Nazım Hikmet’in düşünce evrimini hızlandıran nedenler ve kadına bakış açısı


Londra Haringey City Radio’da (Londra’dan kültür ve sanat proğramı’nda) 6 hafta boyunca, Nazım Hikmet’e yönelik Nimet Sayar’in yönelttiği sorulara yanıt vermeye çalıştım. 2006 ‘nın Şubat ve Mart aylarında yapılan bu proğramlarda, her hafta 1.5 saatlik canlı yayınla tüm Dünya’ya ulaşmaya çalışmıştık. Nazım Hikmet’in yaşamı, sanatı ve mücadelelerini kaynaklara dayanarak anlatmaya çalıştım. Çok zorlanmadım, bu proğramlarda. Çünkü, Nazım geride yeterince kaynak bırakmıştı. Gerçekleri çarpıtmamak yeterli ve çok gerekliydi.

devamı ⇒Nazım Hikmet’in düşünce evrimini hızlandıran nedenler ve kadına bakış açısı

İnsanoğlunun ateşi 790 bin yıl önce yaktığı ortaya çıktı

İsrail’de yapılan yeni araştırma, insanoğlunun yaklaşık 790 bin yıl önce ateş yakabildiğini ve bu yetenek sayesinde Afrika’dan Avrupa’ya göç edebildiğini ortaya koydu.
İbrani Üniversitesi’nin, Ürdün nehri kıyısındaki arkeolojik bir alanda bulunan çakmak taşları üzerinde yaptığı analizler, erken medeniyetlerin ateş yakmayı öğrendikleri ve bunun bilinmeyen topraklara göç etmek için bir dönüm noktası olduğunu gösterdi.

devamı ⇒İnsanoğlunun ateşi 790 bin yıl önce yaktığı ortaya çıktı

Herşey Akar, Hiç Bir şey Durmaz – Alan Woods & Ted Grant

Her şey sürekli bir hareket halindedir, nötrinolardan süper-kümelere kadar. Yerin kendisi, güneşin etrafında yılda bir kez ve kendi etrafında günde bir kez dönmek suretiyle sürekli hareket halindedir. Güneş de kendi etrafında 26 günde bir kez dönmekte ve galaksimizdeki diğer yıldızlarla birlikte 230 milyon yılda galaksiyi dolaşmaktadır. Daha büyük yapıların (galaksi kümelerinin) da bir tür büyük dönme hareketi yapıyor olmaları muhtemeldir. Bu, atomların değişen hızlarla birbiri etrafında dönen molekülleri oluşturduğu atomik seviyeye varıncaya değin, maddenin bir karakteristiği olarak görünmektedir. Atomun içinde de elektronlar çekirdeğin etrafında çok büyük hızlarla dönmektedirler.

devamı ⇒Herşey Akar, Hiç Bir şey Durmaz – Alan Woods & Ted Grant

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den imaj düzelme ödülleri


Uzun zamndır erilmeyen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü yeniden hatırlanıp, sahiplerini belirledi. Cumhurbaşkanığı’ndan yapılan basın açıklamasına göre Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün, edebiyat dalında Yaşar Kemal’e, mimari dalında, Turgut Cansever’e, müzik dalında, Dr. Alaeddin Yavaşca’ya verilmesi kararlaştırıldı. Belli bir periyodu  olmayan Cumhurbaşkanlığı ödüllendirmelerin bu süreçte  ortaya çıkması hayra alamet sayılabilir mi?.

devamı ⇒Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den imaj düzelme ödülleri

Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazanan “Üç Maymun” sinemalarda


Küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin gerçeği örtbas ederek her şeye rağmen bir arada kalma çabası. Altından kalkamayacağı acılara ya da sorumluluklara maruz kalmamak adınagerçeği bilmek istememek, onu görmemek, duymamak, hakkında konuşmamak ya da günümüz tabiriyle “Üç Maymun”u oynamak, onun varolduğu gerçeğini ortadan kaldırır mı?
[filmin fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz]

devamı ⇒Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazanan “Üç Maymun” sinemalarda

