Aristo’ya Göre Bilmenin, Vakıf Olmanın, Nazari ve Ameli Olması (Teorisi ve Pratiği) Arasındaki Fark Nedir?

aristoEflâtun’un ölümünden (İÖ 348) sonra Akademia’nın önderliğini, matematiğe ilgisi bazı öğrencileri rahatsız eden eski bir öğrencisi üstlenir. Yeni önderin “felsefeyi matematiğe çevirmesine” karşı çıkarak Akademia’dan ayrılanlar arasında, o sıralar otuz altı yaşında olan Aristo da vardır. Aristo, izleyen birkaç yılı Anadolu’da (Küçük Asya) Midilli (Lesbos) Adası’nda geçirerek, zoolojiyle meşgul olur. Derken, İÖ 343’lerde, Makedonya Kralı II. Philip, kendisini oğlu İskender’e ders vermesi için saraya davet eder. Aristo, bu görevi iki yıldan biraz fazla sürdürürken Kral II. Philip sefere çıkmak üzere Makedonya’dan ayrılır. Tahtını naip olan oğluna bırakmış, naibin resmi işleri de derslerini sürdüremeyecek kadar yoğunlaşmıştır. Aristo, Atina’ya döner, kentin dışında bir koru ve birtakım binalar kiralayarak kendi okulu Lyceum’u (Lise) kurar.

Devamı…Aristo’ya Göre Bilmenin, Vakıf Olmanın, Nazari ve Ameli Olması (Teorisi ve Pratiği) Arasındaki Fark Nedir?

Aristo: Gelişme durumuna ulaştığı zaman hayvanların en iyisi, kurallardan ayrılınca da en kötüsü olur İnsan!

aristoİnsan Birlikteliğinin Doğal Formları Nelerdir?

Aristo, insanoğlunun içindeki iyiliğin doğasına dair görüşlerini Nikomakhos’a Etik’te tespit ettikten sonra, insanoğlunun özellik arz eden vasıflarına dair bilinmeyenlere yönelir: “Politik Hayvan” [zoon politikon] olan insan, hep diğer insanlarla birlikte (işbirliği/ortaklık içinde) yaşar. Ne var ki, birlikte yaşamanın birden çok türü vardır. Bazıları, aile gibi, evrenseldir; diğerleri, kölelik ve polis gibi, evrensel değildir. Dolayısıyla siyaset konusunu incelerken insani birlikteliklerin şeklini, kökenini ve gerçekliğini irdelemek gerektiğini düşünür.

Devamı…Aristo: Gelişme durumuna ulaştığı zaman hayvanların en iyisi, kurallardan ayrılınca da en kötüsü olur İnsan!

İnsanoğlunun Fiilen Algıladığı Dünyanın Nihai Gerçeklikle İlişkisi Nedir? Kategoriler – Aristo

AristoMesela, belli bir insan, “hayvan” yerine “insan” adı verilerek, daha bilinir biçimde açıklanabilir. Çünkü ikincisi, belli bir insana daha özgü, öteki daha ortaktır. Yine, belli bir ağaç için “bitki” yerine “ağaç” adı verilerek daha bilinir bir açıklama yapılabilir. Öte yandan birincil varlıklar, bütün öteki nesneler için taşıyıcı olmaları, öteki nesnelerin hepsinin onlara yüklenmeleri ya da onların içinde bulunmaları nedeniyle, asıl varlıklar adını alırlar. Birincil varlıkların öteki nesnelerle ilişkisi nasılsa, türün cinsle ilişkisi de öyledir, çünkü tür cins için taşıyıcıdır, cinsler türlere yüklenir, türler cinslere yüklenmez. Bu nedenle de tür cinse göre daha çok varlık olur. Cins olmadığında, türlerden biri ötekinden daha çok varlık olmaz. Nitekim “insan”ı belli bir insana göre açıklayan, “at”ı belli bir ata göre açıklayandan, hiç de daha yaklaşık bir açıklama vermiş olmayacaktır. Yine, birincil varlıklarda da biri ötekinden hiç de daha çok varlık olmaz; tıpkı, belli bir insanın, belli bir öküzden hiç de daha çok varlık olmadığı gibi.

