Meyremxan’dan Eyşe Şan’a Kürt Kadın Sesleri/ Denge Jinen Kurd


Kom müzik tarafından yayınlanan “Dengê Jinên Kurd-Gulşeni” adlı derleme albümde bir çok önemli isme yer veriliyor.  Xana Zazê, Zadîna Şakir, Eyşe Şan,Tûkasa Xemo ve İlk Kürt kadın sanatçı Meyremxan.  1904 yılında Mardin yakınlarındaki bir köyde doğan Meyremxan, 1925′te Musul’a, daha sonra da Bağdat’a gitti. Sesiyle dinleyelenlerini büyüleyen ve şarkılara yeniden nefes veren Meyremxan 1935 ile 1947 yılları Bağdat Radyosu’nda çalıştı. Etkileyici sesinden dolayı Siltana Kurda (Kürt Sultanı) adıyla anılan Meryemxan, folklorik şarkıların yanı sıra gerçekçi ve toplumcu bir duruşla halkın aşklarını, acılarını ve kayıplarını dile getiren klam ve stranlar yazıp besteledi. 1949 yılında ölen Meryemxan’ın 200 civarında bestesi var.

devamı ⇒Meyremxan’dan Eyşe Şan’a Kürt Kadın Sesleri/ Denge Jinen Kurd

Sanat Üzerine Düşünceler, Aşkın Metafiziği/ Schopenhauer Felsefesi


Bilgeliğin böylece istemin buyruğundan kurtarılması ve bireysel ‘ben’ ile maddî çıkarının unutturulması, sanatın görevidir. Bilimin amacı, içinde birçok özel olan, evrenseldir; sanatın amacı, içinde bir evrensel olan özeldir. “Bir kimsenin portresi bile, Winckelmann’ın dediği gibi, o kimsenin ideali olmalıdır.” Hayvanların resmini yaparken, aralarında en ilginç olanı, en güzel olarak görülmektedir, çünkü kendi türünü en iyi gösteren odur…

devamı ⇒Sanat Üzerine Düşünceler, Aşkın Metafiziği/ Schopenhauer Felsefesi

Romantik Devim ve Alman İdealizmi – F. COPLESTON

Ama metafiziksel idealizmin sözü edilmesi gereken bir başka yanı daha vardır—Almanya’daki romantik devim ile ilişkisi. Alman idealizminin romantizm felsefesi olarak betimlenmesi gerçekte ciddi karşıçıkışlara açıktır. İlk olarak tek-yönlü bir etki düşüncesini imler. Başka bir deyişle, büyük idealist dizgelerin yalnızca romantik tinin ideolojik anlatımı olduklarını imler. Ama gerçekte Fichte ve Schelling’in felsefeleri romantiklerden kimileri üzerinde önemli bir etki yaratmıştır. İkinci olarak, önde gelen idealist felsefecilerin romantikler ile ilişkileri kendi aralarında belli ayrımlar gösterir. Aslında Schelling’in romantik devimin tinine dikkate değer bir anlatım verdiğini söyleyebiliriz. Oysa Fichte romantiklere karşı sert bir eleştiriye girişti, üstelik romantikler onun belli düşüncelerinden esinlenmiş olsalar bile. Ve Hegel’in romantizmin kimi yanları ile duygudaşlığı pek güçlü değildi. Üçüncü olarak ileri sürülebilir ki ‘‘romantizm felsefesi’’ terimini büyük idealist dizgelerden çok Friedrich Schlegel (1772-1829) ve Novalis (1772-1801) gibi romantikler tarafından geliştirilen kurgul düşüncelere uygulamak daha uygun olacaktır.

devamı ⇒Romantik Devim ve Alman İdealizmi – F. COPLESTON

Karanlıklar İçinde İlk Işık; Herakleitos “Bütün Şeylerden Bir Şey, Bir Şeyden Bütün Şeyler”