Şiirsel Gerçeklik* – Paul Eluard


Ortaklıksız bir evrendir o, daha büyük bir evrene bağlı olmayan, yartıcısız bir evren, çünkü asla yalan söylemez, çünkü olacak olanı olmuş olanla asla karıştırmaz.
Bütün ozanların başkalarının yaşamlarına, ortak yaşama, alabildiğine girmiş olduklarını savunmanın hak ve görevine sahip olmalarının zamanı gelmiştir.
Evet, biliyorum, en tepede, bize bu mavalı anlatan birkaç kişi hep olmuştur, ama ne yazık ki bunlar o dedikleri yerde hiç bulunmadıklarından, orada yağmur yağdığını, gece olduğunu, soğuktan kakırdandığını bize anlatmayı becerememişlerdir; orada insanın ve onun açması yönünün anısının saklandığını da, aşağılık budalalığın

devamı ⇒Şiirsel Gerçeklik* – Paul Eluard

Anadolu Ateşi – Sultans of the dance (video kayıtları)


Anadolu Ateşi, kaynağını Anadolu’nun binlerce yıllık mitolojik ve kültürel tarihinden alan ve ülkenin her yöresinden derlenmiş yüzlerce halk dansı figürü ve halk müziğini içinde barındıran, Mustafa Erdoğan imzasını taşıyan özgün bir projedir. Anadolu’nun binlerce yıllık sevgi, kültür ve tarih mozaiğinin barışla harmanlanan ateşini, tüm dünyaya tanıtmayı hedeflemektedir.

devamı ⇒Anadolu Ateşi – Sultans of the dance (video kayıtları)

Kriz sonrası Marx kitaplarında Almanya’da satış patlaması


Alman gazeteleri küresel ekonomik krizin ardından Marx’a yönelik ilginin odağında, “Das Kapital” eseri olduğunu yazdılar. Üç ciltlik kitabın sadece ilk cildinin satışının bu yıl üç katına çıktığı belirtiliyor. Berlin’de Marx ve Engels’in kitaplarını basan yayınevi ve kitapçılar da Marx’ın kitaplarına yönelik talepte büyük artış olduğunu doğruladı.

devamı ⇒Kriz sonrası Marx kitaplarında Almanya’da satış patlaması

Gerçek Yaşam Edebiyattır – Proust


Yakalanan Zaman-Kayıp Zamanın İzinde(içinden)

Gerçeklik, simgelerle anlatılan küçük şeylerin içinde bulunduğuna göre (bir uçağın uzaktan gelen sesindeki, Saint-Hilaireare kulesinin çizgillerindeki görkem, bir madlen çikolatasının tadındaki geçmiş, vb.) ve bunlar, anlamları çözülüp açığa çıkarılmadıkça kendiliklerinden bir anlam ifade etmediklerine göre, simge edebiyatının herhangi bir değeri nasıl olabilir?

devamı ⇒Gerçek Yaşam Edebiyattır – Proust

Tutkuların Arınması – Aristoteles

Tragedya, sonuna kadar götürülen ve belirli bir süreyi kaplayan soylu bir olayın, yapıtın değişik bölümlerine göre farklı anlatım biçimleriyle süslenip yüceltilmiş bir dille canlandırılmasıdır; dramanın kişilerince gerçekleştirilen canlandırma öykülemeye başvurmaz; ve, acımayı ve ürküntüyü canlandırarak bu tür heyecanların arınmasını sağlar.
“Yüceltilmiş dil” ile, ritmi, ezgiyi, bestelenmiş lirik şiiri , “farklı anlatım biçimleri’ ile bazı bölümlerin yalnızca ölçü, bazılarının da ezgi kullanılarak canlandırılmasını anlatmak istiyorum.
Canlandırmayı gerçekleştirenler eylem halindeki kişiler olduğuna göre, tragedyanın öncelikli öğesinin gösterinin düzenlenmesi olması gerekir; sonra ezginin bestelenmesi ve ifade gelir, çünkü bunlar canlandırmanın gerçekleştirilmesini sağlayan araçlardır. “İfade”, şiir ölçülerinin düzenlenmesi anlamına gelir, “ezginin bestelenmesi”ne gelince, anlamı bütünüyle açıktır.

devamı ⇒Tutkuların Arınması – Aristoteles