Rosa Luxemburg: Silah satanlarla, halkları birbirine düşman edenler aynı kişiler

Rosa Luxemburg’un Savunması: Beni yok etmek istiyorlar
Sosyal demokrat parlamento grubu 30 Haziran 1913’te askeri harcamalarla ilgili kanun taslağını onaylayınca, silah tekelleri, büyük bankalar ve ordu sevinç nidaları attı. Silahlanma, Alman halkına giderek daha da arsızlaşan yalanlarla yutturulmak isteniyordu: “Avrupa elbisesi bize artık dar geliyor. Kaderimizi ellerinde tutan insanlar, Almanya’ya, güneşin altında talep ettiği ve etmek zorunda olduğu yeri kazandıracaklar.”1Karl Liebknecht Nisan 1913’te Reichstag’da askeri harcamalar kanun taslağı üzerine yapılan tartışmalarda, Alman silah tekellerinin kâr ve güç ihtiraslarını ifşa ederek uluslararası çapta sansasyon yaratmış; silah üreticileri, hükümet memurları, ordu ve savaş ideologları arasındaki gizli ortaklığı korkusuzca mahkûm etmişti. “Bunlar, halklar arasındaki ihtilafları ganimete dönüştürenlerle aynı çevreler. Bunlar, halklar arasına ekilen ve filizlenen nifak tohumlarına baktıklarında, paradan başka bir şey görmeyenlerle aynı insanlar…”2

Reichstag grubunun onayı Rosa Luxemburg’a göre, “emperyalizmin mevcut tarihsel evredeki eğilimlerinin”3 parti saflarında artık yeterince kavranamadığını gösteriyordu. Askeri harcamaları kim karşılarsa karşılasın, militarizm “proletaryanın politik köleleştirilmesinin en büyük dayanağı”4 olarak varlığını sürdürmekteydi ve bunun “monarşist yarı-mutlakıyetçilik, parlamentarizmin çöküşü, Weltpolitik ve emperyalist eğilimlerle”5 bağlantılarına karşı kararlılıkla mücadele edilmeliydi. Militarizmin bu devasa büyüme hızında tüketim ve gümrük vergileri artık yeterli olmadığından, ordu harcamaları kısmen de doğrudan vergilerle karşılanmaktaydı. Bu kadar da değil, “militarizmin kazandığı her mevzi, önüne geçilmez bir şekilde, bu doymak bilmez ucubenin yeni taleplerine yol açıyor; son askeri tasarı uluslararası düşmanlıkları önemli ölçüde keskinleştiriyor, yani yakın bir gelecekte yeni vergilendirmeleri kaçınılmaz kılıyor”6.

Rosa Luxemburg sosyal demokrasinin demokratik bir milis sistemi talebinin altını çizdi ve partiyi savaş karşıtı uluslararası kararlara uymaya çağırdı. “Gericiliğin kalesi”7Prusya Almanya’sı parlamenter yöntemlerle sarsılamazdı.8Sosyal demokrat politikanın kitlelere taşınması,91913’te alevlenen “yurtsever” savaş coşkusu göz önünde bulundurulduğunda, her zamankinden daha acildi. Er ya da geç militarizmin tüm emelleri ve rezillikleri, sahip olduğu gücü kullanmayı bilen bir işçi sınıfının direnci karşısında, camın granite çarptığında parçalanması gibi tuz buz olacaktı.10 “Bugünün Almanya’sında en küçük politik ilerlemeler ve burjuva özgürlükler bile, burjuva parlamentosunda muhalefetin ikinci baharıyla değil, ancak parlamento dışı baskılar ve halk yığınlarının güç gösterisiyle mümkün olabilir –bu basit gerçeği her fırsatta yılmadan ilan etmek, en önde gelen aydınlatma görevimiz olmalıdır.”11

Rosa Luxemburg, kendisini delege olarak görevlendirmiş olan sol eğilimli Hanau-Bockenheim-Gelnhausen-Orb seçim bölgesinde Jena Parti Kongresi üzerine bilgi verirken bu düşüncelerden hareket ediyordu. 24 Eylül’de Hanau’da ve 25 Eylül’de Frankfurt/Main’a bağlı Fechenheim’da konuşma yaptı: “Olası bir savaşta işçiler ilk önce, düşman ülkede kendileriyle aynı görüşleri savunan kardeşlerine ateş etmeyi vicdanlarıyla bağdaştırıp bağdaştıramayacağını düşünüp taşınmalıdır.” Rosa Luxemburg’a göre, işçilerin genel birliğini tehlikeye atmamak için “savaş durumunda kararlı bir şekilde ‘Hayır, kardeşlerimizin üstüne ateş etmeyeceğiz!’ demek ve bunu uygulamak”12 kesin bir zorunluluktu. Bu “enternasyonalist” sloganlar Protestan “ulusalcı” Frankfurter Warte (Frankfurt Gözcüsü) gazetesinin iki redaktörünün dikkatini, 26 Eylül’de Frankfurt-Bockenheim’da düzenlenen toplantıya çekti. Rosa Luxemburg’un iki saat süren ve coşkuyla alkışlanan konuşmasını ustaca milliyetçi bir süzgeçten geçiren redaktörler, bir karalama kampanyası başlattı.

