, Buddha’nın, İsa’nın ve Gandhi’nin yaptıkları, bilimin, herhangi bir zamanda yapabileceğinden çok daha önemlidir bence.
Sigara içmenin sağlığınız için çok zararlı olduğuna inanırsınız da, tiryaki olmaktan gene de alamazsınız kendinizi, Hayatı zehirleyen pek çok alışkanlıklar için geçerli bir yargı bu üstelik.
Doğruya ve gerçeğe yönelmiş her türlü çabaya duyduğum saygı ve hayranlığı ayrıca belirtmem gerekmiyor sanıyorum.”

Devamı…“Doğruya ve gerçeğe yönelmiş her türlü çabaya saygı duyuyorum” Bilim ve Ahlâk – Einstein

Leonardo’dan Tesla’ya 11 Büyük Bilim İnsanının Büyük Yanlışları

nikola tesla 

Büyük bilim adamlarının büyük yanlışları Eskiler, “dünyada doğru bilinen bir yanlışı düzeltmek kadar zor birşey yok” derler. Galiba adını oldukça duyduğumuz bu bilim adamları da aynı yanılgıya düştüler. Doğru zannettikleri birçok bilgi aslında yanlış. İşte yakından tanıdığımız o bilim adamları ve doğru zannettikleri bazı yanlışları:

Devamı…Leonardo’dan Tesla’ya 11 Büyük Bilim İnsanının Büyük Yanlışları

Bilim olarak psikanaliz Marksist sosyolojik doktrine eşittir | Psikanaliz ve Marksizm – Juliet Mitchel

Reich’ın Ödip kompleksini yeniden babaerkil aileye döndürmesi çalışmalarındaki psikanalitik kavramların ölümü anlamına geldi. Fakat Reieh’ın psikanalitik çerçeve içerisinde tartıştığı durum analitik olduğu kadar siyasal kuramları içinde tehlikeli olabilir. Bence aynı yanlış kavramların ikisini de nasıl etkilediğini görebiliriz. Karakter analizi çalışmasında bilinçaltı ile içgüdüleri karıştırması bu alandaki çalışmalarının tümüne zarar verdi. Ren aynı karıştırmanın diyalektiğin doğasını kavramasını engellediğini ve her ne kadar bu durum psikanalizle ilgili fikirlerinde ortaya çıkmışsa da Marksist kuramlarına da uzandığını öne süreceğim.

Devamı…Bilim olarak psikanaliz Marksist sosyolojik doktrine eşittir | Psikanaliz ve Marksizm – Juliet Mitchel

Dünden bugüne insan | Antropoloji: insanı en iyi anlayan ve anlatan bilim dalı

İnsan, biyo-kültürel bir varlık alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. O, ne tek başına biyolojik bir varlık, ne de kültürel bir olgudur. İnsanın biyolojik ve kültürel çeşitliliğini ve bu çeşitliliklerin işleyiş biçimlerini inceleyen ve geliştirdiği kuramlarla bunları açıklamaya çalışan bilim dalı antropolojidir. Antropoloji, insanın biyolojik ve kültürel evrim süreçlerini geniş bir bakış açısı içinde ele alan tek bilim dalıdır. Sosyal bilimler içinde konusu insan olan nice ilgi alanları vardır; tarih, coğrafya, siyaset bilimi, ekonomi, sosyoloji ya da psikoloji bunlardan bazılarıdır.
Antropoloji insana diğer bilim dallarından farklı bir anlayışla yaklaşır. İnsanı bütüncü bir yaklaşımla inceler. Böyle olunca, antropolojiyi belirli bir bilim evrenine sokmakta da zorlanıyoruz. Güzel sanatlara mı, beşeri bilimlere mi, doğa bilimlerine mi yoksa sosyal bilimler içine mi? Bugün birçok yüksek eğitim kurumlarında antropoloji, sosyal bilimler içinde yer alır. Antropolojinin özellikle sosyal ve doğa bilimleri ile olan sıkı bağlantısını görmemek olanaksızdır (Relethford, 1990; Güvenç, 1991; Kottak, 1997).

