Kafka’ya ait bazı belgeler ölümünden 84 yıl sonra gün ışığına çıkıyor

Franz Kafka 41 yaşında veremden ölmeden önce, bütün el yazmalarının yakılmasını vasiyet etmişti. akat, dostu ve edebiyat yönetmeni Max Brod, bu vasiyeti yerine getirmedi. Sonuç, soyutlanmışlık, baskı ve umutsuzluğun egemen olduğu Şato, Dava, Değişim gibi romanlar oldu.
Yayımlanan eserler, aslında Kafka hiç bir kitabını tamamlamadığı için bir çok bakımdan Max Brod’un da rötuşlarını taşır.Örneğin Şato’yu bir cümlenin ortasında bırakıvermiştir Kafka.

Devamı…Kafka’ya ait bazı belgeler ölümünden 84 yıl sonra gün ışığına çıkıyor

Tuncel Kurtiz: Doğulu kalarak da bal gibi evrensel olunabilir

.
“Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde
Karalarda koşanlar durup bana baktılar.
Ben de gittim
Sığınacağım adaları birer birer batırdım.”
Şiir: Özdemir Asaf

50 yılı aşkın sanat hayatında her zaman öğrenci olduğunu dile getiren usta aktör Tuncel Kurtiz, “Evrensel olmak için en çok ‘biz’ olmak zorundayız. Reddederek ve inkar ederek değil, uzlaşarak. Böylece her şey kendi yörüngesine daha çabuk oturacak” diyor.

Devamı…Tuncel Kurtiz: Doğulu kalarak da bal gibi evrensel olunabilir

Çatışmadaki İnsan: Sigmund Freud’un Ruhçözümsel Ruhbilimi – Raymond E. Fancher

‘‘Ama Doktor, biliyorsun uyumuyorum; hipnotize edilemem.’’ Bu yarı özür diler, yarı iğneleyici sözler 1892’de bir öğleden sonra Sigmund Freud’un kulaklarında çınlıyordu.1 Az önce eğer bir derin hipnoz durumuna sokabilirse belirtilerini iyileştirebileceğine inandığı hastalarından biri tarafından söylenmişlerdi. Bu yüzden, otuzaltı yaşındaki doktor tekrar tekrar yineliyordu, ‘‘Uykulu olduğunu duyuyorsun, göz kapakların gittikçe ağırlaşıyor; az sonra derin bir uykuya dalacaksın.’’

Devamı…Çatışmadaki İnsan: Sigmund Freud’un Ruhçözümsel Ruhbilimi – Raymond E. Fancher

Bir Olay, Üç Haber: Yalandan kim ölmüş


Van, Başkale’de yaşayan Şehnaz Tonğ’un yaşadıkları hakkında dün Hürriyet, Sabah ve ANF, aynı isim etrafında geçen bir haber aktardı. Bu haberde adı geçen kişi aynı, haberin günü ve tarihi aynı ama diğer bilgiler tamamen farklı. Üç ayrı basın organında çıkan haber doğal olarak üç farklı kişi tarafindan düzenlenmiş. Ancak gerçek haberi  bulup aktarmak yerine kendi düşüncesini propaganda etme çabası bir olayı üç ayrı duruma getirmiş.  Üç kaynakta da aynı olan tek şey bu sadece bu isim.

Devamı…Bir Olay, Üç Haber: Yalandan kim ölmüş

Ressam Gustave Courbet (1819-1877)

