Sivas Katliamı’nı yapan katillerin avukatları bugün nerede, ne işle meşgul? – Onur Caymaz

Unutmayacağız, ihbar edeceğiz, ihtar edeceğiz, ifşa edeceğiz…
Şu görüntüyü hatırlıyor musunuz? Ben 16 yaşımdaydım, gayet iyi hatırlıyorum. Yeni yeni şiir yazmaya başlamıştım. Yaz günü, babam balkonda akşam yemeği yiyor, oturma odasında televizyonun karşısında şaşkın şaşkın ekrana bakıyordum.
Yıllar sonra, orada yakılan insanlardan, şairlerden birinin, Behçet Aysan’ın kızı Eren, arkadaşım olacaktı. Eren orada babasını kaybetmiş, yanılmıyorsam bir sene sonra da annesi üzüntüden kanser olup ölmüştü. Eren kimsesiz kalmıştı. Hepimiz kadar kimsesiz, hepimizden çok… Yıllar sonra Behçet Aysan’ın adına konan şiir ödülünü aldığım vakit kardeş gibi kucaklaşmıştık.
O gün, orada yakılan Behçet Aysan’ın çok sevdiğim bir şiirini de o zamanlar defter diye bellediğim boktan bir rehberin arkasına yazmış; o şiirin şairi olsaydım ne mutlu olacağımı düşünmüştüm; son dörtlük şuydu: “Sen bu şiiri okurken / ben belki başka bir şehirde ölürüm…

Devamı…Sivas Katliamı’nı yapan katillerin avukatları bugün nerede, ne işle meşgul? – Onur Caymaz