Devamı…Dünden bugüne insan | Antropoloji: insanı en iyi anlayan ve anlatan bilim dalı

İnsan Ailesinin Biyokültürel Evrimi | İnsan ailesi öncesinde ne vardı? – Metin Özbek

Yeryüzünde 65-70 milyon yıl öncesinden itibaren başlayan başdöndürücü evrimsel süreç aşağı yukarı 20-25 milyon yıl öncesinden itibaren hominoid (insanımsı) adı verilen yepyeni bir üst ailenin tarih sahnesine çıkmasıyla beraber heyecanlı bir dönemece girmiştir. Aslında bu üst aile, bizi de yakından ilgilendirmektedir. Çünkü insan ailesiyle (hominid) iri primat ailesi (pongid) bu üst aile içinde toplanır. İnsan ailesinin oluşum biçimi ve bu oluşumda rol oynayan koşulları daha iyi anlayabilmemiz açısından insan ailesi öncesinde ne olup bittiğini bilmemiz Çok önemlidir. Gerek insan, gerekse iri primat ailelerinin evrimsel potansiyelini bünyesinde taşıyan ortak atasal formla temsil edilen hominoid üst ailesi zaman ve mekân içinde nasıl bir dağılım gösteriyordu? Bu amaçla zaman tüneline girerek miyosen cağın başlangıcına kadar gidelim. Zamanımızdan aşağı yukarı 25 milyon yıl önce başlayan ve 5,5 milyon yıl önce de sona eren miyosen çağı sadece biz insanoğlu için değil, aynı zamanda goril, şempanze, orangutan gibi iri primatların ait olduğu ailenin de kaderini belirleyen kritik bir zaman dilimidir (Kottak, 1997). İnsan ve iri primat ailelerinin ortak yazgısı bundan aşağı yukarı 25-30 milyon yıl önce başlamış bulunmaktadır (Relethford 1990; Tattersall, 1995).

Devamı…İnsan Ailesinin Biyokültürel Evrimi | İnsan ailesi öncesinde ne vardı? – Metin Özbek

Marksist bütünsellik’in sorgulanması açısından akıl, ideoloji ve bilim

Burada, belirtilen noktalara ilişkin eksiklikler, belirsizlikler ve geliştirilmeye duyulan ihtiyaç göz önünde bulundurularak, kısaca, modernizmin felsefi ilkelerine bağlılığı açısından “Marksist Bütünsellik”in çok genel bir değerlendirmesi sunulmaya ve bu genel görünüm çerçevesinde Akıl, İdeoloji, Bilim, Hakikat, Teori vb. konulara değin belli bir tartışmaya çok özet olarak değinilmeye çalışılacak; yalnızca bir giriş niteliğinde uzaktan bir görünüm oluşturmak amaçlandığından, belirtilen ve ima edilen noktalar satır başlarıyla yetinilerek geçilecek.

Devamı…Marksist bütünsellik’in sorgulanması açısından akıl, ideoloji ve bilim

Tarih ve Bilim Felsefesi Arasındaki Bağlantılar – Thomas S. Kuhn

“Bugün üzerinde konuşmam istenen konu; tarih ile bilim felsefesi arasındaki ilişkilerdir. Bence bunun, her şeyden çok, düşünsel olduğu kadar derin bir kişisel önemi vardır. Ben karşınızda bir bilim tarihi uygulayıcısı olarak bulunuyorum. Amerikan Felsefe Kurumunun değil, Amerikan Tarih Kurumunun bir üyesiyim. Ancak üniversitenin ilk sınıfında felsefeyle karşılaşmamdan sonraki yaklaşık on yıl için,o benim meslek dışı uğraş olarak birinci ilgi odağımdı ve gerçekten iyi yetiştirilebileceğimi sandığım tek alanı, kuramsal fiziği bırakarak onu meslek edinmeyi sık sık düşündüm. 1948 yakınlarına değin sürüp giden o yıllarda,tarih ya da bilim tarihi bende en hafif bir ilgi uyandırmamıştı. O sıralar,birçok bilim adamı ve filozof için olduğu gibi,benim için de tarihçi, geçmiş üstüne olguları toplayıp doğrulayan ve sonra onları zaman sırasına göre düzene koyan bir kimseydi. Açıktır ki, işi gücü tümdengelimsel çıkarım yapma ve köklü kuramla uğraşma olan bir kimse için olup bitenleri kayda geçirmenin bir çekiciliği bulanamazdı elbet.