Devamı…İnsanoğlunun Fiilen Algıladığı Dünyanın Nihai Gerçeklikle İlişkisi Nedir? Kategoriler – Aristo

“İyiler bir çeşittir, kötüler ise çeşit çeşit” İnsanoğlunun İçindeki “İyi”nin Doğası Nedir?

aristo Erdemli olmak güç, her şeyde ortayı bulmak zor iştir, sözgelişi bir dairenin ortasını bulmak herkesin değil, bilenin işidir; aynı şekilde öfkelenmek, para vermek ve harcamak herkesin yapabileceği kolay bir şeydir; ama bunların kime, ne kadar, ne zaman, niçin, nasıl yapılacağı ne herkesin bileceği bir şey ne de kolaydır. Bunları iyi yapmanın ender, övülesi, güzel bir şey olmasının nedeni de bu. Bunun için Kalypso’nun öğütlediği gibi, ortayı arayanın önce ona daha karşıt olandan uzak kalması gerekiyor.

Devamı…“İyiler bir çeşittir, kötüler ise çeşit çeşit” İnsanoğlunun İçindeki “İyi”nin Doğası Nedir?

12 bölümden oluşan BBC Siyasi Düşünce Tarihi’ni Cafrande.org’ta sesli dinleyin

düşünce-tarihiYönetim, siyaset anlayışları tarih boyu büyük bir çeşitlilik ve değişim gösterdi. Günümüz dünyasında herkes için geçerli tek bir siyasi model bulunmuyor. Çoğunluk, ulus devlet sınırları içinde yaşıyor ancak bu sınırlar içinde hüküm süren otoriteye karşı tutumlar farklı.
“Bu otorite tanınmalı mi, tanınacaksa nasıl ve nereye kadar? Bireyin çıkarı mı yoksa toplumun çıkarı mı önce gelmeli?”
Bunlar, çağdaş siyasi yaşamın parçası olan sorular.
BBC için Charles Haviland’ın hazırladığı ve Türkçe’ye Hüsnü Kural’ın uyarladığı Siyasi Düşünce Tarihi adlı dizi tarih boyu bu tartışmalarda en etkili, en belirleyici olmuş siyasi düşünürleri ve görüşleri ele alıyor.

Devamı…12 bölümden oluşan BBC Siyasi Düşünce Tarihi’ni Cafrande.org’ta sesli dinleyin

Aristoteles’te Hukuk ve Adalet Kavramı – Yrd. Doç. Dr. Arslan Topakkaya

Adalet kavramı felsefe tarihinin önemli kavramlarındandır ve oldukça zengin bir tarihsel gelişim sürecine sahiptir. Bu kavram uzun yıllar felsefenin konu alanı içinde mütala edilmiştir. 19. yüzyılda diğer sosyal bilimlerin felsefeden hızla kopmaya başlamasından sonra bu kavramda artık sadece felsefeyi ilgilendiren bir kavram olmaktan çıkmış; başta hukuk felsefesi ve sosyolojisi olmak üzere özellikle siyasal bilimlerin uğraş alanı içinde görülmeye başlanmıştır.
Aristoteles bilindiği üzere Antik çağ felsefesinin sistem kuran iki filozofundan biridir. Siyaset felsefesinde hocası Platon kadar olmasa da kendine has bir politika felsefesi vardır. Onun ilginç olan bir özelliği de çağının politik yaşamıyla oldukça içli dışlı olmasıdır. Büyük İskender’in hocası olması kendisini politik yaşama katılmaya zorlamış, siyaset felsefesini pratik yaşamdan hareketle geliştirmiştir. Bundan dolayı Aristoteles bir takım yalın teoriler yerine kısa, keskin ve uygulanma imkanı fazla olan bir siyaset felsefesi geliştirmeye çalışmıştır.

Devamı…Aristoteles’te Hukuk ve Adalet Kavramı – Yrd. Doç. Dr. Arslan Topakkaya

Aristo’nun Adalet Anlayışı – Aristo’ya Göre Adalet

Özel anlamında adalet ve ona bağlı olan adaletli kişi ile ilgili olarak, yüksek görevlerin, zenginliklerin veya politik topluluğun üyeleri arasında paylaşılan tüm mallann dağıtımına uygulanan birinci tür adalet ile düzeltici adalet olan bir ikinci tür adalet vardır….
Birincisi için adil kişi zorunlu olarak dört unsuru taşır: sözkonusu kişilerin sayısı ikiyse, içinde bulunduğu şeylerin sayısı da ikidir. Ve bu, kişiler ve şeyler için aynı eşitlik olacaktır: kişiler arasında ve şeyler arasında aynı ilişkiler olacaktır. Eğer kişiler eşit değilseler, eşit paylan olmayacaktır; ister eşit kişiler, eşit olmayan paylar alsınlar, ister eşit olmayan kişiler eşit pay alsınlar bu sebeplerden dolayı kavgalar, istekler olmaktadır.

Devamı…Aristo’nun Adalet Anlayışı – Aristo’ya Göre Adalet