Efes’li Herakleitos (İ.Ö. 540-480), deneydışı felsefenin en büyük düşünürüdür. Günümüzün birçok bilimsel gerçeklerini, deneysel bilimden yüzyıllarca önce, şaşırtıcı bir sezişle kavramış bulunuyordu. Çağdaşlarını öylesine aşmıştı ki iyice anlayamadıkları için ona, karanlık adını takmışlardı. Çağdaşları bir yana, koca Sokrates bile, kendisine Herakleitos’un yapıtını okuyan Euripides’e şöyle demiş: Anladıklarım çok güzel, öyle sanıyorum ki anlamadıklarım da. Herakleitos’un derinliğine inebilmek için Delos’lu bir dalgıç gerekiyor.
Herakleitos’un etkileri de pek yaygındır. Stoa okulu,  erakleitos’tan, yola çıkmıştı. Logos öğretisi, stoa aracılığıyla, Hıristiyanlığa aktarılmıştır. Goethe, Hölderlin, Nikolaus, ona pek çok şeyler borçludurlar. Hegel, Herakleitos’un lojiğime almadığım tek sözü yoktur, diyor. Nietzsche şöyle demektedir: dünyaya her zaman gerçek gerekecek, öyleyse her zaman Herakleitos gerekecek.

devamı ⇒Karanlıklar İçinde İlk Işık; Herakleitos “Bütün Şeylerden Bir Şey, Bir Şeyden Bütün Şeyler”

Utanmazlığın REUTERS Hali ve Kurmaca Fotoğraflarla Yalan Haberler


İngiliz haber ajansı Reuters, Gazze’deki katliamla ilgili yaptığı habercilikte, kışkırtıcı bir yüzsüzlüğe imza attı. Reuters, olayla ilgili olarak “Gazze’de kriz” adlı, Gazze’de çekilmiş fotoğraflardan oluşan bir foto galerisi hazırladı. Ancak Gazze’den çok çarpıcı onlarca fotoğrafın olduğu galeride, sağ alttaki reklama dikkat edenler, birden olayın vahametini anladılar. Bir yanda uçağın bombaladığı şehir yanında bir savaş ucağının reklamı. 

devamı ⇒Utanmazlığın REUTERS Hali ve Kurmaca Fotoğraflarla Yalan Haberler

İdam sepasında cezası sürgüne, sürgünde fikri dine dönen yazar Dostoyevsky

“… iki kere iki dört çekilmez bir şey. iki kere iki dört, bana sorarsanız, bir küstahlıktır. iki kere iki dört ellerini böğrüne dayayarak yolumuzu kesen, sağa sola tükürük atan bir külhanbeyinin ta kendisidir. iki kere iki dördün yetkinliğine inanırım, ama en çok övülmeye değer bi şey varsa, o da iki kere ikinin beş etmesidir.”

“sevgili okuyucularım, sizin dinlemek isteyip istemediğinizi bilemem ama, şimdi size niçin bir böcek bile olamadığımı anlatmak istiyorum. şunu bütün ciddiyetimle belirteyim, pek çok kez böcek olmak istemişimdir…”

1821 yılında Moskova’da orta sınıf bir aileden gelen, yoksullar hastanesinde cerrah olarak çalışan bir babanın oğlu olarak dünyaya gelir. Çalkantılı bir hayatı olan yazar romanlarının tümüne kendisinin ve ailesinin çektiği sıkıntıları ve tanık oldukları yoksulluğun

devamı ⇒İdam sepasında cezası sürgüne, sürgünde fikri dine dönen yazar Dostoyevsky

Bir yıl daha bitiyor/ Düşlerim, tasalarım, yarım kalmış onca şey/ Her yıl biraz daha kısalıyor bir öncekinden – Murathan Mungan

Bir yıl daha bitiyor
İşte bu kadar duru,bu kadar yalın
Bu kadar el değmemiş
Sıradan bir gerçeği daha
kolları bağlı hayatımızın
Bu şiire nasıl dahil edilebilir bir yılın son günleri
Her sonda,her başlangıçta ve her defasında
Alır gibi başkasını karşımıza
Perdeler çekip,ışıklar söndürüp
oturup yatağın içinde bir başımıza
Sorgulamak kendimizi
Öğrenmek ikimizin anadilini,ikinci belleğimizi
Öğrenmek kendimizle hesaplaşmanın buzul ilişkilerini
Bu aynanın dehlizlerinde gezinirken görürüz
Karanlık günlerimizin kenar süslerini

devamı ⇒Bir yıl daha bitiyor/ Düşlerim, tasalarım, yarım kalmış onca şey/ Her yıl biraz daha kısalıyor bir öncekinden – Murathan Mungan