Devamı…Tarih ve Bilim Felsefesi Arasındaki Bağlantılar – Thomas S. Kuhn

Ivan Pavlov, Şartlı Reflekslerin Doğası, İşleyişi ve Klasik Koşullanma Deneyi

Daha hayattayken “Dünya Fizyolojisinin Prensi” olarak kabul edilen Pavlov,  laboratuvarda mide üzerine çalışma yaparken köpeklerin yalnız yiyecek verildiği zaman değil, boş yemek tabağını gördüklerinde hatta yemeği getiren kişinin ayak seslerini duyduklarında da salya çıkardıklarını  farketmesiyle  çalışmalarını bu yönde derinleştirdi. Köpeklerin tükürük bezlerini beyinlerine açılan bir pencere olarak gören Pavlov, yaptığı binlerce deney sonucunda koşullu refleks ve koşulsuz refleks kavramlarını oluşturmuşturdu.

Devamı…Ivan Pavlov, Şartlı Reflekslerin Doğası, İşleyişi ve Klasik Koşullanma Deneyi

Popüler bilim dergisi Focus’a, en çok sorulan 25 soru ve cevabı

Dünyanın popüler bilim dergilerinden İngiliz BBC Focus, yıllardır insanların en çok merak ettiği sorulara, konunun uzmanlarına ve son yapılan araştırmalara danışarak cevap veriyor.  Solaklar daha mı zeki?, Neden tek yumurta ikizlerinin parmak izleri birbirini tutmuyor?, Çay içmek gerçekten harareti alır mı?, Üzüm mü, şarap mı daha faydalı mı?, Evrenin en soğuk yeri nerede?, Mikroplara da mikrop bulaşır mı?, Neden ateşimiz çıktığında üşürüz? gibi en çok sorulan 25 soruya verelen cevapları aşağıdan okuyabilirsiniz.

Devamı…Popüler bilim dergisi Focus’a, en çok sorulan 25 soru ve cevabı

Gıyaseddin Cemşid; Aritmetikte ondalık sistemi ilk kullanan büyük bir matematikçi

Gıyaseddin Cemşid, 14. yüzyılın son yarısında Kaşan’da doğmuş, yaptığı çalışmalar ve araştırmalarla tanınan astronom ve matematikçidir. Matematik tarihlerinde ondalık sistemin kaşifi olarak geçer. Yüksek dereceden sayısal denklemlerin yaklaşık çözümlerine ilişkin bulduğu yöntemlerle de dikkat çeken Cemşid, aynı zamanda   Hekim, Matematikçi ve Gökbilim adamıdır. Yapılmış olduğu gözlemlerlere dayanarak yazdığı  Khagani Zici adlı eseri Doğu ve Batı Bilim dünyasında bir kaç yüzyıl boyunca kullanılmıştır.

Devamı…Gıyaseddin Cemşid; Aritmetikte ondalık sistemi ilk kullanan büyük bir matematikçi

Bilimde son 10 yılın en büyük 10 atılımı

Mars`ta su bulunmasından yüzyılın deneyi olarak adlandırılan Büyük Hadron Çarpıştırıcısına, bilim adamlarının son 10 yıldaki en büyük 10 atılımı şöyle sıralanıyor:  Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen 10 milyar dolarlık araştırmada, Büyük Hadron Çarpıştırıcısıyla, 14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamının yaratılması amaçlanıyor. İsviçre`nin Cenevre kentindeki yeraltı tünelinde yapılan deneyde geçen yıl ilk kez çalıştırılan atom çarpıştırıcısı, bir ton helyumun tünele sızmasına yol açan elektrik bağlantısı arızası yüzünden kapatıldı. Bu yılın sonlarında yapılan ve gelecek yıl yapılacak asıl çarpıştırma operasyonunun provası olarak görülen `Atlas` adlı deneyde ise 1,18 trilyon elektrot volt gücünde, karşı yönlerde yol alan iki parçacık ışınının çarpışmayı doğurduğu açıklandı.

Devamı…Bilimde son 10 yılın en büyük 10 atılımı