Courbet resminde, kendisini çevreleyen alalade dünyayı gözlemenin ötesine geçerek, bu gözlemi tarihsel göndermelerle beslemenin yollarını arar. 1848-1849’da XVII. yy. köylülerinin gelen, çağdaş dünyaya taşıyan Ornans’da Bir Öğle Yemeği Sonrası büyük bir tablo gerçekleştirir. Kişileri doğal büyüklükte çizmek ve yemek sonrasında davetliler arasında başlayan basit bir sohbeti tarihi resim tarzında canlandırmak için, bir tür resmi için boyutlarda bir tuval kullanır. Bu yepyeni yöntem onu eski ustaları taklit etmekten (gene de eserlerinde Le Nain, Caravaggio, Rembrandt’dan bol bol alıntı vardır) ve Akademi’nin kurallarına karşı çıkan yeni bir tarihi tür yaratmaktan kullanır. Bu cüreti çağdaşlarının sert eleştirilerine hedef olmasına yol açarken Delacroix’nın onayını alır: «İşte aynı zamanda devrimci de olan bir yenilikçi; ansızın, görülmedik bir biçimde yumurtadan çıktı: o kimsenin tanımadığı biri!»

Devamı…Ressam Gustave Courbet (1819-1877)

Nihat Behram, Yazarlık Onurunu AKP’den Sakındı


Kültür Bakanlığı’nın Frankfurt Kitap Fuarı’na davetine bir tepki de şair-yazar Behram’dan geldi. Nihat Behram, AKP’nin Frankfurt davetini ret ederek , Frankfurt Kitap Fuarı’nda Türkiye’yi AKP’nin Kültür Bakanı ve ekibinin temsil etmesinden derin üzüntü duyduğunu belirtti.
Benzer bir tepkiyi Leyla Erbil, Tahsin Yücel ve Kaan Arslanoğlu da vermiş ve daveti reddetmişlerdi.
Nihat Behram’ın mektubu şöyle:

Devamı…Nihat Behram, Yazarlık Onurunu AKP’den Sakındı

Mayakovski ve Fütürizm – Yiğit Tuncay


“Çağdaşlarından yüz bulmuş budala tarihçiler şunu yazsınlar varsın: Bu ilginç ozanın hiç de ilginç olmayan bir yaşam öyküsü var.” (1)
V. Mayakovski, Geleneksel Rus şiirine savaş açmış, yeni öz ve biçim anlayışı ile alışılagelmişi altüst eden, değişebilen ve değiştiren bir ozandır Mayakovski. Öfkeli politik dilinin yanı sıra en duygulu aşk dizelerini yazmış, gelecekçiler arasından sıyrılıp devrime yüz sürmüş ve devrimin sözcülüğünü üstlenerek, kollektifin nabzını yakalamak amacı ile şiirlerinde sesini yükseltmiştir. Gelecekçiler arasından çıkış yapan ozan, içindeki bitmez coşkuyla sanatın bir çok alanında ürünler vermeye çalışır. Mayakovski’nin yaşam akışını izlerken, bu arada Rus gelecekçilerinin de izledikleri yolu, amaçlarını ve duydukları rahatsızlıkları incelemeye çalışacağım.

Devamı…Mayakovski ve Fütürizm – Yiğit Tuncay

Vladimir Mayakovsky’den Sergey Yesenin’e şiir ve kendinden geride kalanlara son mektup

“Bir varmış bir yokmuş”
derler hani:
Aşkın küçük sandalı
hayat ırmağının akıntısına kafa
tutabilir mi!

.
Dayanamayıp parçalandı işte sonunda…
.
Acıları
mutsuzlukları
karşılıklı haksızlıkları
hatırlamaya bile değmez:
Ödeşmiş durumdayız kahpe felekle.
Ve sizler mutlu olun yeter.*

Vladimir Vladimiroviç Mayakovski (1893-1930, SSCB/Bağdadi(Gürcistan) Ekim Devrimi koşullarında şair ve eylemci olarak varolan Vladimir, şiirindeki arayış ve dille şiiri önemli ölçüde beslemiş şairlerdendir. Şair Sergey Yesenin’in kendini öldürmesini kınayan ve bir şiir kaleme alan Mayakovski’nin kendisi 37 yaşında yaşamına son vermeden önce yazdığı mektubu yukardaki dizelerle bitirir.