Frankfurt Gözcüsü 27 Eylül tarihli başyazısında savcılığı, Rosa Luxemburg’a karşı vatana ihanet gerekçesiyle dava açmaya çağırdı. Gazetenin diğer bir makalesinde davaya temel teşkil eden cümle belirtilmişti: “Eğer bizden cinayet silahını Fransız veya başka bir halka mensup kardeşimize karşı doğrultmamız bekleniyorsa, ‘Hayır, bunu yapmayacağız!’ deriz.”13
Leipzig Halk Gazetesi 1 Ekim 1913’te “Yardım Et, Savcı!” başlıklı makaleyle tepki gösterdi: “Luxemburg yoldaş, Haç14 tarafından yeniden basılan Frankfurt Gözcüsü makalesine göre, Frankfurt’taki bir toplantıda işçileri ‘savaş durumunda silahlarını Fransız veya başka bir halka mensup kardeşlerine karşı doğrultmayı’ reddetmeye çağırdığı için güya vatana ihanete teşvik etmiş. Frankfurt’un gazete müsveddesi ‘İnsan ister istemez soruyor: Nasıl bir devlette yaşıyoruz? İmparatorluğun güvenliğini korumak ve kollamakla yükümlü kurumlarımız hâlâ ayakta mı?’ diye yaygara koparırken, ağırbaşlı Haç gazetesi de buna arka çıkıyor.”
Frankfurt Gözcüsü’nün 27 Eylül tarihli sayısı, kimliği belirsiz biri tarafından Frankfurt başsavcısına gönderilmişti. Başsavcı 30 Eylül’de derhal Rosa Luxemburg’a karşı Ceza Kanunu’nun 110. maddesinin ihlâli gerekçesiyle ön soruşturma başlattı.1527 Kasım 1913’te iddianame hazırdı.

Rosa Luxemburg 30 Eylül’de Mainz kentinde düzenlenen tıklım tıklım dolu bir parti toplantısında, bazı konuşmacıların parlamentarizm ve kitlesel grev hakkındaki görüşlerine itiraz etmesinin ardından Berlin’e geri döndü ve hiç vakit kaybetmeden parti okulundaki derslerine koyulup, eğitim kurulu tarafından organize edilen “Emperyalizm ve Militarizm” başlıklı bir konferans dizisine başladı. Ayrıca Jena Parti Kongresi üzerine bilgilendirmelere de devam ediyordu. Fransız, Danimarkalı ve Çek sosyal demokratlarla irtibatını ve Polonya partisine karşı olan yükümlülüklerini ihmal etmedi.
Bir sonraki durağı, 13 ve 14 Aralık 1913’te SDKPiL delegesi olarak katıldığı Uluslararası Sosyalist Büro’nun Londra toplantısıydı. Dünya savaşının arifesinde burada bile parti içi sorunlar gündemdeydi: İngiltere sosyalist partilerinin birleşmesiyle ilgili görüşmelerin sürdürülmesi, Uluslararası Sosyalist Büro Sekretaryası’nın raporu, Viyana Uluslararası Sosyalistler Kongresi’nin hazırlıkları ve RSDİP’deki birlik sorunları. Toplantıya Almanya’dan Hugo Haase, Friedrich Ebert, Hermann Molkenbuhr ve Karl Kautsky katılmaktaydı.

