Rus oyun yazarı, romancı ve hikaye yazarı; Maksim Gorki

Maksim Gorki (1868 Nihzni Novgorod- 1936 Moskova)
Bir marangozun oğlu olan Gorki, anababasız kaldıktan sonra çocukluğunu büyükbabasının yanında geçirdi; 11 yaşından sonra geçimini aç ve evsiz olarak, çok zor koşullar altında çeşitli işlerde çalışarak sağladı; okumayı Volga’daki bir gemi aşçısından öğrendi, halkın çok zorlu yoksuk yaşamına yakından tanık oldu. Kazan Üniversite’ne girmek istediyse de bıraktı, onun yerine Kazan’da devrimci anlayışta insanlar bularak kentte ilk devrimci çevreyi kurdu, 1891’de yaşamsal gerçekleri yoğun inceleyebilmek için tüm Rusya’yı kapsayan bir geziye çıktı; 1892’de ilk hikayesini yayınladı, 1900’de “aylak” yaşama son verdi romantik biçemden dönerek ilk gerçekçi romanlarını yazmaya başladı: Petersburg’da kurduğu Znaniye (Bilgi) Yayınevi’nden çağdaş yazarların (Andreyev, Bunin, Çehov, Kuprin, Serafimoviç) gerçekçi, devrimci yapıtlarını yayınladı;
Marksçı düşünceye bağlanarak Sosyal Demokratik Parti’ye girdi; Marksçı bir dergide yayınlanan devrimci bir şiiri yüzünden tutuklandı, yazar olması dolayısıyla salıverildi, verem hastalığına yakalanması nedeniyle Yalta’ya gitti. Orada Çehov ve Tolstoy’la dostluk kurdu, ertesi yıl Rus Bilimler Akademisi’ne seçildi, ancak siyasal etkinlikleri yüzünden üyeliği Çar tarafından durduruldu. (Çehov ve Kerolenko karşı çıkarak akademiden ayrıldılar); 1905 Devrimi’ne etkin katılımı dolayısıyla 1906’da tutuklandı, bunun üzerine 1913’e kadar yurt dışında Birleşik Devletler’de ve Avrupa’da kaldı. Daha sonra Rus siyasal sürgünlerin yatağı olan Capri’deki evine çekildi. (Ana romanını burada yazdı.) Devrimci eylemlerle ilişkisini sürekli sürdürdü, bu arada tanrı-kuruculuk düşüncesine yakınlık gösterdi; 1913’te Rusya’ya döndü. 1917 Devrimi’nden sonra Lenin’i ve Bolşevikleri etkin biçimde destekledi. Rus edebiyatını yaşatmaya yönelik çalışmalara girişti. Yazarlar Evi ile Sanat Evi’ni kurdu, eğitim projeleri oluşturdu, Dünya Edebiyatı adıyla çok büyük bir yayın girişimini başlattı, yazarlara iş alanları yarattı, yasaklanmaları engelledi. 1932’de yeni kurulan Sovyet yazarlar Birliği’nin ilk başkanı oldu.

1934’te yazarlara (Rusya’da kurulmakta olan yeni yaşamı yansıtmak üzere gerçekçi biçemi humanist sosyalizm ilkesiyle birleştiren) toplumcu gerçekçi edebiyat yapmaları için çağrıda bulundu; yaşamını veremden yitirdiği görüşüne karşıt, Stalin’in buyrultusuyla öldürüldüğü görüşüne de yer verildi. Stalin’in gizli polis şefi Yagoda 1936-38 duruşmalarında Gorki’yi öldürme emir aldığını, kendi yargılanması sırasında “itiraf” etmiş olmakla birlikte, bu “itiraf” hiçbir kesin doğruluk kazanamadı.

Eleştirel gerçekçi tiyatronun önde gelen temsilcilerinden ve toplumcu gerçekçi tiyatronun öncülerinden olan Gorki, başlıcalıkla 1917 Devrimi öncesinde insanların yaşamında yansımasını bulan toplumsal gelişim sürecini dramatic bir tarzda yansıtmış; toplumsal gerçekleri ve kişileri sürekli bir oluşum içinde vererek, tarihin nasıl tarih haline geldiğini göstermiştir. Sınıfsallığını kazanamamış kişileri olduğu kadar, sınıfsallaşma sürecine girmiş kişileri de ele almış, bu kişileri toplumsal koşulların bir toplamı olarak ortaya koyuşuyla, toplumun kendi karşıtlıklarıyla içine girdiği oluşum sürecini işçi ve emekçi sınıfların dünya görüşü açısından vererek, kişilerin toplumsal-tarihsel süreç içinde sınıfsal bireyler haline gelişlerini ve ancak böylelikle tarihteki yerlerini alarak insanlığa katılabileceklerini ortaya koymuştur. Toplumun çok çeşitli kesimlerinden insanları (capitalist tüccarlar, yorgun aydınlar,  köylüler vb.) verirken, ezilen ve sömürülen insanların yanında yer almakla birlikte, insani-manevi içeriği çelişkili bütünlüğü içinde vermeye, toplumsal-yaşamsal gerçekliğin çelişkili özünü toplumsal koşulların birer ürünü olan kişilerde yansıtmaya çalışmıştır. Genelinde, devrimci romantikçilik ve humanism, humanist toplumculuk ve halka bağlılık, yan tutma ve nesnellik, eleştirel toplumcu gerçekçilik, çokyönlü anlatım ve çokkatmanlılık, Gorki’nin temel edebi yaratım ilkeleri ve yöntemi olmuştur. (Aziz Çalışlar -Tiyatro Ansiklopedisi)