Devamı…Vladimir Mayakovsky’den Sergey Yesenin’e şiir ve kendinden geride kalanlara son mektup

Bir Fizikçinin Ekinsel İncelemeler İle Deneyleri (New York Üniversitesi Fizik Bölümü Alan D. Sokal)

Olguların ve kanıtın belirleyici olduğu düşüncesinin yerini herşeyin öznel çıkarlara ve perspektiflere indirgendiği düşüncesinin alması zamanımızın karşı-entellektüalizminin -Amerikan politik kampanyalarından sonra- en önde gelen ve en zararlı belirişidir.(Larry Laudan, Science and Relativism 1990)

Yıllardır Amerikan akademik insan bilimlerinin belli alanlarındaki entellektüel sıkılık ölçünlerinde belirgin bir düşmeden rahatsız oluyordum. Ama ben yalnızca bir fizikçiyim; eğer kendimi jouissance ve différance konusunda sağı solu karıştırır buluyorsam, bu belki de yalnızca benim kendi yetersizliğimi yansıtır.

Devamı…Bir Fizikçinin Ekinsel İncelemeler İle Deneyleri (New York Üniversitesi Fizik Bölümü Alan D. Sokal)

Gençliğe Hitabe’yi Atatürk değil İsmet İnönü yazmış haberine 22 yıl sonra gelen itiraz!

Mustafa Kemal ismet inonu“Atatürk, hazırladığı Nutku, yakın arkadaşı İsmet İnönü’ye okuması ve fikirlerini söylemesi için vermiş. İsmet Paşa uzun konuşmayı okuyup bitirdikten sonra Atatürk’e iade etmiş. Atatürk’ün nasıl buldun sorusuna, ‘Paşam çok güzel, ancak, sonunu gençliğe hitap ederek bitirmek sanırım faydalı olur,’ cevabını vermiş. Atatürk de bunun üzerine, ‘O zaman sen yaz böyle bir bölüm; bakalım, iyi olursa dediğin gibi yaparız,’ deyince İsmet İnönü Nutuk’un sonundaki ünlü ‘Gençliğe Hitabe’ bölümünü kaleme almış.”

Devamı…Gençliğe Hitabe’yi Atatürk değil İsmet İnönü yazmış haberine 22 yıl sonra gelen itiraz!

Sivas’ta CHP, DSP, İP, ADD ve Cem Vakfı AKP ile yine aynı safta birleşti


İnsan yakılan bu yerin et lokantası olarak kalmasından rahatsız olmuyorlar da  yakılan insanları ananlardan “rahatsız” oluyorlarmış.

Geçtiğimiz günlerde Sivas’taki anma törenlerinin bölünmesine neden olan CHP Sivas İl Başkanı bu kez de AKP il başkanı ile aynı bildiriyi imzaladı. Sivas Katliamı’nın ısrarla “Madımak Olayı” olarak nitelenip bir kez bile “katliam” ibaresi kullanılmayan bildiri AKP, CHP, BBP, SP, MHP ve DSP’yi birleştirdi.  Sivas şeriatçı gazete ve yazarlar gibi katliam’ndan ısrarla “olay” olarak söz edilen bildiride

Devamı…Sivas’ta CHP, DSP, İP, ADD ve Cem Vakfı AKP ile yine aynı safta birleşti

“Yaşamak görevdir bu yangın yerinde” Ataol Behramoğlu şiirleri

Ataol BehramoğluYaşamak bu yangın yerinde
Her gün yeniden ölerek
Zalimin elinde tutsak
Cahile kurban olarak
Yalanla kirli havada
Güçlükle soluk alarak
Savunmak gerçeği, çoğu kez
Yalnızlığını bilerek
Korkağı, döneği, suskunu
Görüp de öfkeyle dolarak
.
Toplanıyor ölü arkadaşlar
Her biri bir yerden gelerek
Kiminin boynunda ilmeği
Kimi kanını silerek
Kucaklıyor beni Metin Altıok
“Aldırma” diyor gülerek
“Yaşamak görevdir bu yangın yerinde Yaşamak, insan kalarak”