Ostad Jalil Shahnaz ve Daftare Tar albümü


Tar, uzun saplı, İran, Azerbaycan, Gürcistan, ve bazı Kafkas ülkelerinde kullanılan telli bir çalgı aletidir. Tar (تار) kelimesi, Farça’da “tel” anlamına gelir. Tar, tıpkı sitar ve dutar gibi, gitarın kökenini oluşturur. Günümüzde İranlılar ve Azeriler aralarında bu çalgı aletinin kendi kültürlerinden geldiğini iddia ederler. İran tarı, beş tellidir (Derviş Han, tara altıncı bir tel daha eklemiştir). Azeri tarları ise farklı çeşitlerde olup, çeşitlerine göre farklı sayıda telden oluşabilir.

devamı ⇒Ostad Jalil Shahnaz ve Daftare Tar albümü

Silah şirketi, Nobel’e sponsor oldu


Nobel Vakfı’nın paralarını silah şirketleri hisselerine yatırılmasının ortaya çıkmasından sonra şimdi ise Nobel ödüllerine bir silah firmasının sponsorluk yaptığı ortaya çıktı. Yani Nobel dünya barış ödülünü de  bir silah şirketi verecek.
Çeşitli kuruluşlar tarafından etik yönden siyah listede bulunan silah şirketi Honeywell, Nobel’e sponsorluk yapacak. Dinamiti keşfeden İsveçli mucit Alfred Nobel’in vasiyetiyle oluşturulan vakıf tarafından her yıl edebiyat, tıp, fizik, kimya, ekonomi ve barış alanında verilen Nobel ödüllerine bir ABD silah firmasının sponsorluk yaptığı bildirildi.

devamı ⇒Silah şirketi, Nobel’e sponsor oldu

Georg Lukacs’ı tanıyalım – Sargut Şölcün

1885 Budapeşte doğumlu Lukács’ın ilginç bir hayatı vardır. 1910 yılında hocası Simmel’in etkisiyle benimsediği öznel idealizm, yerini 4-5 yıl sonra -Lukács’ın aradığını Hegel’de bulacağı umuduyla sarıldığı- nesnel idealizme bırakmıştır. 1917’de Berlin’den Budapeşte’ye dönen ve döndükten bir yıl sonra Macar Komünist Partisi’ne giren Lukács, Bela Kun hükümetinde önemli görevler aldı. 1920’de Komintern’in II. Dünya Kongresi’ne Macar delegesi olarak katıldı. Burada, aynı zamanda, Bela Kun’a karşı olan fraksiyonun içindeydi. 1924 deki Dünya Kongresi’nde “sol sapma” ile suçlandı. 1928/29 yıllarında yazdığı tezlerinden dolayı da (Blum Tezleri) “sağ sapma” içinde olduğu ileri sürüldü.

devamı ⇒Georg Lukacs’ı tanıyalım – Sargut Şölcün

70’li yılların hit’leri, Isız Adam Film Müzikleri (albümü online dinle)


Gösterime geçtiğimiz aylarda giren Issız adam filminde yeralan taş plak şarkıları soundtrack (film müzikleri) albümü olarak yakın zaman önce çıktı.  1970’li yılların  hit’lerinden ve müzik topluluğu ARIA’nın bestelerinden derlenen albümde özelikle Ayla Dikmen’in “Anlamazdın” adlı parçası, filmin tema parçası Michel Fugain’den “Una Belle Historie”, Nil Burak’tan “Yalnızım Ben”, Sibel Egemen’den “Yalnız Adam”, Semiramis Pekkan’dan “Bana Yalan Söylediler” ve Hümeyra’nın”Tutsana Ellerimi” adlı şarkılar dinleyiciler tarafından sevildi.

devamı ⇒70’li yılların hit’leri, Isız Adam Film Müzikleri (albümü online dinle)