RSDİP’nin birliğinin sağlanmasına yönelik iki plan ortaya koyuldu: Karl Kautsky görüş ayrılıklarının, Rus Polonya’sı da dâhil olmak üzere Rusya işçi hareketi içerisinde yer alan ve kendisini sosyal demokrat olarak tanımlayıp Rusya sosyal demokrasisinin programını kabul eden tüm grupların katıldığı “ortak bir müzakere” çerçevesinde çözümlenmesini önerdi.
Rosa Luxemburg örgütsel birliğin yeniden sağlanması için bir “sosyal demokrat uzlaşma konferansının” toplanmasını tavsiye etti. Kautsky’nin önerisi kabul edildi. Rosa Luxemburg aynı akşam migren ağrılarıyla boğuşur bir halde Leo Jogiches’e yenilgiyi bildirdi. Ertesi gün yazdığı mektupta “esas bozgun, K.K.’nin önergesinde Rusya ve Polonya’da ‘kendisini sosyal demokrat olarak gören’ (!) tüm gruplarla anlaşmaya varılmasının tavsiye edilmesi ve bu çerçeveye özellikle hem Rus likidatörlerinin, hem de PPS’ nin dâhil edilmesi oldu” diyordu. Lenin’in “zevzek” M. M. Litvinov tarafından temsil edilmesi ve Plehanov’un IV. Duma’daki sosyal demokrat grubun bölünmesini protesto ederek Uluslararası Sosyalist Büro’dan istifa etmesi nedeniyle, Rosa Luxemburg “mevcut parti programı ve tüzüğündeki birliğin savunulmasında” yalnız kalmıştı.

Karl Kautsky Rosa Luxemburg’u “artık eski parti yok, onu yeniden canlandıramayız, yenisini kurmamız gerek” sözleriyle yanıtladı. Rosa Luxemburg’a, birtakım ifadeler üzerinde mücadele etmekten başka bir yol kalmamıştı, bunda da pek başarılı olamadı: “Benim talebim üzerine kendisini sosyal demokrat olarak gören herkes denilen bölümü ‘parti programını kabul eden herkes’ olarak değiştirdi (eski partinin mevcut programı anlamında). Fakat bunun üzerine solculardan [PPS] birisi (Lapiński) ‘veya bununla eşdeğerde bir program’ (kelimesi kelimesine artık hatırlamıyorum) şeklinde, Kautsky tarafından hemen onaylanan bir ek getirdi ve bu ek Rusların da desteğini aldı. Benim önerdiğim ek ise Vandervelde tarafından, yönetimin elbette özellikle Rus sosyal demokrasisinin Rus ve Polonyalı temsilcileriyle uzlaşma arayacağı söylenerek, kabul edildi. […] Yani şu anda Leninciler ve Plehanov Büro’da fiilen etkisiz hale getirilmiş durumda, likidatörler ve PPS solu ise iyice yerleşti. Bunun işi nereye götüreceğini söylemek zor. Tabii bizi zorla kimseyle birleştiremezler, fakat saçma sapan bir durum meydana gelecek.”16 Lenin, Rosa Luxemburg’u ağır bir şekilde suçladı.

Rosa Luxemburg Noel’i Stuttgart’ta Zetkin’lerin yanında geçirdi. Yakında başlayacak olan mahkemede militarizm ve anti-militarizm konusunda tartışmayı kızıştırmak ve direnme gücünü göstermek, Alman sosyal demokrasisinin önde gelen yöneticilerinin onu karalama ve tecrit etme çabalarına karşın büyük bir taraftar çevresine sahip olduğunu kanıtlamak isteğinden, kendisini huzurlu hissetmiyordu.

1914 Rosa Luxemburg’un Savunmasından bir bölüm. 
Kaynak: Her Şeye Rağmen – Annelies Laschitza

1 Berliner Neueste Nachrichten, 1 Temmuz 1913.
2 Liebknecht, Karl, Die Internationale der Rüstungsindustrie. Toplu Konuşma ve Yazılar. Cilt VI. Berlin 1983, s. 267.
3 Die Reichstagsfraktion und die Militärvorlage. GW 3, s. 283.
4 Die zweite Lesung der Wehrvorlage. GW 3, s. 235.
5 Unsere Aktion gegen die Militärvorlage. GW 3, s. 230.
6 Die Reichstagsfraktion und die Militärvorlage. GW 3, s. 286.
7 Unsere Aktion gegen die Militärvorlage. GW 3, s. 231.
8 Bkz. Die zweite Lesung der Wehrvorlage. GW 3, s. 273.
9 Bkz. Die weltpolitische Lage. GW 3, s. 212-219.
10 Bkz. Rosa Luxemburg im Kampf gegen den deutschen Militarismus, s. 109.
11 Die Bilanz von Zabern. GW 3, s. 369.
12 26 Eylül 1913 tarihli Frankfurter Nachrichten. SAPMO-BArch, NY 4002/76, Bl. 2.
13 Militarismus, Krieg und Arbeiterklasse, s. 9.
14 Gerici Yeni Prusya Gazetesi’nin kısaltılmış adı –çev.
15 Bkz. Başsavcının Adalet Bakanı’na 4 Ekim 1913 tarihli yazısı. BA, Potsdam bölümü, Bölüm III, St. 6/5, Cilt 1, Bl. 3.
16 GB 4, s. 327.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here