İnsan Ne İle Yaşar – Tolstoy

Bir zamanlar bir kralın aklına söyle bir düşünce geldi: “Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı; kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım.”
Aklına böyle bir fikir düşünce, krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun vakti, bu iş için en gerekli kişinin kim olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretirse ona büyük bir mükafat vereceğini
ilan etti.
Bilgeler kralın huzurunda toplandı, fakat sorulara verdikleri cevaplar birbirinden tamamen farklı çıktı.
İlk soruya cevap olarak; kimileri her hareketin doğru vaktini bilmek için önceden günlerin, ayların, yılların yer aldığı bir takvim hazırlamak ve sıkı sıkıya buna uyarak yaşamak gerektiğini söylediler. “ancak böylece” dediler “her
şey tam zamanında yapılabilir”.

devamı ⇒İnsan Ne İle Yaşar – Tolstoy

Udi Haig Yazdjian albümlerinden şarkılarla cafrande.org’ta

Ermeni bir ailenin Suriye’de doğan çocuklarından biri olan Haig Yazdjian, daha sonra Ailesiyle birlikte Yunanistan’a göçmüş ve 20 yıl kadar burada yaşamıştır. Yunanistan’da gerçek anlamda doğu müziği ile tanımış, sevmiş ve enstrumanlarını çalmayı öğrenmiştir. İyi derecede ud çalan Haig Yazdjian 1996′da ilk albümü “Talar” ile tanındı. Haig‘in farkı doğu ve akdeniz müziklerinin geleneksel yapılarını birbirine dinamik bir şekilde harmanlaması ve o gelenekselliği canlı tutabilmesiyle dikkatleri üzerine çekmişti.

devamı ⇒Udi Haig Yazdjian albümlerinden şarkılarla cafrande.org’ta

Doğuda çekilmiş ‘Mavi önlüklü’ çocuk fotoğraflarına Cannes’ten büyük ödül

 
Bu yıl ilki düzenlenen Sony World Photography Awards’un büyük ödülünü, Doğu Anadolu bölgesinde çektiği kız öğrencilerin fotoğraflarından oluşan portfolyosuyla İngiliz fotoğrafçı Vanessa Winship kazandı. Profesyonel ve amatör tüm fotoğrafçıların çalışmalarını uluslararası platforma taşımayı amaçlayan yarışmanın büyük ödülü I’iris d’or (Altın Gökkuşağı Ödülü) İngiliz fotoğrafçı Vanessa Winship’in oldu. Sanatçı ödülü Türkiye’de Doğu Anadolu bölgesinde çektiği kız öğrencilerin fotoğraflarından oluşan “Sweet Nothings” (Tatlı Sözler) adlı portfolyosuyla kazandı.

devamı ⇒Doğuda çekilmiş ‘Mavi önlüklü’ çocuk fotoğraflarına Cannes’ten büyük ödül

Mevlevi Müziğine Neyzen Kudsi Erguner’le Derin ve Dünyevi Bir Yolculuk


Kudsi Erguner 1952’de Diyarbakır’da doğdu. 1969’da İstanbul Radyosu’na katıldı. 1973’te Paris’e yerleşen Erguner, burada mimarlık ve müzikoloji eğitimi aldı ve her iki alanda da doktora yaptı. 1976’dan itibaren dünyaca tanınmış müzisyenlerle çeşitli tiyatro, sinema ve konser projelerinde çalıştı. 1981’de Sufi öğretisini ve müziğini öğretmeyi amaçlayan bir dernek, 1988’de ‘‘Kudsi Erguner Ensemble’’ adıyla 16.yüzyıl Klasik Osmanlı ve mevlevi Müziği’ çalışmalar yapan bir müzik topluluğu kurdu.

devamı ⇒Mevlevi Müziğine Neyzen Kudsi Erguner’le Derin ve Dünyevi Bir Yolculuk

Keneler tarafından bulaştırılan öldürücü bir hastalık; Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi


Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA), keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.

Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?
Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.

devamı ⇒Keneler tarafından bulaştırılan öldürücü bir hastalık; Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi

Dereye düşen bir tüy suyun akıntısını nasıl bozamazsa, bu hafif kaygılar da ruhuma öyle, az dokunuyor -Jean Jacques Roussea

(…) Her yandan uğradığımı duyumsadığım sayısız aşağılamalar sırasında, umudumu ve rahatımı bozan kaygı ve kuşku araları bulunmuyor da değildi. Anlayamadığım kimi ana noktalar zihnimde toplanarak, sanki yazgımın yükü altında ezilmeye yüz tutarken, beni büsbütün yıkmaya hazırlanıyordu. Çoğu kez, ileri sürüldüğünü duyduğum kimi yeni kanıtlar da vardı ki, daha önce tasarladıklarıma katılıyordu. O zaman, yüreğim beni boğuyormuşçasına bir “Ah!” çekerek kendi kendime diyordum ki: “Aklımda bulduğum avuntuların boş birer düşlem olduklarını görecek olursam, umutsuzluktan beni kim kurtarır? Bundan başka kimseyi avutmayan düşlemlerden ne umulur?

devamı ⇒Dereye düşen bir tüy suyun akıntısını nasıl bozamazsa, bu hafif kaygılar da ruhuma öyle, az dokunuyor -Jean Jacques Roussea

Nefesli sazlarda Azeri bir usta, Alihan Samedov


1964’te Azerbaycan’da doğdu. 1971-1990 yılları arasında sırasıyla; “Azerbaycan musiki” okulu, Sumgayt şehri 7 nolu lisesi, Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi’nde eğitimini tamamladı. 1992 yılında Türkiye’ye gelerek müzik çalışmalarına devam etti. Azerbaycan yöresinin nerdeyse tüm müzik aletlerini çalmakla beraber nefesli sazlarda uzman oldu. Özellikle Azeri müziğini Türkiye’de tanıtmak ve yaymak için bir çok çalışmaya müzik direktörü olarak imza atmıştır.

devamı ⇒Nefesli sazlarda Azeri bir usta, Alihan Samedov

Mahir Çayan’ın Toplu Yazılar’ı “suçu ve suçluyu övmek” gerekçesiyle 34 yıl sonra yasaklandı

Bu ülkede Mehmet Ali Ağca’dan, Abdullah Çatlı’ya kadar bir çok sağcı katillerle ilgili yazılan çizilen kitaplar, öven ve özendiren diziler  “suçu ve suçluyu övmek” sayılmıyor. Bir katilin adının sokağa verilmesi, sağa sola asılması ve adına anıt dikilmesi de “suçu ve suçluyu övmek” sayılmıyor.  Ama hiç kimseyi öldürmemiş, kişisel çıkarları nedeniyle kimseye zararı dokunmamış  birinin yazdıkları “suçu ve suçluyu övmek” olarak görülüyor ve  bir toplumun ağıtları türküleri şiirleriyle beraber  yasaklanıyor. “Suçu ve suçluyu övmek” kapsamı altında Deniz Gezmiş anmaları yasaklanıyor. Fakat Mecliste ise Adnan Menderes’e methiyeler diziliyor.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Mahir Çayan’ın “Toplu Yazılar” kitabına “suçu ve suçluyu överek yasadışı terör örgütlerinin propagandası yapıldığı” gerekçesiyle toplatma kararı verdi. Mahkeme, yine Su Yayınevi’nden çıkan “Devrimci Marşlar, Türküler, Ağıtlar, Şiirler” adlı kitap için de “el koyma” kararı aldı. 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Mahir Çayan’ın “Toplu Yazılar” kitabının ifade özgürlüğü olarak değerlendirilemeyeceğine hükmederek, “suçu ve suçluyu överek yasadışı terör örgütlerinin propagandasını yaptığı” gerekçesiyle toplatılması kararı verdi. Kararı NTVMSNBC’ye değerlendiren Avukat Sabri Kuşkonmaz, Çayan’ın 1974 yılında öldürüldüğüne ve bu tarihten itibaren de onun liderliğindeki örgütün dağıldığına dikkat çekti. Kararı “hukuku zorlamak” olarak değerlendiren Kuşkonmaz, itirazının gerekçesini şöyle anlattı:

