İnanç ile Kavga, Sevgi ile Ayrılık: Nazım Hikmet’in Ailesi ve Çocukluğu

Nâzım Hikmet rumî 2 Kânûn-ı sâni 1317 (milâdi 15 Ocak 1902) Çarşamba günü Selanik’te doğar. Babası Hikmet Nâzım Bey o sıra Kalem-i Ecnebiye memurudur. Daha sonra Umûr-ı Ecnebiye müdürü olmuştur. 1876’da İstanbul’da doğmuş, Mekteb-i Sultani’yi bitirmiştir.

Devamı…İnanç ile Kavga, Sevgi ile Ayrılık: Nazım Hikmet’in Ailesi ve Çocukluğu

Virginia Woolf’un Ailesi, Çocukluk ve Gençlik Yılları – Mina Urgan

Kendini öldürmeden birkaç ay önce, 22 Aralık 1940’da da, her zaman sevdiği annesinden ve hiçbir zaman sevmediği babasından hayranlık ve sevgiyle söz eder:“Ne kadar güzeldiler onlar, o yaşlı insanlar… Yani babamla annem demek istiyorum. Öyle sade, öyle açık seçik, tedirginlikten öyle uzaktılar ki…”

Devamı…Virginia Woolf’un Ailesi, Çocukluk ve Gençlik Yılları – Mina Urgan

İnsanın mutlu olması konusunda ailenin etkisi- Bertrand Russell

Geçmişten günümüze kadar sürüp gelmiş kurumlar içerisinde, aile kadar bozulmuş ve yoldan çıkmış olanı yoktur. Anne-babaların çocuklara, çocukların anne-babalara sevgisi, mutluluğun en büyük kaynaklarından birisi olabilir; ama bugün gerçek şudur ki, anne-babalar ile çocuklar arasındaki ilişkiler, on vakadan dokuzunda her iki taraf için, yüz vakadan 99’u taraflardan birisi için mutsuzluk kaynağıdır.

Devamı…İnsanın mutlu olması konusunda ailenin etkisi- Bertrand Russell

Evlilik ve Ahlak: İnsan Değerleri İçinde Cinsiyetin Yeri – Bertrand Russell

Evlilik ve AhlakCinsel konulara ilgi duyan bir yazar böylesi konuların irdelenmemesi gerektiğini düşünenler tarafından suçlanıp bunlar tarafından tedirgin edilme tehlikesiyle her zaman karşılaşabilir. Konuya olan ilgisi, konunun önemiyle tümden oransız olursa aşırı tutucu ve şehvet düşkünü kişilerin sansürüne uğrama tehlikesinden kurtulabileceği düşünülür. Bu görüş gene de sadece geleneksel ethikde değişikliği savunanlarca dikkate alınmaktadır. Orospuların rahat bırakıl­maması için uğraşanlar ve yasalara sahip çıkanlar görûnüş de Beyaz Kadın Ticaretine karşıdırlar, fakat aslında bunlar istiyerek ve bilerek gerçekleştirilen evlilik dışı ilişkilere kar­şıdırlar. Kadınların kısa etek giyip, dudaklarını boyamalarına karşı çıkanların ve plajlarda açık saçık mayolar görürüm umuduyla dolananların hiçbirisi cinsel saplantıların kurbanları değillerdir. Ama bunlar daha fazla cinsel özgürlüğü savunan yazarlardan daha çok acı çekmektedirler.

Devamı…Evlilik ve Ahlak: İnsan Değerleri İçinde Cinsiyetin Yeri – Bertrand Russell

Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni: Barbarlık ve Uygarlık – Friedrich Engels

Ailenin KökeniAyrı ayrı üç büyük örnekte: Yunanlılarda, Romalılarda ve Cermenlerde, gentilice (Klan, kast)  örgütlenmenin yıkılışını izlemiş bulunuyoruz. Bitirmek için, barbarlığın yukarı aşamasından itibaren, toplumdaki gentilice örgütlenmeyi yıkmaya çalışan ve uygarlığın doğuşuyla onu tamamen yokeden genel iktisadi koşulları inceleyelim. Burada, Marx’ın Kapital’i, bize Morgan’ın kitabı kadar gerekli olacak.
Yabanıllığın orta aşamasında doğup, yukarı aşamasında gelişmesini sürdüren gens, sahip bulunduğumuz kaynaklardan anlayabildiğimiz kadarıyla, barbarlığın aşağı aşamasında, gelişmesinin doruğuna erişir. Öyleyse, işte bu gelişme aşamasından başlayacağız.

Devamı…Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni: Barbarlık ve Uygarlık – Friedrich Engels

Yirmi Aile Üzerine Yapılmış Bir Araştırma Sonucuna Göre: Aile İçi Roller ve Toplum Ağı – Elizabeth Bott

Londra’da yapılan bu araştırmanın ortaya koyduğu sonuca göre erkeklerle, kadınların aile içindeki rolleri aileler arasında muazzam farklılıklar gösteriyor. İki aşırı durumdan birisinde, ailelerden birinde erkek ve kadın günlük yaşayışlarının birçok cephesini tamamen birbirlerinden müstakil olarak yürütüyorlardı. Bir defa bu ailede katı bir iş bölümü vardı. Erkek kendi işinde, kadın da kendi işinde. Erkek, kadına mutfak masrafı için belli bir miktar parayı her hafta muntazaman veriyordu. Kadın, kocasının ne kadar kazandığını ve nasıl harcadığını bilmiyordu. Erkek boş zamanlarında kendi arkadaşları ile birlikte futbol maçlarına gidiyordu. Kadın da ya akrabalarını ziyaret ediyor veya komşularla sinemaya gidiyordu. Bayramlar hariç bu karı koca boş zamanlarının çok az bir kısmını beraber geçiriyorlardı. Eşlerden hiçbiri bu tip davranışlarının anormal olduğu düşüncesinde değildi. Hatta davranışlarının kendi sosyal muhitlerindeki tipik davranış şekli olduğunu söylüyorlardı.

Devamı…Yirmi Aile Üzerine Yapılmış Bir Araştırma Sonucuna Göre: Aile İçi Roller ve Toplum Ağı – Elizabeth Bott