Devamı…“Yaşamak görevdir bu yangın yerinde” Ataol Behramoğlu şiirleri

Bir Dilenci ve Turgenyev

Büyük Rus yazarı Turgenyev, soğuk bir akşamüstü evine doğru yola çıkmış. Yolda bir dilenci kendisinden para istemiş. Bütün ceplerini kurcalayan Turgenyev, ne yazık ki hiç para bulamamış. Bunun üzerine kendisine uzatılan soğuk elleri kendi elleriyle ısıtarak: “Kusura bakma kardeşim sana verecek bir şeyim yok” demiş. Dilenci “Verdiniz ya efendim” demiş, … Devamı…

Sanatın ölçütleri ve olabilirliliği – Ivo Frenzel


Sanatın ölçülerinin ne olduğu, hatta onun olabilirliği, her zaman felsefi düşüncenin konusu olmuştur. İdealist estetik, romantik bir sanat kavrayışından hareketle sanatın olabilirliğini ve özerkliğini temellendirmek istemişti. Günümüzde ise sanatın özerkliği,ve özgünlüğü (orijinalitesi) konusunu bir problematik olarak gören çoğu parçalı yeni estetik araştırmaların sayısı artmaktadır, Hatta günümüzde sanat kavramının geleneksel anlamının tamamen değişmesine yol açan bu tür araştırmalar, felsefi estetiğin en önemli bölümünü oluşturmaktadır. Örneğin Walter Benjamin, günümüzde sanat yapıtlarında sınırsız sayıda mekanik yeniden üretim (Reproduktion) yoluyla ortadan kalkmakta olan ve giderek kalkan şeyin ne olduğunu sorgulamıştır. Benjamin’e göre, ortadan kalkmakta olan şey, sözcüğün en sağın anlamıyla “özgünlük’.’ tür. Yeniden-yapım, sanat yapıtının özgünlüğünü yapan ana ögeyi, “burada ve şimdi olma” yı ortadan kaldırmaktadır.

Devamı…Sanatın ölçütleri ve olabilirliliği – Ivo Frenzel

“İyi bir portre bir yaşam öyküsüyle eşdeğerdir”Auguste Rodin ve Heykelleri

‘Düşünen Adam’, sanat tarihçilerine göre Rodin‘ nin yaşamı boyunca üzerinde çalıştığı  büyük bronz 186 figürlü “Cehennem Kapısı” ndaki figürlerden biri. İtalyan Şair Dante Alighieri’yi tasvir ediyor.  Bu ‘Düşünen Adam’  heykelinin biri Rodin ve Eşi Rose ile birlikte gömüldüğü Meudon’ daki mezarının başında bulunmaktadır. Türkiye Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesinde bulunan kopyası ise Ressam ve Heykeltıraş Kemal Künmat tarafından Hastanede kaldığı sürede yapılmaya başlanmış, Mehmet Pişdar tarafından tamamlanmıştır.

Devamı…“İyi bir portre bir yaşam öyküsüyle eşdeğerdir”Auguste Rodin ve Heykelleri

Flamenko’nun en büyük gitaristlerinden Paco De Lucia


Paco de Lucia, ya da gerçek adıyla Francisco Sanchez Gomez, 21 Aralık 1947’de ailesinin 5. erkek çocuğu olarak İspanya’nın güney Endülüs bölgesindeki bir liman kenti olan Algeciras’da dünyaya geldi. Amatör bir gitarist olan babası Antonio Sanchez, Paco’yu ve kardeşlerini genç yaşta teşvik etti ve Paco 5 yaşında sıkı bir çalışma içine girdi. Sahne adını annesi Lucia Gomez’in anısına de Lucia olarak değiştiren Paco, ilk performansını 1958’de yerel bir radyo olan Radio Algeciras’da kardeşi Pepe’nin söylediği şarkılara eşlik ederek gerçekleştirdi. Ertesi yıl Jerez de la Frontera’da prestijli bir gitar yarışmasını kazandı ve 1961’de ilk kaydını yaptı.

Devamı…Flamenko’nun en büyük gitaristlerinden Paco De Lucia