devamı ⇒Mahir Çayan’ın Toplu Yazılar’ı “suçu ve suçluyu övmek” gerekçesiyle 34 yıl sonra yasaklandı

Anlam ve İmge – Wang Bi “Anlam imgelerle aydınlanır”


İmgeler anlamı, sözcükler imgeyi anlatır. Bir anlamı gün ışığına çıkarmak için imgelerden daha iyi bir yol olamaz: aynı şekilde bir imgeyi gün ışığına çıkarmak için sözcüklerden daha iyi bir yol olamaz. Sözcükler, imgelerin yöresinde toplanmalıdır, o zaman imgeleri kurabilmek için doğru sözcükler meydana çıkar. İmgeler anlamın yöresinde toplanmalıdır, o zaman anlamın kurulması için doğru imgeler meydana çıkar. Anlam imgelerle aydınlanır, aynı şekilde imgeler de sözcüklerle. Şuraya varıyoruz: imgeleri aydınlığa çıkarmak için konuşan, imgelere uzanır, bunun sonucu olarak da sözcükleri unutur. Bir tavşan izini sürene benzer bu; tavşanı yakalayınca, izi unutur. Ya da ağla balık avlayan birine: balığı yakalayınca, ağı unutur.

devamı ⇒Anlam ve İmge – Wang Bi “Anlam imgelerle aydınlanır”

68 anısına “Bir Rüzgarın Arkeolojik Kazısı”


Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği (UPSD), Piramid Sanat ve 68’liler Birliği Vakfı ile beraber, “1968” fenomeninin 40. yılı için, yıl içine farklı sergi ve etkinliklerle yayılacak olan bir “Çalışma Atölyesi” düzenliyor.
4 Nisan 2008 Cuma günü Piramid Sanat Cafe 57’de düzenlenen basın toplantısıyla duyurulan bu etkinliğe başta, “68’liler Birliği Vakfı” olmak üzere aydınlanmanın temsil ettiği değerlere sahip çıkan birçok kurum, bu etkinliklere destek olacaklar. 1968 kuşağının Türkiye önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 6 Mayıs 1972’de infaz edilen idamlarının anma gününden 2 gün sonra 8 Mayıs’ta, hem UPSD Sanat Galerisi hem de Piramid Sanat’ta paralel olarak açılacak olan sergiler, 30 Haziran’a kadar izlenebilecek.

devamı ⇒68 anısına “Bir Rüzgarın Arkeolojik Kazısı”

Balkanların en popüler besteci ve müzisyeni, Goran Bregoviç


Asıl olarak Film müziğiyle sesini duyuran sanatçı, ilk olarak 1978’de Mica Milosevic’in Nije Nego filmiyle dikkatleri üzerine çekti daha sonra Başarılı yönetmen  Emir Kusturica ile  1989’da Dom Za Vesanje, 1993’de Arizona Dream, 1995’de Cannes Film Festival’ini kazanan Underground ve 1998’de ve Crna Macka gibi filmlerin müziğini yapınca dünya çapında tanınan bir sanatçı oldu.   Türkiye’de İstanbul Bursa ve Ankara’da zaman zaman konserler veren sanatçının parçalarından bazılarını Sezen Aksu ve Candan Erçetin  Türkçe sözlerle seslendirilmiştir.

devamı ⇒Balkanların en popüler besteci ve müzisyeni, Goran Bregoviç