 Ekim Devrimi ve Gorki

Gorki 1905’de Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ne resmi olarak üye olur ve bolşeviklerle beraber hareket eder.
1905 Devrimi’nde önemli bir rol oynayan Bilgi isimli bir yayınevi kurar. 1906’da ABD’ye seyahat eder aynı yıl Rusya’dan ayrılıp İtalya’da Kapri Adası’nda yaşamaya başlar. 1913’te tekrar Rusya’ya döner ve Rusya’nın Birinci Dünya Savaşı’na girmesine karşı çıkar.
I. Dünya savaşı sırasında Petrograt’taki dairesi Bolşevik ofisi gibi çalışmaya başlar. Lenin’in devrim fikrini erken bulan Kamenev ve Zinovyev’in eleştirel yazıları Gorki’nin gazetesi Yeni Hayat’da basılır. Gorki de gazetesinde Bolşeviklerin iktidara el koymasını eleştirir. 1918’de Bolşeviklerin Vakitsiz Düşünceleri isimli makalelerini yayınlar.

Lenin Gorki ile dostluğuna zarar vermek istememiş bu dönem boyunca kendisini ikna etmeye çalışan uzun mektuplar yazmıştır.

Lenin’in Gorki’yle 1919’daki yazışmalarında Petrograd’ın boğucu havasının ve çevrenin onu kötü etkilediğini ve bir hava değişikliğine ihtiyacı olduğunu düşündüğünü yazmıştır. Bu mektuplarda Olayların Pentograd’dan göründüğü gibi olmadığını gelmek isterse bu tür bir ziyareti planlayabileceklerini yazmış, bu tür fikir ve davranışların hayatı kendisi için zorlaştıracağını söylemiştir.

Ancak Komünist Enternasyonal Dergisi’nde Gorki’nin yazdığı bazı yazıları yakışıksız bularak 31 Haziran 1920’de Politbüro’ya bu tür makelelerin Komünist Enternasyol’de yayınlanmaması gererektiğini belirten mektubunu göndermiştir. Bu yıllar Gorki ile Bolşeviklerin fikir ayrılıkları olarak tanımlanacak tartışmalarla geçmiştir. Zira devrimin hemen yapılması konusunda Lenin’le fikir birliğinde olmayan birçok parti üyesi bulunmaktadır. Ancak Gorki’nin Parti ile ilişkisinde tam anlamı ile bir kopukluk veya destekten bahsetmek mümkün değildir.

Ağustos 1921’de bir yazar arkadaşı ve Anna Ahmatova’nın kocası Nikolay Gumilyov’un Petrograd Çeka’sı tarafından monarşist görüşleri nedeni ile tutuklandığını öğrenir. Gorki arkadaşının bizzat Lenin tarafından bırakılmasını sağlamak için hemen Moskova’ya gider. Ancak Petrograd’a döndüğünde Gumilyov’un zaten öldürüldüğünü öğrenir. Ekim ayında tüberküloza yakalanır ve İtalya’ya göçer.

1921-1929 arasındaki yıllarını tekrar İtalya’nın Sorrento kentindeki villasında geçirmiştir. 1929’dan sonra SSCB’ni birçok kez ziyaret etmiştir. Haziran 1929’da Gorki Solovki’yi ziyaret etmiş ve batıda kötü bir üne sahip olan Gulap Kampı hakkında olumlu şeyler yazmıştır. 1932’de Stalin Gorki’yi ülkeye kesin dönüş yapmaya çağırmış ve ülkesinde büyük bir memnuniyetle karşılacağını garantilemiştir.

Aleksandr Solzhenitsin’e göre Gorki kendi ilgileri nedeniyle dönmüştür. Gorki’nin Faşist İtalya’dan geri dönüşü Sovyet zaferinin büyük bir propagandası olur. Gorki’ye Lenin Nişanı verilir ve eskiden milyoner Ryabuşinskiy’e ait olan ve şimdi Gorki Müzesi olan Moskova’daki malikaneye yerleştirilir. Şehir dışında da bir yazlık ev tahsis edilir. Moskova’nın büyük caddelerinden biri olan Tverskaya Caddesi’ne ve doğduğu şehire adı verilir. 1990’da şehrin adı tekrar Nizhni Novgorod olarak değiştirilecektir.
1930’larda dünyanın en büyük uçaklarından olan Tupolev ANT-20’ler de Maksim Gorki olarak isimlendirilmişlerdir.

Son dönem yapıtlarının hemen hepsinde devrim öncesi dönemi ele almıştır.

Yorum yapın

Cafrande.org’u

‘ta BEĞENda TAKİP Et

Yereli yaşa, evrensel düşün!.. www.cafrande.org

Önceki yazıyı okuyun:
Mutluluk üstüne – Montagne (Denemeler)

İnsanın son gününü beklemeli her zaman Mutlu dememeli ona ölmeden Cenazesi kaldırılmadan.  (Ovidius) Bu konuda Krezus'u hikayesini çocuklar da bilir;...

Kapat